Türkiye Siyasilerin seçim tartışması devam ediyor; bölge insanı güven ve istikrar bekliyor

Hasan Kösen/ K24- Diyarbakır

AK Parti Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez, referandumda çıkan sonuçla Türkiye’nin daha hızlı büyüyeceğini savunurken, HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan ise, referandumda hile yapıldığını ve çıkan sonucun tartışmalı olduğunu söyledi. Mardin Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nasır Duyan ise, siyasi tartışmaların çok zaman kaybettirdiğini bölge insanının barış, güven ve huzur beklediğini vurguladı.

Seçim sonuçlarını Kurdistan24’e değerlendiren Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Ceyda Bölünme şunları söyledi:

“Referandum süresi boyunca anlatmıştık; Türkiye açısından evet çıktığında en önemlisi güçlü bir Türkiye çıkacak. Daha hızlı bir icraat yapabileceğimiz bir Türkiye çıkacak. Hepimiz için çok güzel olacak.”

 "BUNUN NERESİ ADİL? BUNUN NERESİ REFERANDUM?"

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan seçim sonucunun şaibeli olduğunu ileri sürerek şunları söyledi:

“Çıkan sonuç zaten hem bütün Türkiye’nin, kanaati, hem uluslararası gözlemcilerin ve kuruluşların kanaati ile göz göre göre bir hile yapılmıştır. Bir gün öncesinde YSK Başkanı yani referandumdan bir gün önce cumartesi günü kalkıp diyor ki; ‘Mühürlenmemiş zarflarda oyları geçersiz sayacağız, ertesi gün geçerli sayacağız’ diyor ve 1 milyon 2 bin oy ile evet öne geçiyor ama 2,2 milyon oy yakılıyor. Yani evet oylarının olduğu mühürlenmemiş zarfları kabul ediliyor, hayır oylarını mühürlenmemiş zarfları kabul edilmiyor. Bunun neresi adil? Bunun neresi referandum? Neresi seçim kurallarını ve ilkelerini bağlıyor? Evet oyu kullananların bile itiraz ettiğini sosyal medya paylaşımlarından görüyoruz. Birçok insan, evet oyu kullandığım halde bunu kabul etmek mümkün değil, vicdani ve ahlaki değildir diyor. Ve zaten seçim günü ben Batman’daydım, Batman’daki bütün okullarda zırhlı araçlar vardı. Yani her bir okulun bahçesinde 3-4 zırhlı araç ve yüzlerce özel harekatçılar ve polisler vardı. Yani seçime mi gidiliyordu, savaşa mı gidiliyordu, belli değildi. Bu şartlar altında olmasına rağmen hayır oyları öndeydi. Ve ben hala hayır oylarının önde olduğuna inanıyorum. Ama bir söz vardır; biz alanda kazanıyoruz, masa başında kaybediyoruz. Yani işin hakikati, hayır oyları önde ama karar verenler, YSK’sından tutun da iktidarına kadar, bunlar tamamı ile sonucu istedikleri gibi halka beyan ettiler ve özellikle kendi medyalarını da kullanarak bu algıyı pompaladılar. Kesinlikle oy artışı yoktur, hala bizim telefonlarımızda onlarca, yüzlerce mesajlar duruyor, birçok köyde; özellikle korucu olan köylerde seçmenlerin kendilerinin oy kullanmalarına bile izin verilmemiştir, seçmenin yerine oy kullanılmıştır ve yine seçim öncesi valiler, kaymakamlar komutanlar, kırsal kesimlerde çalışmalar yapmışlardır, tehdit etmişlerdir, buna rağmen Kürt illerindeki hayıt oylarının oranları yüksektir. Örneğin Cizre, Şırnak Hakkari, Silopi, Diyarbakır, Sur ve Batman’da yine oy oranları yüksekti; çok az bir düşme varda da o şehirler, evler yakılıp yıkıldığı için insanlarımız göç etmiştir, bundan kaynaklı çok az bir düşüş olabilir. Çünkü sadece Nusaybin’de 6 mahallede yani 40 bin nüfusu içinde barındıran 6 mahalle yok edildi. Şırnak’ta aynı şekilde oldu. Şehrin içinde barınacak yerler bulamayanlar, göç etmiştir ondan dolayı bir düşüş olmuş olabilir ama onun dışında bir artış söz konusudur. Yani 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde Şırnak ve Silopi’de AK Partiye oy veren seçmenler, tam tersine bu seçinde hayır oyu vermiştir. Ama göç edenlerin sayısı daha fazla olduğundan, bu da sandığa bu şekilde yansımıştır.”

