K24 ÖZEL - Dolardaki yükselişin nedeni ve gidişat

Maliyetler artınca ürün fiyatlarına da fahiş oranlarda zamlar geldi.

ANKARA (K24)

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Durmuş, ABD’yle yaşanan Rahip Andrew Brunson krizinin döviz kurundaki artışın temel nedeni olmadığını, asıl faktörün 15 yıldır izlenen büyüme stratejisi olduğunu ifade etti.

Dövizin yükselmesi ithalata bağımlı birçok sektörü olumsuz etkiledi. Otomotivden inşaata, tekstilden yayıncılığa, teknolojiden gıdaya kadar farklı sektörlerde maliyetler kur baskısından kaynaklı yarı yarıya yükseldi.

Maliyetler artınca ürün fiyatlarına da fahiş oranlarda zamlar geldi.

Türkiye’nin kağıt ve kağıt ürünleri sektöründe dışa bağımlı olmasından dolayı döviz kurunun olumsuz etkilediği bir diğer sektör de yayıncılık sektörü oldu.

Dünden beri birçok yayınevi kitap fiyatlarında artışa gidildiğini duyurdu. Gazeteler de sayfalarını düşürerek, işçi çıkarmaya başladı.

Döviz kurundaki artışın yeniden yükselmesiyle birlikte dün, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle müdahale yapıldı. TL’de tasarrufu teşvik etmek amacıyla radikal vergi düzenlemesine gidildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle, 1 yıldan uzun vadeli Türk Lirası mevduatları vergi oranı sıfırlandı.

Bankalardaki döviz mevduat hesaplarında alınan vergi oranında artışa gidildi. Buna göre 6 ay vadeli döviz hesaplarına yüzde 20, 1 yıl vadeli döviz hesaplarına ise yüzde 16 vergi getirildi.

YILMAZ: YETERİNCE MEVDUAT YOK

K24’e konuşan İYİ Parti Ankara Milletvekili ve eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, daha önce dövize yapılan müdahaleyle ilgili, “İç talebi canlandırmak için bankalarda yeterince mevduat yok, dolayısıyla kredi garanti fonu diye bir şey kurdular” dedi.

Kredi garanti fonunun aracılığıyla bankaların Türkiye dışından swap yaptığını söyleyen Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:

“Kredilerin arttırılması için bankaların zorlanması, bu zora karşılık bankaların swap işlemi yapmaları suretiyle bu kredi piyasasını genişletmeleri, bizi bu noktaya getirdi. Kurun arkasındaki iktidarsızlığın ana nedeni kredi garanti fonundan verilen ve büyümede yapılan tercih olduğu ortaya çıktı.”

Kurdaki artışın nedeninin “yönetimin beceriksizliğiyle” ilgili olduğunu dile getiren Yılmaz, “Ülke gırtlağına kadar borçlu, esnafa ‘Dövizinizi bozdurun’ denmesi riyakârlıktır. Toplumun değişik kesimleri dövizi almaya mecbur bırakıldı” şeklinde konuştu.

DURMUŞ: ANA FAKTÖR BÜYÜME STRATEJİSİYDİ

Dolardaki yükselişle ilgili her gün yeni tedbirlerin alınmaya çalıştığını söyleyen Gazi Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Durmuş, “Ne açıklama yapılırsa yapılsın doların ateşini durdurmaya yetmiyor. Çünkü bunu gelişmelerden görüyoruz. Şu an itibariyle yükselişe geçtiğini görebilmek mümkün” ifadelerini kullandı.

K24’e konuşan Durmuş, TL’deki değer kaybının ana tetikleyici faktörünün 15 yıldır izlenen büyüme stratejisi olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, çok yüksek cari açıkla bir büyüme stratejisidir. Dışarıdan çok ciddi bir şekilde borçlanmaya ve yabancı kaynak girişine dayanan stratejidir.”

Ekonomide bir büyüme sağlandığını ancak bunun sürdürülebilir bir büyüme olmadığını sözlerine ekleyen Mustafa Durmuş,  AK Parti’nin inşaat, emlak ve alt yapı gibi sektörlerde büyüdüğünü söyleyerek, şöyle konuştu:

“Çok yüksek karlığa sahip çok zengin inşaat şirketleri ve müteahhitler yarattılar. Ama ne oldu, arkamızda kocaman bir cari açıkla karşı karşıya kaldık.”

“FİRMALAR PARA BULMAK ZORUNDA”

Enflasyon oranının yüzde 15’lerin üzerine çıktığını anımsatan Durmuş, Türkiye’nin 466 milyar dolarlık dış borcunun bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi:

“Özel sektör bu borcu ödemek zorunda, bu borcun da 180 milyar doları kısa vadeli, 1 yıl içinde ödenmek zorunda. Özel firmalar para bulmak zorunda ama bunu bulmakta zorlanıyorlar.  Dışarıda faiz oranları yükselmiş, ülkenin kredi notu düşmüş, bu arada enflasyon aşırı bir şekilde artmış, ülkedeki politik gelişmeler de yatırımcılara güven vermiyor. Gerilim konuşmaları da tetikleyici faktör olarak dolar yükseliyor.”

KUBİLAY: GİDEREK GENİŞLEYECEK

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Emek, Ekonomi ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Günay Kubilay ise, “Bugün finansal kriz olarak yansıyan ekonomik kriz giderek genişleyecek bütün bir iktisadi alanı alt üst eden bir boyut kazanacaktır” dedi.

K24’ün sorularını yanıtlayan Kubilay, döviz kurlarındaki artışın her düzeyde daralmaya yol açacağını sözlerine ekledi:

“Sanayi üretiminde zaten şimdiden bir daralma başlamıştır ve giderek daha da daralacaktır, üretim sürecini çok derinden sarsacaktır.  Enflasyon daha da yükselecek, hayat pahalılığı artacaktır. Toplu işten atmalar ve işsizlik büyüyecek, işçiler, emekçiler, yoksullar, köylüler yaşamın her alanında büyük ekonomik açmazların içine sürüklenecektir.”

ABD’YLE KRİZ VE DOLARDAKİ YÜKSELİŞ

ABD ile Türkiye arasında yaşanan Rahip Andrew Brunson krizinin ardından iki ülke arasındaki karşılıklı vergi yaptırımları döviz artışına neden olmuş ve Dolar/TL 7, Euro/TL ise 8’i geçmişti.

ABD Hazine Bakanlığı, Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün ABD'deki mal varlıkları ve mal varlıklarından elde edebilecekleri faiz gelirlerini dondurarak, ABD vatandaşlarının bakanlarla herhangi bir iş ve işlem yapmasını yasaklamıştı.

Daha önce de ABD Kongresi, askeri ve mali konularda Türkiye'ye yönelik bazı adımlar atmıştı.