Dr. Küçüköner: Bölgede beyaz toprağa bağlı akciğer zarı kanseri görülüyor

Türkiye’de kanserin giderek arttığından söz eden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Küçüköner, “Bölgemizde özellikle akciğer zarı kanserini sıklıkla görmekteyiz. Özellikle Çermik ve Ergani bölgelerinde geçmişte kullanılan beyaz toprağa bağlı asbest hastalığı ve akciğer zarı kanserini görmekteyiz” dedi.
kurdistan24.net

DİYARBAKIR (K24)

Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. 172 ülkenin üye olduğu Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü tarafından ilan edilen gün, ilk defa küresel pandemi koşullarında gerçekleşiyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) “4 Şubat Dünya Kanser Günü” öncesinde, kanser hastalığına dikkat çekmek için 2020 yılı verilerini açıkladı.

WHO, söz konusu raporda, meme kanserinin son yıllarda en sık görülen kanser türü haline geldiğini açıkladı ve dünya çapında geçtiğimiz yıl görülen yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 12'sini meme kanserinin oluşturduğunu aktardı.

Bu veriler, geçtiğimiz yıl yaklaşık 2 milyon 300 bin meme kanseri teşhisi konduğunu gösteriyor.

Öte yandan WHO Avrupa Bölgesi Direktörü Doktor Hans Kluge, Covid-19 salgınının kanser tedavisinde yıkıcı etki yaptığı uyarısında bulundu.

WHO temsilcisi, Covid-19 salgını yüzünden kanser hastalarının tedavisinin Avrupa ülkelerinin üçte birinde aksadığını bildirdi.

ONKOLOJİ UZMANI KÜÇÜKÖNER: KANSER ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR

4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla K24’ün sorularına yanıt veren Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Küçüköner, “Ülkemizde kanser sıklığı gittikçe artmaktadır. Erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda ise göğüs kanseri en sık gördüğümüz kanserlerdendir. Bunların yanı sıra bağırsak ve mide ile kadınlarda jinekolojik dediğimiz rahim kanserlerini sıklıkla görmekteyiz” dedi.

4 Şubat Kanser Günü’nde hastalara iki mesaj iletmek istediklerini ifade eden Dr. Mehmet Küçüköner, şunları kaydetti:

“Birincisi, kanserin önlenebilir bir hastalık olduğunu belirtmek istiyoruz. Kanser nedenleri arasında yüzde 50’den fazla çevresel nedenler söz konusu. Bunlar da sigara, tütün mamulleri, alkol, yanlış ve kötü beslenmeye bağlı obezite gibi nedenlerdir. Hepatit B enfeksiyonları, HPV ve HIV enfeksiyonları kansere sebep olmakta. Sigara içilmediği takdirde akciğer kanserine karşı korunmuş oluyoruz. Alkol tüketilmediği zaman karaciğer kanserine karşı korunmuş oluyoruz. İkincisi, erken teşhisin hastalıktan tamamen kurtulma imkanı sağladığını bilmek lazım. Bu nedenle hastalarımızda en ufak bir belirti olduğunda korkmadan derhal doktora başvurmalarını öneriyoruz. Bunun için de vücutlarında herhangi bir şişlik çıktığı zaman veya bir yerden anormal kanama söz konusu olduğu zaman, kabızlık ve ishal gibi yeni başlayan birtakım durumlar olduğu zaman, geçmeyen öksürük olduğu zaman kanser olabileceği düşünülerek doktora başvurmak gerekiyor.”

“TESTLERİN YAPILMASI ÖNEMLİDİR”

“Bazen de sağlıklı kişilerde herhangi bir şikayet olmasa dahil belirli yaşlarda tarama testlerini önermekteyiz” diyen Küçüköner, “Kadınlarda göğüs kanseri taramasını ve 40 yaşından sonra göğüs filmini çekerek (mamografi) değerlendirmesini yaptırmalarını öneriyoruz. Rahim ağzı kanseri için de 30 yaşından sonra HPV testinin ve rahim ağzı testinin kadın doğum doktor tarafından muayene edilip yapılması gerekiyor. Bağırsak kanseri testinin de 50 yaşından sonra hem erkeklerde hem kadınlarda dışkıda gizli kan ve kolonoskopi dediğimiz bağırsak incelemesinin hastalarımıza ve sağlıklı kişilere önermekteyiz” ifadelerini kullandı.

“Ayrıca hastalık ilerlemiş olsa dahil yüz güldürücü tedaviler söz konusu. Kemoterapi dışında yeni tedavilerimiz söz konusu” şeklinde konuşan Dr. Küçüköner, “Kanserin genetik bozukluğuna yönelik yeni ilaçlarla kanseri tedavi etmek söz konusu. Burada kemoterapiye göre daha az yan etki söz konusu ve bu ilaçlarla daha etkin bir tedavi mümkün.  Diğer bir tedavi yöntemi de immüno terapi dediğimiz kişinin bağışıklık sistemini kansere karşı aktif hale getirerek, kanser hücrelerini ortadan kaldırabilmek söz konusudur. Böylelikle kansere karşı yanıt elde edilmiş olmakta” dedi.

CORONAVİRÜS SÜRECİNDE NASIL ÖNLEMLER ALINMALI

Her 5 kişiden 1’inin kansere yakalanabildiğini söyleyen Küçüköner, yeni tip coronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde de tedavilerin aksatılmaması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:

“Çünkü kanser ölümcül ve Covid’den daha tehlikeli bir hastalıktır. Bu nedenle takip, tedavi ve kontrollerini aksatmamalı. Maske-mesafe kurallarına uyarak kontrollerine gelmeliler. Ayrıca kanser hastalarımıza Covid-19 aşılarının yapılabileceğini belirtmek istiyoruz. Ancak kemoterapinin aktif olduğu dönemde değil, kemoterapinin olmadığı dönemde aşılarını yapabilirler.”

Onkoloji Uzmanı Dr. Mehmet Küçüköner, şunları dile getirdi:

“Bölgemizde, ülkemizde gördüğümüz gibi erkeklerde ve kadınlarda kanser sıklığı benzer. Erkeklerde akciğer, prostat, bağırsak ve mide kanserlerini görmekteyiz. Kadınlarda da göğüs kanserini, sonrasında kolon kanseri ile rahim ağzı kanserlerini sıklıkla görmekteyiz. Bölgemizde özellikle akciğer zarı kanserini sıklıkla görmekteyiz. Özellikle Çermik ve Ergani bölgelerinde geçmişte kullanılan beyaz toprağa bağlı asbest hastalığı ve akciğer zarı hastalığını görmekteyiz. Geçmiş dönemde beyaz toprağa maruz kalanlarda daha fazla görmekteyiz.”