J.K Cemiyeti'nin Mele Mustafa Barzani hakkındaki görüşü

Kürt örgüt ve partileri tarihinde J.K Cemiyeti; söylem ve programıyla en ulusal Kürt cemiyetlerinden biridir
Mele Mustafa Barzani
Mele Mustafa Barzani

Dr. Sebah Xalib

Kürt örgüt ve partileri tarihinde J.K Cemiyeti; (Komeley Jiyanewey Kurdistan / Kürdistan'ı Yaşatma Cemiyeti) söylem ve programıyla en ulusal Kürt cemiyetlerinden biridir. Şüphesiz vatanımızın işgal edilmiş dört parçasından birinde ulusal bir örgüt veya parti kurulduğunda, diğer parçalarla ilgili bir kanaati olmalı, programında bundan bahsetmelidir. O dönemin şartlarında Kürdistan’ın bir parçasındaki her bir parti, diğer parçalarla ilgili siyasi, sorumlu ve destekçi bir hesap yapmalıydı, şimdi de yapmalıdır.

Bu anlayış temelinde Kürdistan toplumu da özellikle siyasetçiler ve aydınlar, mantıklı, temelsiz sözlerden uzak, Kürdistan’ın her bir parçasının siyasi ve tarihi realitesini göz önünde bulundurmalıdır. Mevcut durum, meselelere siyaset ve bilim çerçevesinden bakmamızı gerektiriyor. Gerçeklikten uzak ulusal sloganlar ile temelsiz sözlerin, siyasi analizler üzerinde kendini dayatmasına izin vermememiz gerekiyor.

1943-44 ve 45 yıllarında Mele Mustafa Barzani, işgalci Irak hükümetine karşı Kürt milletinin davası için ulusal mücadeleyi yürütüyordu. O yıllarda Hiwa Partisi tüm siyasi ve insani gücüyle Barzani’ye destek veriyordu. Irak ordusunun birçok subayı Hiwa Partisi’ne üyeydi ve hareketle ilişkileri ve ona destekleri vardı. 1945 yılında ve öncesinde Barzani’nin yürüttüğü mücadelenin namı tüm Kürt dünyasında yayılmıştı. J.K Cemiyeti programının ulusal ve siyasi kanaati ile Mele Mustafa Barzani’nin fikriyatı birbiriyle örtülüyordu. Barzani Güney Kürdistan’da mücadele ediyordu ancak J.K Cemiyeti’nin merkezi Mahabad’daydı. İki tarafın mücadelesi, Kürt milletinin haklarını elde etme adına kendi sınır ve yönetimleri içinde yürütülüyordu. Bu da J.K Cemiyeti’nin, açıkça, eğip bükmeden bildiri ve açıklamalarla Barzani’ye mesajlarını ulaştırmasını ve Kürt milletini, Barzani’nin onlar için mücadele ettiğiyle ilgili haberdar etmelerini sağlıyordu ki Barzani’ye gönderdikleri mektup ve yazılarda kendisine “özgürlüğün öncüsü” olarak hitap etmeyi gerekli görüyorlardı.

J.K Cemiyeti mektuplarında, Barzani’ye şöyle hitap ediyordu: “Özgürlüğün öncüsü Sayın Mele Mustafa Barzani’ye…” Bu hitabın büyük bir anlamı var. O dönem henüz İran Kürdistan Demokrat Partisi kurulmamıştı. Kürdistan Cumhuriyeti de henüz yoktu. Elbette Qazi Muhammed’in de “pêşewa” (öncü) olması için de erkendi. J.K Cemiyeti’nin siyasi görüşü ve ulusal programı da Güney Kürdistan’da yakılan meşalenin tüm Kürtlere ait olduğunun sayılmasını sağlamıştı. Amacı da tüm Kürtleri bu meşale etrafında toplamaktı. Ortaya çıkıyor ki eğer bir devrim tüm Kürtlere aitse, tüm Kürtlerin varlığı, gücü ve bilgisi, gerek istişare ve analizlerle gerekse de savaş meydanında kendini feda ederek, tüm Kürt taraflarının ortaklığını içinde barındırmalıdır. J.K Cemiyeti bu konuda Barzani’ye net bir şekilde, tamamen onun hizmetinde olduklarını bildirmişti.

O dönem Mele Mustafa Barzani için, bu bildirin anlamı, Kürdistan’ın işgal altında olan iki parçası arasındaki ilk siyasi ve stratejik birlik olabilir, hatta bundan daha geniş ve büyük de olabilir. Genişlediği zaman, diğer tüm parçaların gözü Barzani hareketindeydi. Ve o dönem Kürdistan’ın hiçbir parçasında siyasi ya da idari bir Kürt statüsü yoktu. J.K Cemiyeti, o devrimin tüm Kürtler için bir kıvılcım ve özgürlük meşalesi olmasını istedi. Bu yüzden cemiyetin yöneticileri her şeyden önce ilk noktada lider veya öncü Barzani ile Kürdistan özgürlük neferlerini tebrik ediyordu. Bu duruş da kaynağını kardeşlik, Kürtlük ve Kürtlük mücadelesinin birliğinden alıyordu.

