Beyin hastalıkları için telefon kontrollü implant geliştirildi

Araştırmalarını ‘Nature Biomedical Engineering’ adlı dergide yayımlayan bilim insanları, cihazın Parkinson, Alzheimer, bağımlılık, depresyon ve ağrı gibi beyin hastalıklarını tespit etmek için gösterilen çabaları hızlandıracağına inanıyor.

HABER MERKEZİ

Kore ve ABD’de yaşayan bilim insanlarından oluşan bir araştırma ekibi, akıllı telefonla kontrol edilebilen küçük bir beyin implantı vasıtasıyla sinir devrelerini kontrol edebilen bir araç icat etti.

Araştırmalarını ‘Nature Biomedical Engineering’ adlı dergide yayımlayan bilim insanları, cihazın Parkinson, Alzheimer, bağımlılık, depresyon ve ağrı gibi beyin hastalıklarını tespit etmek için gösterilen çabaları hızlandıracağına inanıyor.

Lego’ya benzer biçimde değiştirilebilen ilaç kartuşları ve güçlü bir düşük-enerjili bluetooth aygıtı kullanan cihaz, farklı ilaç ve ışınları kullanarak uzun süreli ve özel ilgi isteyen bölgeleri hedefleyebiliyor.

Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (KAIST) ve Colorado Boulder Üniversitesi’nde görevli bir araştırmacı olan başyazar Raza Qazi, söz konusu icatla ilgili, “Kullanılan kablosuz bağlantılı sinir cihazı, bugüne dek hiç başarılamamış kesintisiz kimyasal ve optik sinir yapılandırmalarını olanaklı hale getiriyor” dedi.

Lego’ya benzer biçimde değiştirilebilir tıbbi ilaç kartuşları ve düşük-enerji gerektiren güçlü bluetooth aygıtı, farklı ilaç ve ışınları kullanarak uzun süreli ve özel ilgi isteyen bölgeleri hedefleyebiliyor.

Qazi, bu teknolojinin, sinirbilimciler tarafından kullanılan, ilaç ve ışınları iletmek için çoğunlukla katı metal tüpler ve optik fiberler içeren alışıldık yöntemleri büyük ölçüde gölgede bıraktığını ifade etti.

Kesintisiz biçimde uzaktan kumandalı ilaç dağıtımını sağlamak isteyen bilim insanları, ilaçların tükenmesi ve buharlaşması gibi hayati önem taşıyan zorlukların üstesinden de gelmek zorunda kaldı.

Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü ve Seattle’da bulunan Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar, sinirbilimcilerin ilaçların tükenmesi hususunda endişelenmeksizin birkaç ay süresince aynı beyin devrelerini incelemelerine imkân tanıyan, değiştirilebilir ilaç kartuşuna sahip bir sinir cihazı geliştirmek amacıyla işbirliği yaptı.

Bu ‘tak ve kullan’ ilaç kartuşları, fareler için üretilen mikro-akış kanalları ve çok küçük (tuz taneciklerinden daha küçük) LED’lerden oluşan yumuşak ve aşırı ince (insan saçından daha ince) bir sonda barındıran, böylece sınırsız bir ilaç ve ışın tedariki sağlayan beyin implantı içine yerleştirildi.

AKILLI TELEFON ARACILIĞIYLA KULLANILABİLİYOR

Cihazı bir akıllı telefona yüklenen şık ve basit bir kullanıcı arayüzü ile kontrol eden sinirbilimciler, donanımın yerleştirildiği herhangi bir hedef hayvandaki herhangi bir özel karışımı ya da ışın çeşidini, fiziksel olarak laboratuvarın içinde bulunmasına gerek olmadan kolaylıkla uygulayabiliyor.

Araştırmacılar, bu kablosuz sinir cihazlarını kullanarak bir hayvanın davranışının, ışın ve/veya ilaç dağıtımının koşullu biçimde tetiklenmesiyle diğer hayvanlardaki davranışları olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebileceği, baştan sona otomatikleştirilmiş araştırmaları kolayca gerçekleştirebiliyor.

KAIST Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde profesör olan Jae-Woong Jeong, “Bu devrimsel cihaz, ileri seviyedeki elektronik tasarımın ve güçlü mikro ve nano ölçekli mühendisliğin bir meyvesi” diyerek, “Klinik uygulamalarda kullanılacak bir beyin implantı geliştirmek amacıyla bu teknolojiyi daha da ileri götürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde anestezi, ağrı kesici tıp ve farmakoloji profesörü olarak görev yapan Michael Bruchas ise, bu teknolojinin araştırmacılara birçok alanda yardımcı olacağını ifade ederek, şunları söyledi:

“Davranışın sinirsel devre temelini ve beyindeki belirli sinir düzenleyicilerinin davranışları çeşitli biçimlerde nasıl ayarladıklarını daha iyi incelememize olanak sunuyor. Bu cihazı, bunların dışında ağrı, bağımlılık ve duygusal bozukluklar için yeni tedavi araçları geliştirmemize yardım edebilecek karmaşık farmakolojik çalışmalarda da kullanmak istiyoruz.” (Kaynak: EurekAlert, Gazete Duvar)