Kürdistani partilerden, bayrak günü mesajı

Kürdistani partiler PAK, PAKURD, PDK BAKUR ile PSK ve Azadi Hareketi, Kürdistan Bayrak Günü dolayısıyla , ‘Savaşa Hayır, Siyasal Çözüme Evet’ başlığıyla bir mesaj yayınladı.

K24/Diyarbakır- Kürdistani partiler PAK, PAKURD, PDK BAKUR ile PSK ve Azadi Hareketi, Kürdistan Bayrak Günü dolayısıyla ,  ‘Savaşa Hayır, Siyasal Çözüme Evet’  başlığıyla bir mesaj yayınladı.

Yayınlanan mesajda, Kürdistan bayrağının İhsan Nuri Paşa’nın, Qazi Muhamed’in, Molla Mustafa Barzani’nin bıraktığı bir miras olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz günlerde Batı Kürdistan'da(Rojava) yaşanan bayrak saldırısı da hatırlatılarak, "Kürdistan Bayrağı’nın, bugün  Rojava Kürdistanı’nında  PYD ‘liler tarafından  yakılması, ayaklar altına alınması, hakarete maruz bırakılması, tahribat ve dejenerasyonun ne denli tehlikeli  boyutlara vardığını göstermesi  açısından dikkat çekicidir." denildi.

 

"Bugün tarihsel olarak maruz kaldığımız haksızlık, ölüm ve yıkım siyasetinin yeniden dayatıldığı bir süreçten geçiyoruz." ifadelerine yer verilen mesajda  Türkiye'deki siyasi tutuklamalara da değinilerek "Devletin temmuz 2015’ten bu yana sürdürdüğü savaşın yarattığı yıkım ve  ölümler  , parlamenter, belediye başkanı, siyasetçi, aydın, gazetecilerin tutuklanması, belediyelere kayyum atanması  ile  devam etmektedir." sözlerine yer verildi.

PKK'nin de şiddet eylemlerini devam ettirdiğine dikkat çekilen açıklamada, "Yaşanan savaş ve çatışma ortamı, aslında Kuzey Kürdistan’da siyasal, sivil, demokratik  mücadele yol, araç ve alanlarının ortadan kaldırılmasını, daraltılmasını amaçlamaktadır. Ve kısmen de bu başarılmıştır." görüşüne yer verildi.

Kürdistani partilerin yayınladığı mesajın devamı  şöyle:

1923’ten bu yana uygulanan şiddet siyaseti ile Türkiye Devleti Kürt milletinin özgürlük ve hak arama mücadelesini ortadan kaldıramayacağını görmelidir.

PKK, İstanbul, Diyarbakır,  vd. yerlerdeki benzer eylemlerle Kürt halkına, Kürdistan’a , özgürlük mücadelemize zarar  verdiğini görmelidir. Bu tür eylemler, Türk Devletinin  şiddet siyasetine , Türk toplumunda ırkçı, şoven saldırıların  yaygınlaşmasına daha elverişli zeminler yaratmaktadır.

Güney Kürdistan’da halkımızın yakalamış olduğu bağımsızlık fırsatının, IŞİD ve halkımızın özgürlüğünü istemeyen bölge devletlerinin saldırı ve planlarıyla dumura uğratılmaya çalışılması  girişimleri, kahraman Peşmerge'nin direnişiyle büyük oranda boşa çıkarılmıştır. Ama, açıktır ki Güney Kürdistan’daki Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki kimi siyasal partiler arasında boy veren sorunlar  da, bağımsızlık sürecinin uzamasına yol açmaktadır.  Tüm partiler, Kürdistan’ın bağımsızlığının  Bağdat ile barışçıl yol ve yöntemlerle sonuca ulaştırılması için el ele vermek gibi tarihsel bir görevle karşı karşıyadırlar. Hiçbir grupsal menfaat, bu ulusal görevden daha üstün değildir. Güney Kürdistan’ın bağımsızlığı tüm dünya Kürtleri için yeni bir sayfanın açılması anlamını taşıyacaktır. Tüm  Kürtler Güney Kürdistan’ın bağımsızlık talebinin destekçisi olmalıdır.

Rojava Kürdistanı’nda TEVDEM ve PYD, Hewler ve Dihok Mutabakatlarına uyarak, ENKS ve diğer Kürt partileriyle ortak bir yönetim  oluşturacağına, kendisi dışındaki parti ve şahsiyetleri tutuklamakta, onların siyasal çalışmalarına engel olmaktadır. Özgürlüğü, demokrasiyi  yok sayan bu uygulamalar kabul edilemez. PYD bu tür uygulamalardan derhal vazgeçmelidir.Tüm Kürt partilerinin ortak bir askeri, siyasi, ekonomik yönetim oluşturmaları yaşamsal önem taşımaktadır.

Doğu Kürdistan’da halkımızın özgürlük mücadelesinin yanındayız. Doğu Kürdistanlı  ulusal demokratik güçlerin ittifakıyla, uluslar arası devletler topluluğunun desteği ile özgürlük mücadelesine yeni mevziler kazandırılabilir.

Kuzey Kürdistan’da en geniş kesimlerin ulusal demokratik  işbirliği ve ittifakları bugün daha bir önem taşımaktadır.

Ulusal demokratik işbirliği ve ittifakların en temel prensiplerini şu şekilde tanımlamak mümkündür:Kürtlerin millet, Kürdistan’ın ülkesel varlığının  esas alınması, Kürdistan bayrağının kabulü, Kürdistan’a  siyasi bir statünün tanınması, Kürdistan dört parçasındaki tüm kazanımların sahiplenilmesi, Kürtler arası iç hukukta demokrasi, özgürlük ve birbirlerinin varlığına saygı ve kabullenmenin  esas alınması. Bu prensipleri içeren   işbirliği ya da ittifakların ulusal, Kürdistani bir nitelik taşımasından sözedilebilir.

Bizler Kuzey Kürdistanlı parti ve hareketler olarak, yaşanan tüm bu travmalara rağmen , halkımızın özgürlük mücadelesini yükseltmek ve en geniş toplum kesimleriyle birlikte, bizlere dayatılan bu ablukayı kırmak için,  ‘Savaşa Hayır, Siyasal Çözüme Evet’ diyoruz.