Bogdanov: Türk gözlem noktalarıyla ilgili soru işaretleri var

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, İdlib'de Türkiye'ye ait bazı gözlem noktalarının Suriye ordusu mevzilerinin hemen arkasında bulunduğunu ve bundan dolayı söz konusu gözlem noktalarının varlığına ilişkin soru işaretleri doğduğunu ifade etti.

HABER MERKEZİ

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, İdlib'de Türkiye'ye ait bazı gözlem noktalarının Suriye ordusu mevzilerinin hemen arkasında bulunduğunu ve bundan dolayı söz konusu gözlem noktalarının varlığına ilişkin soru işaretleri doğduğunu ifade etti.

Yarın Türkiye diplomasi ve askeri heyetiyle yeni görüşme yapacaklarını kaydeden Bogdanov, sahadaki durumda yaşanan değişikliklerle ilgili tüm konuları ele alacaklarını, askeri birimlerin sahadaki duruma kapsamlı ve profesyonel şekilde hakim olması, gerilimin azaltılmasını sağlaması ve mutabakatları birlikte uygulayabilmek için çalışacaklarını belirtti.

Bogdanov, İdlib'deki gözlem noktalarına ilişkin olarak, "Bildiğim kadarıyla birkaç gözlem noktası var. Bunların bazıları Suriye ordusu mevzilerinin arkasında yer alıyor. Bundan dolayı bunların neleri gözledikleri ve bunlara neden ihtiyaç olduğu konusunda soru işaretleri doğuyor" ifadelerini kullandı.

Bogdanov, İdlib'deki de dahil olmak üzere Suriye'de gerilimi azaltma bölgeleri kurulmasına ilişkin mutabakatın en başta bu bölgelerin 6 ay için geçici olarak kurulmasını ve bu süre zarfında oralarda istikrarın sağlanmasını öngördüğünü sözlerine ekledi.

LAVROV: RUSYA VE TÜRKİYE'NİN HER KONUDA ANLAŞMASI GEREKMİYOR

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya ile Türkiye'nin çok iyi ilişkilere sahip olduğunu ancak bunun iki ülkenin her konuda anlaşması gerektiği anlamına gelmediğini söyledi.

Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Moskova ve Ankara'dan son günlerde gelen karşılıklı açıklamaları değerlendirdi.

Lavrov, "Türkiye'yle çok iyi ilişkilere sahibiz. Bu, her konuda anlaşmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Herhangi iki ülke arasındaki ilişkilerde her soruna ilişkin tam mutabakat olamayacağını düşünüyorum. Eğer tam mutabakat varsa, bu durum, mutabakatın oluşmasını sağlayan baskı unsurunu akıllara getirir" ifadelerini kullandı.