Dicle Nehri'nde alarm: Yaklaşık 500 kaynaktan doğrudan kirli su akıtılıyor
Yeşil Irak Gözlemevi, Dicle Nehri'ni tehdit eden yaklaşık 500 kirlilik kaynağı bulunduğunu ve bunun ülkenin kamu sağlığı, su ve gıda güvenliği açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu bildirdi.
Gözlemevi tarafından bugün (23 Ağustos 2026) yayımlanan açıklamaya göre Dicle Nehri, endüstriyel atıklar, tıbbi atıklar ve arıtılmamış kanalizasyon suları nedeniyle sürekli çevre ihlalleriyle karşı karşıya kalmakta.
Su krizinin artık sadece su miktarının azalması seviyesinden çıkıp çevresel bir tehdide ve insan sağlığını bozan bir boyuta evrildiği vurgulandı.
Gözlemevi, Bağdat'ta hiçbir arıtma işlemine tabi tutulmaksızın tıbbi ve kanalizasyon atıklarını doğrudan nehre deşarj eden 23 büyük boru hattının bulunduğunu aktardı.
Açıklamada, Diyala Çayı’nın büyük miktarda kanalizasyon suyu, kimyasal atıklar ve Resafe arıtma istasyonlarının atıkları nedeniyle kirliliğin Dicle'ye taşınmasındaki ana kaynaklardan biri haline geldiği vurgulandı.
Yapılan araştırmaların sudaki "poliklorlu bifenil" ve "ftalat" gibi tehlikeli kimyasal maddelerin varlığını ortaya koyduğu belirtilirken, bu maddelerin arıtma istasyonlarında arıtılamaması, kronik hastalıklara yakalanma riskini ve insan organlarında tahribat oluşma ihtimalini arttırdığı ifade edildi.
Basra, Bağdat, Wasit, Misan ve Zikar vilayetleri bu kirlilikten en çok etkilenen bölgeler olarak bildirildi. Buna göre Basra, kuzey vilayetlerinin atıklarıyla kirlenmiş ve tuzluluk oranı yüksek bir su alırken, Bağdat'ta rastgele kirliliğin yayılması nedeniyle sorun daha da derinleşmiştir.
Wasit ve Misan ile ilgili olarak gözlemevi, bu iki vilayetin Diyala ve Bağdat nehirlerinin sularının kirlenmesi, tarımsal su atıkları ve su seviyesinin düşmesi nedeniyle zarar gördüğünü açıkladı.
Zikar için ise sorunun, su kalitesinin kötüleşmesi ve nehrin alt kısımlarındaki bataklık bölgelerinde ve yan kollarda kirliliğin birikmesi olarak belirlendiği ifade edildi.