K24 ÖZEL - İstanbul’da Rojava mahallesi…

Suriye’de 8 yıldır devam eden iç savaşla birlikte ülkeden göç etmek zorunda kalan mülteciler gittikleri yerlerde zor şartlarda hayat mücadelesi veriyor.

Cesim İlhan

Suriye’de 8 yıldır devam eden iç savaşla birlikte ülkeden göç etmek zorunda kalan mülteciler gittikleri yerlerde zor şartlarda hayat mücadelesi veriyor.

Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Kürt mülteciler, Afrin operasyonundan sonra daha fazla ayrımcılıkla karşılaştıklarını söylüyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve ÖSO 21 Ocak’ta Afrin’e yönelik operasyonlara başlarken, 18 Mart’ta kent merkezine girilmişti.

Batı Kürdistan’dan (Rojava) gelen mülteciler sınır illerinin dışında İstanbul, İzmir, Ankara gibi metropollerde yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyor.

İstanbul’da Bağcılar ilçesi Kürt mültecilerin en çok barındığı yer. İlçenin 100. Yıl Mahallesi, son yıllarda Kürt mülteci nüfusunun artış gösterdiği bir bölge haline geldi. Ucuz iş gücünün fazla olduğu mahallede işyerlerinin sahibi olarak onları görmek mümkün.

K24’ün sorularını yanıtlayan Kürt mülteciler, Arap mültecilere oranla daha fazla ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getirdi.

BODRUM KATINDA 2 AİLE

Afrin’den İstanbul’a gelen Hanife Musa Ehmed (40) adındaki kadın, 5 yıl önce kocasının DAİŞ tarafından kaçırıldığını söyledi.

Hanife Musa Ehmed, İstanbul’da bir bodrum katında yaşayan akrabalarıyla kaldıklarını ifade etti.

ROJAVA’YA DÖNMEK İSTİYOR

İşsizlikten şikâyet eden 41 yaşındaki Afrinli bir mülteci, isminin yayımlanmaması kaydıyla şunları anlattı:

“Birçok aile de iş bulamadığından çocuklarını çalıştırmak zorunda kaldı. Ancak Arap mültecilerin durumu bizden farklı. Onlar hem daha rahat iş buluyor. Kendi kurumları, sağlık merkezleri, öğretim, araştırma ve yardım kuruluşları var. Kürt mülteciler ise çoğu haktan mahrum. Ben daha en ufak bir yardım alamadım. Kiramı kendim karşılamaya çalışıyorum.

Zar - zor geçiniyoruz. İlk fırsatta topraklarıma dönmek istiyorum.”

NEFRET SÖYLEMİ

İstanbul’da yaşayan Kürtler’den yardım aldığını söyleyen Hasekeli bir Kürt mülteci ise, çocuklarını ve ailesini korumak için göçe mecbur kaldığını söyledi. 27 yaşındaki mülteci, şu bilgileri verdi:

“Farklı farklı işlerde zor şartlarda çalışıyoruz. Çoğu zaman paramızı alamıyoruz. Hayat genel olarak pahalı. Bazı ailelerde onlarca kişiden biri bile iş bulamıyor. Bize verilen mülteci kimlikleri var ancak herhangi bir faydasını göremedik.”

MÜLTECİ, KADIN VE KÜRT

Mültecilerin, sağlık, barınma, eğitim, iş gibi sorunların yanısıra ağır nefret söylemleriyle karşılaştığını iddia eden 35 yaşındaki Afrinli bir Kürt kadını ise şunları söyledi:

“Mülteci olmamızdan dolayı bize olan yaklaşım çok kötü ve aşağılayıcı. Bir de kadın olunca hayat daha da zorlaşıyor. Mülteciler zor ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Bizlere ev verilmiyor ya da çok yüksek kiralar isteniyor. Hastanelerde ve diğer kurumlarda bize yapılan muamele çok kötü. Hem mülteci, hem kadın ve hem de Kürt olunca yaşam daha da zorlaşıyor.