Can Atalay'dan 11'inci yıldönümünde "Gezi" mesajı

Can Atalay
Can Atalay

Gezi Davası’nda müebbet hapis cezasına mahkum edilen Can Atalay, "Yurttaşın, kentlerimizin, doğamızın haklarını savunmaya devam edeceğiz. Ne mutlu ki, on birinci yılında milyonlarca yurttaş, ‘Biz de Gezi’deydik, biz de oradaydık’ demeye devam ediyor." açıklaması yaptı.

Gezi Parkı Davası kapsamında cezaevinde İstanbul Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutulan ve Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili seçilmesine karşın Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmayarak tahliye edilmeyen Can Atalay, Gezi’nin 11’inci yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.

“2013 yılı, İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan ve kısa sürede tüm ülkeye yayılan büyük protestonun yılıydı.” diyen Can Atalay, “2013 yurttaşların, kamusal alanlarımızın, doğanın ve halkın taleplerinin yok sayılmasına karşı güçlü bir tepki gösterdiği yıldı. Taksim Dayanışması, mimarlar, şehir plancıları, avukatlar, kent hakkı savunucuları, ekoloji örgütleri, toplumsal mücadele örgütleri ve siyasi partilerin oluşturduğu geniş bir koalisyondu. Amacı Gezi Parkı, AKM başta olmak üzere kent hakkını ve aynı zamanda demokratik haklarımızı savunmaktı.” dedi.

“Taksim Dayanışması olarak barışçıl bir şekilde kentin, kentte yaşayan yurttaşın haklarına sahip çıktıklarını ve halkın taleplerini dile getirdiklerini” savunan Başbakan Barzani, “Gezi direnişi, özgürlük, demokrasi ve adalet taleplerimizin bir yansımasıydı. Yurttaşın barışçıl ve kararlı eylemleri, hepimize büyük bir ilham kaynağı oldu. Gezi, bir yan yana gelişin vesilesidir. Toplumsal-siyasal yaşamınıza getirdiği yenilik farklılıkların temaslarına vesile olmasıdır. Gezi, birçok bakımdan Türkiye’de toplumsal mücadelenin gücünü ve dayanışmasını gösteren bir dönüm noktası oldu.” ifadelerini kullandı.

Gezi Davası’nın toplumsal mücadelelerin seyrine önemli etkilerde bulunduğunu kaydeden Atalay, mesajının devamında şu sözlere yer verdi:

“Gezi’den sonra toplumumuz hak arama mücadelelerine daha kararlı bir şekilde sahip çıkmaya başladı. Yurttaşlar, demokratik haklarını savunmak ve adalet talep etmek için daha cesur ve kararlı adımlar atmaya başladı. Soma’da, Aladağ’da, Çorlu’da ve Hendek’te katliamlara karşı öncekilerden daha güçlü ve kararlı mücadele verilmesinin ilhamı Gezi’dir. Gezi’nin mirası, on birinci yılında da demokrasi ve adalet mücadelemizde bize yol göstermeye devam ediyor. Bu süreç, sadece geçmişin bir parçası değil, aynı zamanda geleceğimiz için de bir ilham kaynağıdır. Yurttaşın, kentlerimizin, doğamızın haklarını savunmaya devam edeceğiz. Ne mutlu ki on birinci yılında milyonlarca yurttaş, ‘biz de Gezi’deydik, biz de oradaydık’ demeye devam ediyor. Bizler bu sahip çıkma, dayanışma ruhunu hep yanımızda hissettik. Sağ olsunlar, var olsunlar. Memleketin sorumluluğuna ortak olmak; demokratik bir iklim için mücadele, adaletin yerini bulması, hepimizin güncel sorumluluğudur."