K24 ÖZEL - Kılıçdaroğlu ‘Helalleşme’ yolculuğunda Kürtlere uğrayacak mı?

Siyasetçiler, Kılıçdaroğlu’nun “Helalleşme” açıklamasını demokrasi adına olumlu adım olarak değerlendirerek, bunun toplumsal barış için de desteklenmesi gerektiği görüşünde.
author_image Cesim Ilhan

DİYARBAKIR (K24)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı ‘Helalleşme’ ile ilgili açıklamasındaki “Roboski’yle helalleşeceğiz, Diyarbakır hapishanesi mahkûmlarıyla helalleşeceğiz, Ahmet Kaya ile helalleşeceğiz” ifadeleri birçok kesimden olumlu ve olumsuz tepkiler aldı.

Kılıçdaroğlu’nun ‘Helalleşme’ yolculuğunda Kürtlere uğrayıp uğramamanın yanı sıra, bu konuda nasıl adımların atılacağı merak konusu.

K24’e konuşan siyasetçiler, Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını demokrasi adına olumlu adımlar olarak değerlendirerek, bunun toplumsal barış için de desteklenmesi gerektiği görüşünde.  

“AÇIKLAMA KÜRT SORUNU İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM”

K24’e konuşan siyasetçi - akademisyen Doç. Dr. Ufuk Uras, Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının Türkiye’deki diğer toplumların Kürtlere yönelik yaklaşımı ve Kürt sorununun çözümü için önemsenmesi gerektiğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: 

“Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları kamuoyu tarafından olumlu karşılandı çünkü farklı mağduriyetlerin aslında dayanışmasını içeriyor. Türkiye’deki mağdur toplum ve kesimin Kürtlere yaklaşımı, seküler ve mütedeyyin kesimin barışmasını içeriyor. Kürt sorununun çözümü için de önemli bir adım. Buna aynı zamanda ‘Cumhuriyetin yüzüncü yılını nasıl şekillendirmeliyiz, 21. yüzyılın Türkiye’sinin nasıl inşa edileceğine ilişkinde de ortak irade çağrısı’ şeklinde de bakmak lazım. Yani sadece geçmişte yaşananlar değil, buradan ders çıkarak geleceği nasıl şekillendireceğiz? O yüzden bu açıklamayı olumlu bir adım olarak değerlendiriyorum. Ama yol haritasına bakmak lazım. Çünkü bu süreçte CHP’nin çok gelgitleri oluyor.  ‘Aa ne güzel’ diyorsun, tam olumlu bir adım atılıyor, sonra bakıyorsunuz ki bambaşka bir şey olabiliyor.  Ama CHP gibi bir partinin bu konuyu gündeme getirmesi bence olumlu.”

“CHP’DE AĞIR AKSAK DA OLSA BİR DEĞİŞİM OLUYOR”

‘Helalleşme’ açıklamasını sadece bir seçim yatırımı olarak değerlendirmemek gerektiğini vurgulayan Uras, sözlerine şöyle devam etti:

“Şimdi Türkiye’de 50+1 seçim sistemi kaçınılmaz olarak Kürt siyasi hareketinin ve Kürt seçmenin desteğini gerektiriyor. Ama bu açıklamayı sadece bir seçim zorunluluğu veya özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi için bir taktik adımı olarak görmeyip hakikaten birlikte yaşama iradesi olarak değerlendirmek lazım. Bunun da yolu HDP’yi görmezlikten gelen politikalardan vazgeçmekten geçiyor. Halen 6 parti ortak anayasa komisyonu çalışmaları yapıyor ama HDP bu sürecin dışında kalıyor. Dolayısıyla bu sorunu hal etmeden sosyolojik fay hatlarında bir dayanışmayı sağlayıp bunun siyaseten taçlandırılması olarak eksik kalır tabii ki. Bunun mutlaka bir seçim boyutu da var ama ondan öte CHP’nin kendi ulusalcı geleneğiyle de aslında bir tür yüzleşme zemini açısından önemli. CHP’de ağır aksak da olsa bir değişim oluyor. Yani eski bildiğimiz Deniz Baykal CHP’si değil, bir adım attıklarında desteklemek, yanlış yaptıklarında da eleştirmek lazım. Sonuçta CHP’ye kefil olunacak bir durum yok ama ‘bu da nereden çıktı’ dememek lazım. Bu arayışlar olumlu arayışlar.” 

