Erdoğan BM’deki hitabında Yunanistan’ı hedef aldı

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erdoğan, "BM bünyesinde yürüttüğümüz barış için arabuluculuk girişimimizle çatışmaların çözümü konusunda çaba harcıyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM)Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 77'nci Genel Kurulu görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.

Erdoğan, “BM 77. Genel Kurulu'nun ülkelerimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantımızı dünyamızın birden fazla tehditle eş zamanlı olarak baş etmeye çalıştığı kritik bir dönemde gerçekleştiriyoruz. Türkiye olarak salgın sürecinde hiçbir ayrım göstermeden, 161 ülkeye destek sağladık. TURKOVAC'ın tüm insanlığın hizmete sunduk. Paris Antlaşmasını geçtiğimiz yıl onayladık” dedi.

“UKRAYNA TAHILININ DÜNYAYA ULAŞMASINI TEMİN ETTİK”

Ukrayna-Rusya savaşındaki gelişmelere ve savaşın etkilerine değinen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Artan enerji, gıda ve ham madde fiyatlarının oluşturduğu enflasyon baskısı tüm ekonomileri menfi yönde etkilemektedir. Gelişmeler enerji arz önemini de çarpıcı şekilde öne taşımıştır. Bölgesel ve küresel enerji güvenliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Yaşanan süreç, gıda güvenliğini de riske atmıştır. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı karanlık tabloyu, uluslararası işbirliği ve dayanışmayı hakkaniyetli bir yaklaşımla güçlendirmektedir. Türkiye olarak bu iradeyi salgın ve iklim değişikliği süreçleri yanında Rusya-Ukrayna savaşının meydana getirdiği sarsıntılarla mücadele de ortaya koyuyoruz.”

Erdoğan, “Tarafları önce Antalya diplomasi töreninde sonra da İstanbul'da bir araya getirdik. Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşmasını temin ettik. Bu gelişmeyi sağlayan İstanbul mutabakatının 2. ayı dolarken sevkiyatın ivme kazanmasını izliyoruz” şeklinde konuştu.

“Dünyanın 4 bir yanında uluslararası camiadan medet umanların BM'ye güven bu başarıyla tazelenmiştir” diyen Erdoğan, şunları ifade etti:

“İstanbul mutabakatı taraflar açısından sonuç verdiğini de ispatlamıştır. Tüm insanlığın güvenliğini ilgilendiren Zaporijya nükleer santrali için de gösterilebilir. Buradan uluslararası kuruluşları ve tüm ülkelerin, Türkiye'nin kalıcı barış çabalarına samimi destek vermeye çağırıyorum. Diğer yandan milyonlarca insanı mağdur eden tüm bu felaketler etkin çok taraflılığın BM'de de vücut bulması için daha fazla çaba göstermemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.  Bilhassa güvenlik konseyinin daha etkin, demokratik, hesap verebilirlik bir yapı tüm insanlığın barış, adalet ve refah arayışında önemli bir dönüm noktası teşkil edecektir. İnanç ve azimle yürüttüğümüz bu mücadeleye tüm ülkelerden destek beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.”

“KAYITSIZ KALAMAYIZ”

Erdoğan, "BM bünyesinde yürüttüğümüz barış için arabuluculuk girişimimizle çatışmaların çözümü konusunda çaba harcıyoruz” diyerek, şunları kaydetti:

“Çatışma ve itilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde sorunların değil, çözümlerin parçası olmamızı sağlayacak inisiyatifler alıyoruz. Suriye'de halkın meşru beklentileri konusunda kalıcı çözüm için tekrar vurguluyoruz. Suriye'nin kuzeyindeki 4 milyonu aşkın sivil, ülkemizin sağladığı güvenlik şemsiyesi ve uluslararası yardım sayesinde ayakta tutunmaktadır. Ülkemize güvenlik güçlerimize ve sivillere terör saldırıları gerçekleştiren, PKK ve türevlerine karşı Türkiye'nin kayıtsız kalması beklenemez. Terörizme karşı her türlü tedbiri almaya muktedir olduğumuzu, terör örgütüne karşı asla çekinmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz. Savaştan kaçan sivillerin insani şartlarda hayatlarını sürdürebilmeleri için Suriye'nin çeşitli bölgelerinde 100 bin briket ev inşa ediyoruz. Ayrıca yaklaşık 1 milyon Suriyelinin topraklarına dönmesini sağlayacak 200 binlik konutların inşasına başladık.”

“EGE DENİZİ VE DOĞU AKDENİZ'DE GÖÇMENLERE YÖNELİK ZULÜMLERİNİN ARTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Türkiye Cumhurbaşkanı, şunları belirtti:

“Suriye'de hayata geçireceğimiz yerleşim yerleri konusunda herkesin gerekli çabayı göstermesini bekliyoruz. Mülteci krizi kendilerine daha iyi bir gelecek ayırmak için botlarını batırıp ölüme terk etmekle, insanları toplama kamplarına toplamakla bu sorun çözülemez. Yunanistan'ın Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de göçmenlere yönelik zulümlerinin artığını görüyoruz. Geçen hafta 9 aylık Asım bebek, 4 yaşındaki Abdülvaham ve ailesi, Yunan sahil güvenlik güçlerinin botlarını batırması sonucu hayatını kaybetmiştir.”

“YUNANİSTAN EGE'Yİ MÜLTECİ MEZARLIĞINA ÇEVİRMEKTEDİR”

2015 yılının Eylül ayında Ege denizinden Avrupa’ya gitmek isteyen Kobanili bir ailenin çocuğu olan 3 yaşındaki Alan Kurdi’yi anımsatan Erdoğan, “Biz Aylan bebeklerin cesetleri kıyılara vurmasın diye çırpınırken, Yunanistan hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege'yi mülteci mezarlığına çevirmektedir” dedi.

“HERKESLE ÇALIŞMAYA HAZIRIZ”

“Diğer bir komşu ülkemiz Irak'ta da huzur ve istikrarın hakim kılınması için her türlü çabayı sergiliyoruz” ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Irak'ta refahın sürdürülebilir şekilde artması, terör örgütlerinin istismarlının önlenmesi ancak böyle mümkündür. Bu kürsüden daha öncede vurguladığım gibi terör örgütleriyle ayrımları reddeden samimi işbirliği içinde kazanabiliriz. Terör örgütleri ve zalim rejimler yerine ülkemizle işbirliği yaparak bölgemizin refahına katkı sunabilecek herkesle çalışmaya hazırız.”

“KKTC RESMEN TANINMALI”

“Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik hakkının tescil edilmesi Ada’daki çözümün anahtarıdır” diyen Erdoğan, “Uluslararası toplumu, Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni resmen tanımaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.