"Dink'i öldürme düşüncesi ortaya çıktığında haberimiz vardı"

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin 15. duruşmasında tutuksuz sanık Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ifade verdi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin 15. duruşmasında tutuksuz sanık Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ifade verdi.

 

Dink cinayeti davasının 15. duruşmasında tutuksuz sanıklardan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ifade verdi. Dinç ifadesinde, "Dink'in öldürülmesi konusu daha düşünme aşamasındayken gerekli birimleri bilgilendirdik" dedi. Engin Dinç, Hrant Dink'in öldürülmesine üzüldüğünü, Dink Ailesi'ne ve yakınlarına üzüntülerini belirtmek istediğini söyledi. Dinç, "Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde 15 Temmuz 2004 tarihinde göreve başladıktan bir ay sonra McDonalds'a bomba atılması olayı oldu. İstihbaratçı mantığıyla olaya müdahil oldum. Bu grup bu eylemi yaptığına göre takip etmemiz gerektiğini belirttim. Eylemi gerçekleştiren grubu takibe aldık, ilgili arkadaşlarım Erhan Tuncel'i buldu" dedi.

 

"Dink'i öldürme düşüncesini yok etmeye çalıştık"
Yardımcı İstihbarat Elemanı olan Erhan Tuncel (tutuksuz sanık) ile yapılan görüşmenin sonunda hazırlanan raporunu mahkemede okuyan Engin Dinç, "Bu fikir düşünce aşamasındaydı. Bu fikri şahsın aklından çıkarmaya çalışıyoruz. Bu bilgi geldikten sonra Türkiye ve dünya kamuoyundaki tepkiyi de düşünerek bunu yazıya çevirdik. Dink'in öldürülmesi konusu daha düşünme aşamasındayken gerekli birimleri bilgilendirdik" dedi.

 

"Dink'i korumamız lazım dedim"
"Yasin Hayal'in İstanbul'da ses getirecek eylem yapacağı" bilgisinin yazılı olduğu raporu okuyan Engin Dinç, "Yazılan yazıdan bir polis, bir istihbaratçı ne anlar? 6 kişinin yaralanması eyleminden bahsediyoruz. Kasten öldürmekle suçlanıyorum. Ahmet İlhan Güler'i 4 kez aradım aynı gün. Güler'e, "Dink'in hedef olarak seçildi, bu şahsı korumak lazım. Bizim burada bir grup var bu adamı hedef seçti dedim' Bunu korumanız gerekir' dedim" dedi.

 

"Dink'i öldürme düşüncesi ortaya çıktığında haberimiz vardı"

"Yasin Hayal'in il dışına çıkması halinde yardımcı istihbarat elemanına bunun peşinden ayrılmayacaksın şeklinde talimatımız vardı" diyen Dinç, "Biz düşünce aşamasında bilgiyi aldık ve bildirdik" dedi. "Bu paralel yapının biz çok darbesini yedik" diyen Engin Dinç, Trabzon istihbaratta görevliyken pasif bir göreve alındığını, bu görevden alma işleminin ise Paralel veya derin bir yapı tarafından yapıldığını düşündüğünü söyledi. Engin Dinç, "Ben 30 Haziran 2006 tarihinde Trabzon İstihbarat Şubesi'nden irtibatımı kestim. Reşat Altay'a başka ile tayin isteyeceğimi söyledim. Afyon'a gittim, 7 ay sonra da bu cinayet işlendi. Cinayeti haber kanallarından öğrendim. İstihbaratçı olarak bunu kim işlemiş olabilir diyerek Ahmet İlhan Güler'i aradım. Güler'e ulaşamadım. Ali Fuat Yılmazer'i aradım telefonu meşguldü. Telefonu açan başka bir şube müdür yardımcısına cinayette 'Yasin Hayal grubu vardı bunu takip edin' dedim. Bu konuyu Muhittin Zenit bilir' dedim. Biz samimiyetle görevimizi yaptık. Savcının 'bilgi gizlendi' şeklindeki haksız ithamı ile suçlanıyorum" dedi.

"Evrak saklamıyoruz"

12 Eylül 2006 tarihli evrağı sakladığı iddiasını da reddeden Engin Dinç, "Biz bu davayı aydınlatma konusunda gönüllüyüz. 10 kişilik ekip oluşturduk. Bütün evrak ve dosyaları incelediler. 2007 de mahkemeye verilen ve bizim gizlediğimiz denilen raporu bulduk. Bu evrakı tekrar savcılığa verdik. Var olan evrakı saklamamız mümkün mü? " diyerek söz konusu evrakı tekrar mahkemeye sundu.

 

"Bu konuya önem veriyoruz"

Dinç, Yasin Hayal'i takip edilmediği iddialarını kabul etmeyerek, Hayal cezaevinden çıktıktan sonra takibe aldıklarını, konuyla ilgili toplamda 46 tane yazışma yapıldığını belirterek, "Bu konuya verdiğimiz önemi gösterir. 'Niye operasyon yapmadınız diyorlar'. Cinayetten 7 ay önce görevimden ayrıldım. Bu sırada düşünce ve niyet aşamasındaydı. Eylem aşamasına geçildiğini düşündüğümüzde bildiririz. O dönemde elimizden geleni yaptık. Eğer biz Trabzon'da kalsaydık hakikaten o dönemde kaderin de önüne geçilmez ama bu aşamaya getirmeden operasyonu yapardık diye düşünüyorum. Bu bizden sonraki arkadaşların cevap vermesi gereken husustur. Trabzon istihbarat şubesi içerisinden alınmam, paralel ya da derin yapının yapmış olduğunu düşünüyorum. Davayla ilgili aslında huzurunuzda sanık olmamam gerekirdi" şeklinde konuştu. Duruşmaya öğle arası verildi.(DHA)