"ŞEYDEN ÖNCE HUZUR VE GÜVEN ORTAMININ İNŞA ETMESİ GEREKİR"

Mardin Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nasır Duyan da bölgede var olan sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bu seçimde her ne kadar Cumhurbaşkanı önde olsa dahi, aslında bu Türkiye’nin bir yönetim şeklidir. Bu bölgede ya AK Parti ya da HDP seçmeni ağırlıklıdır bunu kabul etmek gerekir. Sonuçlardan öyle anlaşılıyor ki halk HDP den sonra Kürt yönetimine en yakın AK Partiyi görüyor, sonuçlardan çıkan mesaj bu yöndedir. Yani bir taraftan da bölge halkı artık huzur istiyor, bunu her seferinde söylüyoruz, deklare ediyoruz. Yani her şeyden önce huzur ve güven ortamının inşa etmesi gerekir. Son 3 yıl içerisinde Türkiye yaklaşık 4 defa seçim sürecinden geçmiştir. Bu seçimler hem ekonomimize hem ülkemize olumsuz etkiler yapıyor. Çünkü bu 3 aylık referandum sürecinde işler neredeyse durma noktasına geldi. Dolayısı ile bundan sonraki süreçte referanduma çok fazla odaklanmamak gerekiyor. Artık birinci önceliğimiz huzur ve güven ortamının inşa edilmesi, ikincisi ise ekonominin gelişmesi; bunlar birbirlerine bağlı unsurlardır. Dolayısı ile Türkiye’nin anayasası, kimseye hitap etmiyordu, bunu hepimiz söylüyorduk, yani 4 siyasi parti de buna vurgu yapıyordu. Türkiye’nin 82 anayasandan vazgeçip sivil bir anayasaya geçmesi gerekir diye düşünüyorduk. 18 maddelik anayasada önümüze ne çıkacak, önümüzdeki zamanda göreceğiz. Belki bu 18 maddelik anayasa bile Türkiye’yi kapsamaya bilir, belki daha geniş bir anayasa olması gerekir ve bizim çalışmalarımızın bu yönde olması gerekir. Bundan sonraki süreçte neler olacak? Bekleyip göreceğiz. Zaten son iki senede bu 18 maddelik değişiklikler fiili olarak vardı, referandum sonuçları ile resmiyet kazandı. Bu bölgede oyların artmasının iki nedeni vardı; birincisi HDP'nin siyasette olmaması artı bir avantajdı ve son zamanlarda özellikle bu bölgenin gelişmesi için atılan ekonomik adımlar vardı; tabi bu unsurlar ister istemez sonucu etkiler. Ancak çıkan sonuçtan dolayı iktidarın rehavete kapılmaması gerekir ve çalışıp bu yüzde 52 oyunu nasıl arttıracağını, diğer muhalif partilerinde eksiklerinin neler olduğunu, araştırıp yüzde 48’ de ne gibi eksikliklerin olduğunu araştırması gerekir. Çıkan mesaj aslında şu yöndedir; biz iki partiye zaferi de vermiyoruz, başarısızlığı da vermiyoruz; iki taraf olarak uzlaşın, eksiklikleriniz var, eksikliklerinizi tamamlayın.”