Türkiye'de çocuk suçluluğu alarm veriyor: Uzmanlardan "eğitim ve ekonomi" vurgusu

Türkiye genelinde suç oranlarındaki artış sürerken, bu tablonun en endişe verici boyutunu suça sürüklenen çocuklar oluşturuyor. Resmî verilere göre geçen yıl yüz binlerce çocuk güvenlik birimlerine intikal ederken, kamuoyunda cezaların caydırıcılığı tartışma konusu oluyor. Hukukçular ise kalıcı çözümün cezaların ağırlaştırılmasında değil, sosyal ve ekonomik iyileştirmelerde yattığına dikkat çekiyor.

Türkiye'nin en derin sosyal yaralarından biri haline gelen çocuk suçluluğu, her geçen yıl sayısal olarak büyüme eğilimi gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçtiğimiz yıl 600 binden fazla çocuk güvenlik birimlerine götürüldü. Bu çocukların 267 bini mağdur olarak kayıtlara geçerken, 196 bini ise suça sürüklenen çocuklar olarak belirlendi.

Bu tablo, "cezaların suçu önlemede yetersiz kaldığı" ya da "eğitim ve toplumsal sistemde derin bir kriz olduğu" yönündeki tartışmaları alevlendirirken, vatandaşlar da konuya farklı perspektiflerden yaklaşıyor.

Vatandaşlar İkiye Bölündü: Ekonomik Çıkmaz ve Lüks Yaşam Talebi

Yaşanan duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan bazı vatandaşlar, temel sorunun yoksulluk, lüks yaşam özentisi ve kötü eğitim olduğuna dikkat çekiyor. Bir vatandaş durumu, "Birincisi kötü eğitim, ikincisi işsizlik çocukların suça karışmasına neden oluyor. Üçüncüsü de maalesef çocuklarımız artık lüks bir yaşam hayal ediyor; en iyi telefona, arabaya sahip olmak ve ceplerinin para dolu olmasını istiyorlar." sözleriyle özetledi.

Bir diğer vatandaş ise caydırıcılığın artırılması gerektiğine vurgu yaparak, "Bir daha suça karışmamaları ve çevrelerine gözdağı olması için ağır şekilde cezalandırılmalılar." görüşünü savundu.

Hukukçulardan "Cezai Değil, Önleyici Tedbir" Uyarısı

Hukukçular ise sorunun köküne inilmeden atılacak adımların yetersiz kalacağı görüşünde birleşiyor. Asıl çözümün cezaları artırmakta olmadığını belirten Avukat Veysel Demirkaya, çocukların ekonomik imkansızlıklar nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmaması gerektiğini ifade etti.

Demirkaya, cezaevine giren çocukların kötü muameleden uzak tutularak rehabilitasyon ve eğitime tabi tutulmasının şart olduğuna işaret etti.

Öte yandan, artan çocuk suçluluğuyla mücadele kapsamında hükümet de yasal düzenlemelere giderek, 12. Yargı Paketi çerçevesinde 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaları ağırlaştırmıştı. Uzmanlar ise yasal tedbirlerin yanı sıra sosyal politikalara ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.