KILIÇDAROĞLU NASIL YÜZLEŞECEK?

K24’e konuşan insan hakları aktivisti ve siyasetçi Akın Birdal da CHP lideri Kemal Kılıçadaroğlu’nun açıklamalarının Kürt sorununun çözümü için önemli olduğunu ifade ederek, söylenenlerinin altını beslenmesi gerektiğini söyledi.

“CHP açıklamalarında ve görüşmelerinde siyasi iklime göre değil, haklar ve özgürlükler ekseninde bir rota belirlemelidir. Her şey mümkün o nedenle Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri önemli ama özellikle Kürt sorununun çözümü konusunda bunun altını beslemeli” diyen Birdal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bakın bir yandan böyle söylüyor diğer yandan kiminle helalleşecek ya da kiminle yüzleşecek? Egemen erkle mi? Bunun için hala Kürtler olmaksızın bir adım ilerlemez. Bunu söylerken Kürtlerle yan yana durmaktan çekiniyorlar. Meral Akşener’le yan yana gelerek mi yüzleşme olacak? Bütün demokrasi güçleriyle, hukuk kurumlarıyla, insan hakları kuruluşlarıyla, hukuka bağlı olan yargıçlar ve savcılarla bağımsız bir yargı oluşturulmalı. Bu konuyla ilgili yüzleşmek ve hesaplaşmak için adım atılmalı ve mecliste derhal bir araştırma komisyonu oluşturulmalı. Herkesin bir arşivi var. CHP ilk önce kendi içerisinde bir yüzleşme komisyonu oluştursun ve bu komisyonun çalışmalarının sonuçlarını meclise taşısın, kamuoyuyla paylaşsın. Birtakım olguları reddederek olmaz bu iş. Demokrasi ekseninde Kürtsüz, emekçiler olmadan, kadınsız olmayacağını artık anlamaları gerekir.” 

“AÇIKLAMA CHP İÇİN ÖNEMLİ”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının CHP açısından önemli olduğuna dikkat çeken Birdal şunları vurguladı: 

“CHP açısından önemli olan bunun arkasında durmak ve bunu yüzleşmeye dönüştürmektir. Çünkü bağımsız bir mahkeme olmadan insanlara, halklara karşı savaş suçu, işkence benzeri suçlar işlemiş olanlar için yargılama ve hukuk karşılığı olmadan yüzleşmenin ve helalleşmenin bir karşılığı yoktur. O nedenle biz bunu bir yüzleşme olarak anlamalıyız ve onu zorlamalıyız. Yüzleşmeden olmaz çünkü yüzleşilirse, o zaman bu suçları işlemiş olanların bağımsız mahkemelerde yargılanması, mahkûm edilmesi söz konusudur. Ve mağdurların da vicdanını rahatlatacak olan odur. Bu dini bir teoridir, biz hukuku esas alırız. Uluslararası hukuk bu şekilde karşılık veriyor. Biz reddetmeyi değil, bu sözün arkasında bir yüzleşme olarak evrilmesini istemeliyiz, talep etmeliyiz.”

‘YÜZLEŞME’ NE ANLAMA GELİYOR?

Birdal son olarak CHP liderinin açıklamalarını toplumsal barış için desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını reddetmeyi doğru bulmuyorum. Çünkü toplumsal barış için ne söyleniliyorsa ne adım atılıyorsa bence önemlidir. Toplumsal barışa kim hizmet ediyorsa, kim mesaj veriyorsa desteklenmeli ve tartışmaya açık karşılamalıyız. Çünkü çok sancılı bir toplum. Kutuplaşmış, belirsizlik taşıyan, kimsenin önünü göremediği, yarınları kestiremediği bir süreç var. O nedenle toplumsal muhalefetle ile siyasal muhalefet yan yana buluşmalı. Muhalefetin bir planı olmalı.  Demokrasi, adalet, özgürlük ve insan haklarını içerecek bir deklarasyon bildirgesi yayınlamalı” şeklinde konuştu.

NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından yayımladığı video ile "helalleşme" kararı aldığını duyurmuş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

."Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım. Ben ömrümde, ülkemizde nefreti ve sevgiyi gördüm. Artık sevgi kazansın istiyorum. Ülkemizin iyileşmeye, helalleşmeye ihtiyacı var. Helalleşmek geçmişi değiştirmez ama geleceğimizi kurtarır. Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım."