K24 ÖZEL - Ankara’da ‘KÜRTÇE’ paradoksu

http://www.kurdistan24.net/tr/

K24 - ANKARA

Muhalefet partileri, anadilde eğitimin temel hak ve özgürlükler alanında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine yaklaşılırken, siyasi partilerin seçimler öncesi Kürt Sorunu’na dönük yaklaşımları da kamuoyunda tartışılan konular arasında yer alıyor.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) seçim beyannamelerinde Kürt sorununa dair herhangi bir söylem yer almazken, mevcut Kürt milletvekilleri de bu seçimlerde aday gösterilmedi.

Öte yandan, muhalefet partilerinin seçim sürecinde Kürtler’e ne vadedeceği de merak edilen konular arasında.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Saadet Partisi’nin (SP) seçim beyannamelerinde, Kürt sorununa vurgu yapılırken, İYİ Parti bu konuya değinmekten kaçındı.

Bu konuya değinen CHP Ankara milletvekili Nihat Yeşil, “Demokrasinin olmadığı ülkede ben dilimi Kürtçe de konuşsam, Türkçe de konuşsam, başka bir dilde de konuşsam hiçbir anlam ifade etmez” dedi.

Nihat Yeşil, CHP Milletvekili
Nihat Yeşil, CHP Milletvekili

K24’e konuşan Yeşil, temel hedeflerinin demokrasi olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zaten demokrasi yerine oturursa, demokratik kurum ve kurallar işlerse ve anayasal sorunları çözersek, o zaman toplumun her kesiminin talepleri neyse yerine getirilir. Zaman içinde toplumsal barışı da sağlamak hepimiz namus borcudur. Temel hedefimiz demokrasi. Eğer demokrasi oturursa bu dil meseleleri de hallolur.”

SP’Lİ AKDAĞ: PAZARLIĞI OLMAZ

Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı Atik Akdağ ise, anadilin temel bir insani hak olduğunu söyledi.

Atik Akdağ, SP Genel Başkan Yardımcısı
Atik Akdağ, SP Genel Başkan Yardımcısı

K24’ün sorularını yanıtlayan Akdağ, anadilin öğrenilmesi ve öğretilmesi gerektiğinin altını çizdi. Anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılmasından da söz eden Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani mutlaka anadilde eğitim yapılmalı; ama bunun süreci, yöntemi ve usulü ülke ve bölge şartları da göz önünde bulundurularak, yeni bir kavga ve gürültüye mahal vermeden, ama hak meselesini de bir pazarlığa dönüştürmeden bu ölçüde çözmek gerekir.”

Öte yandan, Akdağ, Kürt dilinin kamuoyu ve devlet nezdinde kabul edilmesi gerektiğini de belirtti.