Dink anmasına katılan Fatma Yavuz: Hiçbir şey anlatıldığı gibi değil

Hrant Dink anmasına katılan İBB çalışanı Fatma Yavuz, “Hiçbir şey bize anlatıldığı gibi değil asla. Kesinlikle bir kurgu var, bir algı var” dedi.
Fatma Yavuz
Fatma Yavuz

İSTANBUL (K24)

5 yıl önce Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink anmasında K24 mikrofonuna duygularını dile getiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) çalışanı Fatma Yavuz ile Dink’in öldürülüşünün 15’inci yıldönümünde konuştuk.

5 yıl önce konuştuğumuz Yavuz, “İlk defa geldim buraya. Daha önce de gelmediğim için çok pişman oldum. Bu benim için kendi içimde bir yolculuk. İçimdeki bazı şeyleri tartmak için geldim. Etnik olarak Türk’üm, Müslümanım, Sünni’yim, Hanefi’yim. Buralara biraz uzağım. Ama yıllarca bu acıların ortak olmadığını fark edemediğimiz için, neden ben gelip burada ağlamadım için çok üzüldüm” demişti.

Görüşlerinden ötürü sık sık hedef gösterildiğini dile getiren Yavuz, “Açıkçası beni hedef gösteren kesimin dini imanı olduğundan şüpheliyim. Ben bir şeye inandıklarını düşünmüyorum. İnandıkları şey ranttır. Kendi gelecekleridir, kendi ikballeridir, kendi politik iktidardadır” diye konuştu.

Hrant Dink anmasına ilk defa 19 Ocak 2017’de katılan ve o zaman paylaştığı düşünceleri ile medyada geniş yankı uyandıran Yavuz, “Hiç beklemiyordum. Yani ben de şaşkınım. Hala da şaşkınım ama iyi ki de oldu. İyi ki de o mikrofonu bana uzatmışsınız. O video çok paylaşıldı. Ben de tabi takip ettim kendimi. Altına yazılan yorumlardan ben gerçeğin ne olduğunu öğrendim” dedi.

“BU SÜREÇTE GÖZLERİM AÇILDI”

“Hrant Dink Vakfı’na gelip gitmeye başladım” diyen Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meseleyi daha yakından öğrenmek için çabalamaya başladım. Okudum, panellere konferanslara katıldım. Velhasıl sonuçta gördüm ki hiçbir şey, yani bunu çok net söylüyorum; hiçbir şey bize anlatıldığı gibi değil asla. Kesinlikle bir kurgu var, bir algı var. Vicdanlarımızın üzerine böyle siyah bir bez gibi örtülmüş. Kulaklarımızı sağır etmiş, gözlerimizi kör etmiş. Çok şükür o süreçte gözlerim açıldı, kulaklarımdaki sağırlık gitti. Bugün artık çok net hakikati görebiliyorum.”

“TAMAMEN ADALET DAVASI OLARAK BAKIN”

Hrant Dink cinayetinin Türkiye toplumu için en önemli hakikat sınavlarından biri olduğunu vurgulayan Yavuz, “Kendi mahalleme yine seslenmek istiyorum. O gün de mahallem adına özür dilemiştim. Bugün seslenmek istiyorum. Vicdanı olan her Müslümana sesleniyorum, ben biliyorum çok vicdanlı insanlar var.  Kimse doğuştan canavar doğmuyor. Bizim yani kendi mensup olduğum mahallenin vicdanlı insanlarına sesleniyorum. Lütfen hiç tereddüt etmeyin. Hrant’ın davasına omuz verin. Biz Allah'ın adaletine, emrettiğine inanan insanlarız. Bunu her cuma, cuma namazlarında okuyoruz dinliyoruz. Tamamen adalet davası olarak bakın. Hiç tereddüt etmeyin” ifadelerini kullandı.

“Bütün Türkiye hatta, bütün dünya bu yerde yatan adaleti kaldırmakla mükelleftir. Bundan kaçamayız” diyen Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeni’yiz’ dediğinizde dininize hiçbir şey olmaz. Tam tersine kuvvetlenir, imanımız kuvvetlenir. Ecriniz artar. Bence cennetteki dereceniz de artar. Çünkü Ermenilik bir halkın adıdır. Gürcü, Laz, Çerkez, Boşnak gibi neyse; Boşnak’ım demekten Gürcü’yüm demekten Laz’ım demekten nasıl çekinmiyorsak Ermeni’yim demekten de çekinmemeliyiz. Zaten bu bir ironi. İroni olmasa da hiç problem değil. Dolayısıyla bu işte başka bir dine geçmek, dinden çıkmak falan gibi böyle saçma sapan algılara lütfen prim vermeyin. Bunu demeseniz de buraya gelin. Buraya gelmezseniz de başka şekilde omuz verin. Mutlaka talep edin. Bu adaleti talep edin. Özellikle kendi mensup olduğunuz mahallenin kanaat önderlerinden siyasetçilerinden. Buradaki insanlar zaten buna katılıyorlar ama koca bir kitle var ve bu konuda bir şey bilmiyor onlardan adalet talep edin. Bu vebali bizim sırtımıza yüklemeyin diye onlara hesap sorun. Çünkü ahirete inanan insanlarsak ve kul hakkının, bir gün her şeyin sorulacağını inanan insanlarsak, Hrant’ın hesabı hepimizden toplum olarak sorulacak. Adalete omuz verdiniz mi? Haksızlık karşısında sustunuz mu konuştunuz mu diye? Dolayısıyla bu mesele bu ülkedeki herkesin problemidir.”

