Başka alfabelerde/ dillerle Kürtçe

Başka alfabelerde/ dillerle Kürtçe
Başka alfabelerde/ dillerle Kürtçe

Moğol tarihçisi Kaşani’nin (ö.1336) “Tarih-i Olcayto”sunda ‘Kürdistan’da birkaç yıl kalıp ‘Kürt dilini ve lehçesini öğrenen’ bir adamdan söz edilmektedir. 1400 itibariyle Avrupalı seyyahların eserlerinde de Kürtçe konuşan Ermeni, Süryani unsurlara değinildiği görülmektedir. Kürtçe sadece Kürtlerin değil, Kürtlerle yaşayan Süryani, Ermeni, Yahudi topluluklarının konuşma dili, kimi zaman da kendi alfabeleriyle oluşturdukları veya dini mekanlarında icra ettikleri sözlü-yazılı ana veya ikinci dil konumundaydı. Tarihsel sürece dayanamayarak yok olan veya yok edilen onlarca eserin içinden günümüze ulaşan birkaç eser bulunuyor. 

Kürtlerin tümünün veya bir kısmının, Arami/Arap alfabesinden önce kullandığı alfabeye yönelik ilk somut bilgi İbn Wahşiyye’nin (ö. 930) “Şewqul’-Müsteham fi Marifeti Rumuzu’l-Aqlam (Kalemlerin Sembollerini Öğrenmeye Tutkun Kimsenin Arzusu)” isimli eserinde yer almıştır. İbn Wahşiyye, kitabının yedinci bölümünde eski kralların/iktidarların kullandığı alfabelerden söz ederken, sadece ismen ‘Kürtler’i anmış, Kürtlere atfedilen alfabeye ilişkin bilgileri de kitabın sonundaki ekteki ‘Nebatiler, Keldaniler ve Sabi’unlar’ın muhafaza ettiği Tufan-öncesi (nden kalma) alfabeleri (ss:165)’ başlığında vermiştir.

İbn Wahşiyye Kürtlerin iddialarına yer vererek ‘Binoşad’ ve ‘Masi es-Sorati’nin bütün eserlerini örneğini vermiş olduğu alfabeyle yazdıklarını söylemiştir. Alfabedeki harflerin (toplam 37 harf) Arapça (28 harfin) karşılığını veren Wahşiyye, geriye kalan harflerin (2+7) ise hiçbir alfabede/dilde (70 dilden bahseder) karşılıklarının bulunmadığı notunu düşürmüştür. Bu alfabenin ‘Med Döneminde (MÖ 800-600) mi ya da sonrasında mı kullanıldığı bilinmemektedir. Ayrıca bir alfabeyle sadece 35 civarında eserin yazılmış olması olasılığı pek akla uygun değildir. Geriye bu alfabeden bir eserin bulunmamış olması da ilginç bir durum. Ya bölgede yaşanan savaşların etkisiyle yok edildi ya da saklanılmaktadır. 

Ezdi Kürt alfabesi

Dünyada sadece ‘Ezdi/Yezidi Kürtlerinin kullandığı bu alfabeden birkaç eser günümüze ulaşmıştır. Bilindiği gibi literatürde ‘Ezdi’ inancının kurucusu olarak Şeyh Adi (1070'ler – 1162) olarak gösterilmektedir. 13/14.yy.da ilk defa yazıldığı düşünülen ancak eldeki yazma nüshalarının 19.yy.a işaret ettiği “Mushafa Reş/Kara Kitap” ile “Kitab-ı Cilve” dışında başka ‘saklı’ belgeler daha vardır.  Sağdan sola 33 harfle yazılan bu alfabe, Kürtçenin Kurmanci lehçesindeki eserlerin yazımında kullanılmıştır. 

Arami/Arabi alfabesi

Takip edebildiğimiz kadarıyla Arami/Arabi alfabenin Kürtler tarafından kullanımı miladi dokuzuncu asırdan sonradır. Günümüzde hala Irak ve İran ile Suriye ve Türkiye’de Kürt din alimleri tarafından kullanılmaktadır. Bu alfabeden sonra, tarihsel süreçle beraber, gerek Kürtçe metin derlemesi yapan yabancılar, gerekse Kürtlerle yaşayan etnik unsurlar ve gerek Kürdlerin kendileri tarafından Latin, Ermeni, Kril, Gürcü alfabeleri de kullanılmıştır. 

M. Birhane Tarini (1985-...), Mardin’de 1899 yılında bir Süryani din alimi tarafından Arabi/Arami alfabesiyle istinsah edilmiş olan ancak daha önceki tarihlerde yazıldığı belirtilen Kurmanci lehçesiyle yazılmış olan 120 manzum dini içerikli şiirleri kapsayan eseri 2024’te bulup latinize ederek 2025 yılında  “Terenumen Kurdi” adıyla yayınladı.