J.K Cemiyeti, bir yandan Güney Kürdistan’ın durum ve özelliklerini anladığını, ona saygı duyduğunu belirtiyor, diğer yandan ulusal bir konferansla tüm tarafların toplanmasını, Kürdistan’ın özgürlüğü için bir yol haritası belirlenmesini istiyordu. J.K Cemiyeti’ne göre, Kürt milletinin davası konusunda tüm Kürt ve Kürdistani grup, sınıf ve örgütlerin birlikte hareket etmesi gerektiği açıktı. J.K Cemiyeti, bir milletin ve ulusun meselesinin çok büyük olduğunu, sadık kişilerin yardımlaşma ve ortaklığı olmadan ileri doğru adım atılmasının zor olduğunu hesaba katmıştır.

Aynı zamanda dönemin başarısını ve doğru okuması için J.K Cemiyeti’nin amacı, bölge ve Sovyetler ile Britanya gibi büyük güçlerin dikkate almaktı. J.K Cemiyeti’ne göre Kürdistan’ın özgürlüğü ve başarının elde edilmesi için büyük ülkelerin desteği gerekiyordu. Bu yüzden J.K Cemiyeti, Sovyetleri Kürt milletinin dostu olarak kabul ediyordu. Aynı zamanda J.K Cemiyeti, Britanya’nın da hesaba katılması gerektiği gerçeğinin de farkındaydı çünkü Britanya Irak’ta güç sahibiydi. J.K Cemiyeti bir yazının sonunda yönünü Mele Mustafa Barzani’ye çevirerek onu bir kez daha “özgürlükçü lider” olarak tanımlıyordu. Çünkü Barzani Kürtlerin lideriydi ve zulme son vermek için mücadele ediyordu. Bu anlayışla J.K Cemiyeti, siyasi bir bilinç ve İran’ın siyasi durumunu göz önünde bulundurarak, Barzani’ye desteğe hazır olduğunu bildirdi.

Qazi Muhammed J.K Cemiyeti’ne girdikten sonra, cemiyetin başkanı oldu. 1945 Ağustos ayında Qazi Muhammed’in etkisiyle cemiyet, İran Kürdistan Demokrat Partisi’ne dönüştü, devrim ve başkaldırıya hazırlık yapıldı. Daha sonra da Mahabad’da Kürdistan Cumhuriyeti ilan edildi. Cumhuriyetin kurulmasından önce 1945 Ekim ayında Mele Mustafa Barzani yardım, mücadeleye katılım ve Qazi Muhammed’e destek için Peşmergeleriyle birlikte büyük bir güçle Mahabad’a gitti ve tam bir inançla, gönüllü olarak, Qazi Muhammed’in öncülüğü ve liderliği şemsiyesi altında hizmete hazır olduğunu bildirdi.

Barzani, aynı zamanda Kürt birliğinin korunması ve siyasi faaliyetlerin düzenli ve sağlıklı olarak yürütülmesi için liderlik ve öncülüğünden vazgeçmeye hazır olduğunu gösterdi. Çünkü Barzani, artık Qazi Muhammed’in öncü ve lider olduğunu, Kürdistan Cumhuriyeti ve Kürdistan’ın bir parçasında iki lider olmaması gerektiğini çok iyi biliyordu. Barzani, Kürdistan Cumhuriyeti ve Qazi Muhammed’e destek için Mahabad’a, Kürdistan’ın o parçasında gittiğini çok iyi biliyordu. Dolayısıyla Barzani’yle birlikte Mahabad’a giden o güç, eğip bükmeden ve tartışmaya girmeden Kürdistan Cumhuriyeti ordusuna dahil edildi. Bu şekilde Mele Mustafa Barzani Peşmergeleri tamamen Pêşewa Qazi Muhammed’in komutası alına girdi.

Mele Mustafa Barzani’nin o sorumluluk duygusu ve Qazi Muhammed’in yüksek siyasi anlayışı, güzel, medeni ve sorumlu bir çalışmayı ortaya koydu. Kürdistan’ın her bir parçasının durum analizi ve özellikleri, bir an bile olsa hiçbir şekilde Mele Mustafa Barzani ile Qazi Muhammed gibi iki lider arasında sorun yaşanmamasını sağladı. Bu da iki tarafın duruş ve idraki sayesinde oldu.

Böylesi örneklerin tekrarlanması, bir millet ve ulus için gurur verici olur. Ulusal çıkarları hedefleyen cevher taşıyan sorumluluk sahibi siyasetçiler için bu tür örnekleri tekrarlamak kolaydır.