Yavuz, “Açıkçası beni hedef gösteren kesimin dini imanı olduğundan şüpheliyim. Ben bir şeye inandıklarını düşünmüyorum. İnandıkları şey ranttır. Kendi gelecekleridir kendi ikballeridir kendi politik iktidardadır” dedi.

“HEDEF GÖSTERİLDİM”

“Hedef gösteren kitle, dün hiçbir dini söylem kullanmadan gösteriyordu. Yani bir gün başka bir kılığa giriyor bir gün başka bir kılığa giriyor. Böyle lanet olası karanlık bir kâbus var öyle her 10 yılda bir farklı politik kimliklere giriyor ama gerçek değil” diyen Yavuz, konuşmasına şöyle devam etti:

“Niye hedef gösteriliyorum? Çünkü çok net: Bu ülkede Ermeni olduğu zaman direk aynı hikâye başına geliyor. Bakın ben etnik olarak Ermeni olmamama rağmen sırf Hrant’ın davasına omuz vermek için ‘Ermeni’yim’ dediğim için hala büyük puntolarla manşet atıldı ‘Ermeni sevici Türk düşmanı’ diye. Ben zaten Türk'üm ama bunu dinlemediler. Niye? Çünkü ‘Ermeni’yim’ dediğin anda buraya omuz verdiğin anda otomatikman sen de o potaya giriyorsun.”

Hrant Dink cinayetine giden süreçte medyada hedef gösteren politik söylemlerin etkisine değinen Yavuz, “Dink’in katline giden süreçteki manşetlere bakın, bugün hala benzeri manşetler atılıyor. 15 yıl sonra ‘Türk düşmanı Ermeni sevici’ diye manşet atıldı. Bunun mağduru olarak ben buradayım. Amaç şu; yıldırmaya çalışıyorlar bir daha kimse buna omuz vermesin bir daha kimse, bırak Ermeni’yim demeyi ‘E’ harfi bile demesin, sonsuza kadar şeytanlaştıralım düşüncesindeler o şeytan üzerinden bu ülkeyi bölelim ve konsolide edelim diye uğraşıyorlar ama yapamayacaklar” diye konuştu.

“KORKMUYORUM”

“Onursuzca yaşamaktansa ölmeyi göze almayı” yeğlediğini belirten Yavuz, “Bana diyorlar ki ‘Ya korkmuyor musun? İşte hedef oluyorsun’ Korkmuyorum, korkmuyorum yeter artık. Hedef olabileceğimi de biliyorum. Ya onurluca yaşarız, hedef olursak da inşallah Hrant Dink’in yanına giderim orada dertleşiriz. Sorun değil biz inançlı insanlarız” dedi.

FATMA YAVUZ NE DEMİŞTİ?

19 Ocak 2017 yılında K24’e konuşan ve sosyal medyada mesajları ile geniş bir yankı uyandıran Fatma Yavuz şunları söylemişti:

“İlk defa geldim buraya. Daha önce de gelmediğim için çok pişman oldum. Bu benim için kendi içimde bir yolculuk. İçimdeki bazı şeyleri tartmak için geldim. Etnik olarak Türk’üm, Müslümanım, Sünni’yim, Hanefi’yim. Buralara biraz uzağım. Ama yıllarca bu acıların ortak olmadığını fark edemediğimiz için çok üzüldüm, yani neden ben gelip burada ağlamadım diye. Yani bu kendimle bir nevi hesaplaşma. Çok bilmiyorum yani bu çevreleri, meseleyi de medyadan takip ediyorum. Ama maalesef insanlar arasında hiçbir fark olmadığını, her masum insanın canının kutsal olduğunu anlamak için biraz uzun yıllar aldı maalesef çok üzgünüm. Ermeni kardeşlerimizden de yani ben mensup olduğum mahalle adına da çok özür diliyorum. Yani bu ülkede benim kadar rahat yaşama hakkına sahip olana kadar bundan sonra Allah’ın izni ile yanlış tarafta olmayacağım, doğru tarafta olacağım. Bir daha bu insanların kılına bile zarar gelirse ben inşallah onların yanında olacağım.”