Latin alfabesi

Arami alfabesinden sonra, Batılılılar tarafından 1400 sonrasında yapılan İncil’in Kürtçe çevirisinde Latin alfabesinin kullanıldığı düşünülmektedir. Ancak kaynaklarda zikredilen bu esere şimdiye kadar karşılaşılmamıştır. Kesin olarak bilinen ilk Latin alfabeli Kürtçe metinler, İtalyan din adamı Maurizio Garzoni (1734-1804) 1787 tarihinde basımı yapılan “Grammatica e vocabolario della lingua kurda” isimli gram-sözlüğünde görülmüştür.  Bu metinden sonra, özellikle de 1850 sonrasında Kürtçe yazılı ve sözlü kaynaklarından yapılan derlemelerde görülmektedir. Her araştırmacı Fransızca, Almanca, İtalyanca, İngilizce, Finçe imladan hareketle kendi metnini oluşturmaya çalıştırmıştır. Kürtlerce büyük oranda Latin alfabesinin kullanımı ise, Celadet Eli Bedirxan’ın 1932’den sonra Hawar dergisiyle, Şam’da 1930-1940 yılları arasında yayınladıkları kitaplarla olmuştur. Belirtmemiz gerekir ki, Celadet’ten önce Rusya’da 1925 yılından başlanarak 1944’e kadar zaten Latin alfabesinin bir başka versiyonu kullanılmaktaydı.

Yine 19. yüzyılın sonlarında Kril alfabesiyle Kürtçe metinlere karşılaşmaya başlıyoruz. Ama gerçek anlamda bu alfabenin benimsetilmesi ve Kürtlerce kullanımı ancak 1944’ta Stalin’in zorunlu hale getirmesiyle başlamıştır. Bu tarihten 1990’lara kadar Kril alfabesine devam edilmiş olsa da, Rusya’nın etkisinden çıkan bölgelerle beraber, giderek azalmıştır. 1990’larla beraber Gürcü alfabesi de Kürtlerce kullanılmaya başlanmıştır. Gönümüzde Gürcistan sınırları içerisinde yaşayan Kürtler kitap ve süreli yayınlarını bu alfabeyle neşretmektedirler. 

Süryani alfabesi

Süryani yazar Herepiskopos Aziz Günel, Midyat’ın Baminmin köyünde doğan Süryani patriği yardımcısı Mafiryan Basilyus Şemun’un (ö.1740) ‘Lawij (dinî kılam-şarkı)’ adında, makamla söylenen ve vezinli şiirlerden oluşan Kürtçe bir kitabının olduğunu ifade etmiştir. Şemun’un günümüze gelen 51 tane dörtlüğü bulunmaktadır. C.A. Bedirxan, Basilos Şemun’un Mir Mıhemed (Emir Mehmet) için söylediği şiirlerin kayıtlı olduğu üç yazmayı Latin harflerine çevirip  ‘Hawar’ dergisinde yayınlamıştır. P.G. Kreyenproek ise Mor Basilios Şemun’un Kürtçe ‘Lawij’leri üzerine geniş bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Ablahad ‘Odišo tarafından 19. yy’da Süryani alfabesiyle Kurmancî’nin Badinî ağzıyla Amadîyya’de yazılan “Ktaba d-Turaş Mamlla Kartwaya/Kürt Dilinin Grameri” isimli  gramer kitabında Kürtçe deyim ve atasözleri ile beraber Ablahad’ın 1888 yılında Kürtçe yazmış olduğu iki ilahîsi de bulunmaktadır.19. yüzyıl Süryani din alimlerinden David Barzane (1820-1880) hem kendi dilinde, hem de Süryani alfabesiyle Kürtçe şiirler yazmıştır.

İbrani/Yahud, alfabesi

Hemidreza Nikravesh yakın tarihli bir makalesinde; Yahudiler tarafından İran Kirmanşah bölgesinde Gorani lehçesiyle İbrani alfabesinin 19. yüzyılda kullanıldığı Kürtçe eserlerin mevcut olduğunu ortaya çıkardı. Ms. Heb. 28°4385 adıyla korunan 1877, 1878 ve 1879 yıllarında oluşturulan yazma eserde Gorani lehçesinin meşhur anlatıları toplanmıştır: “Bayre Beyan”, “Rustem u Sohrab”, “Heyder Beg ve Sanamber”, “Leyla u Mecnun”, “Gurbe u Muş” . Ms. Heb. 28°4386 isimli bir başka yazmada ise Elmas Xan Kenduleyî’nin “Xurşid u Xwar” mesnevisi ile başka eserler bulunmaktadır. 

Ermeni alfabesi

Gerek Avrupalı din misyonerleri gerekse Ermeniler tarafından Ermeni alfabesiyle Kürdçe eser telif veya tercüme girişimleri 1800’lerden itibaren görülmektedir. Çoğunluğu Încil çevirilerine veya dini anlatıya dayanan bu külliyatın dışında, İstanbul’da 1860 yılında basılan “Ayppenaran Kürderen Yev Hayeren, Alifbecuz Kurmanci u Armeni” isimli eserle beraber tespit edilebildiği kadarıyla, biri yazma olmak üzere 17 eser daha oluşturulmuştur.

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.