AB’den Dağlık Karabağ açıklaması: Tutumumuz net

Avrupa Parlamentosu'nda (AP) bugün Ermenistan ile Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ nedeniyle yaşanan gerilim ele alındı.

HABER MERKEZİ - Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bölgede gerilimin tırmanmasına karşı uyardı ve "Tutumumuz açık ve nettir. Bölgedeki çatışmalar son bulmalı" dedi.

DW Türkçe’nin haberine göre, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) bugün Ermenistan ile Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ nedeniyle yaşanan gerilim ele alındı. 

Gerilime dair değerlendirmelerde bulunan Josep Borrell, bölgede gerilimin tırmanmasına karşı uyardı ve "Tutumumuz açık ve nettir: Bölgedeki çatışmalar son bulmalı" diye konuştu.

Bu talebin geçen hafta düzenlenen liderler zirvesinde varılan sonuç olduğunu da hatırlatan Borrell, "Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki gerilimin tırmanmayacağını söylemek zor. Oysa böyle bir gelişme bütün bölgedeki durumu tehlikeye sokacaktır" ifadelerini kullandı.

Son günlerde hem Ermenistan hem de Azerbaycan Dışişleri Bakanları ile görüşmeler yapıldığına da işaret eden Josep Borrell, her iki ülkeden de düşmanlığa son vermelerini ve derhal diyalog masasına dönmelerini talep ettiklerini vurguladı ve sorunun askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini tekrarladı.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Vekili de olan Borrell, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümü için oluşturulan Minsk Grubu'nun da mümkün olduğunca en kısa sürede müzakerelere başlayacağını açıkladı.

YEŞİLLER GRUBU: İKİ TARAF DA KAYBEDECEK

Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu adına konuşan Viola von Cramon ise, Dağlık Karabağ sorununda taban tabana zıt iki prensibin karşı karşıya geldiğini söyledi.

"Bir tarafta ülkelerin toprak bütünlüğü, diğer tarafta ise halkların kendi geleceğini tayin hakkı... İkisi karşı karşıya gelmiştir" diye konuştu. Uluslararası toplumun 28 yıldır devam eden bu sorunu çözememiş olmasını "büyük başarısızlık" diye niteleyen von Cramon, güven ortamı sağlanması yerine söz konusu bölgenin yıllarca askeri olarak donatılmasını da eleştirdi.

Hem Ermenistan hem de Azerbaycan'ın Rusya ve Sırbistan başta olmak üzere bazı ülkelerce baştan aşağı silahlandırıldığını savunan Yeşiller grubu vekili, bu sebepten de savaşın sadece kaybedenleri olacağını söyledi. 

Viola von Cramon, "Kaybedenlerin başında da Ermenistan, Dağlık Karabağ ve Azerbaycan'daki sivil halk ile Minsk Grubu yer alıyor. Kazananlar ise uluslararası askeri gözlemciler" dedi.

ALMAN BAKAN MAAS'TAN AZERBAYCAN'A ÇAĞRI

Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da Azerbaycan'a Dağlık Karabağ'da sağlanacak bir ateşkese onay vermesi çağrısında bulundu.

Ermenistan'ın prensip olarak bir ateşkesi onaylayacağını belirttiğini hatırlatan Alman Bakan Maas, Bakü'den henüz bu yönde bir cevap alınmadığını söyledi. Bakan Azerbaycan'ın tutumunu değiştirmemesi halinde Avrupa Birliği'nin Bakü üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini belirtti.

SON ÇATIŞMALAR NASIL ÇIKTI?

Ermenistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Azerbaycan'ın geçen hafta pazar günü yerel saatte Dağlık Karabağ'da 08.10'da sivil yerleşimlerine saldırdığı belirtilmişti.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise "Ermenistan'ın sınırdaki muharebe faaliyetlerini sonlandırmak ve sivillerin güvenliğini sağlamak için karşı saldırıya geçtik" ifadeleri kullanılmıştı.

DAĞLIK KARABAĞ SORUNU

Dağlık Karabağ, hukuken Azerbaycan sınırları içerisinde yer alıyor ancak fiilen Ermenistan denetiminde bulunuyor.

Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın yanı sıra Laçin, Hocavend, Kelbecer, Ağdere, Ağdam, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan gibi Azerbaycan bölgelerini de kontrol altında tutuyor.

İşgal sonucu doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalan 1 milyona yakın kişi yaşamlarını ülkenin diğer bölgelerinde sürdürüyor.

Tarafların 4-5 Mayıs 1994'te Bişkek'te, Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolararası Meclisi, Kırgızistan Cumhuriyeti'nin Parlamentosu, Rusya'nın Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle imzaladığı "Bişkek Protokolü" diye bilinen ateşkes anlaşması da kağıt üzerinde kaldı.

Azerbaycan, Dağlık Karabağ'a yüksek statülü özerklik vadederken, Ermenistan bu bölgenin Azerbaycan'dan ayrılarak bağımsız olmasını istiyor.

Bişkek Protokolü'nün imzalanmasından bugüne kadar geçen 25 yılda yaşanan çatışmalarda, taraflarca net rakamlar verilmese de sayıları binlerle ifade edilen asker hayatını kaybetti.