Anbar’da insani kriz: Kurtarılışın üzerinden 10 yıl geçti, evler halen enkaz

Bugün, Anbar vilayetine dönüş yapan binlerce yerinden edilmiş aile; konutlarının tamamen yıkılmış olması ve kamusal desteğin yetersizliği nedeniyle ağır bir insani krizle karşı karşıya. Yetkililerin sürekli verdiği sözlere rağmen, bu aileler şu ana kadar herhangi bir tazminat alamadı. 

Yıkılan evlerin sahipleri, hak ettikleri mali destekleri alabilmek için sürekli olarak hükümet dairelerini ziyaret ediyor. İhmal edilme ile tırmanan yaşam mücadeleleri arasında, belirsiz bir durum içinde yaşıyorlar.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan yerinden edilmiş yurttaşlardan Ebu Ahmed, şu ifadeleri kullandı:

"Geri dönen nüfus için ne bir tazminat ne de sosyal yardım sağlanmaktadır. Konutların tamamı tahrip olmuş durumdadır ve geçimimizi nasıl sürdüreceğimizi bilemiyoruz. Anbar’ın kurtarılmasının üzerinden on yılı aşkın bir süre geçmesine ve 2026 yılına ulaşılmış olmasına rağmen halen mağduriyetimiz giderilmemiştir." 

Geri dönen sığınmacılardan bir diğeri olan Mustafa Hamid ise, 10 yıl önce döndüklerini ve şu ana kadar hükümetten hiçbir destek alamadıklarını kaydederek,"Geri dönenlerin sayısı bir buçuk milyonu buluyor ve yıkılan evlerimiz için hiçbir tazminat yok." dedi.

Bu durum, söz konusu vatandaşların acılarına son verme konusunda ilgili makamların yetersiz rolüne dair pek çok şüphe ve soruyu beraberinde getirdi. Vatandaşlar şu anda istikrarın en temel gereksinimlerinden bile yoksun bir gerçeklikle baş başa kalmış durumdalar.

Siyasi araştırmacı Dr. İsa Aday konuya ilişkin şunları söyledi:

"Mevcut zorlu koşullara rağmen, içinde bulunduğumuz dönemde ve bu bütçe çerçevesinde söz konusu dosyanın nihai çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz. Vatandaşların zorunlu göç ve mülk kaybı nedeniyle yaşadığı mağduriyetler artık sonlandırılmalı; kamu otoritesi, zarar gören kesimlerin tazmin edilmesi sorumluluğunu üstlenmelidir." 

Anbar sakinlerinin umutları, yıkık evler ile tutulmayan sözler arasında asılı kalmaya devam ediyor. Bölge halkı, karar vericilerin mağduriyetlerine kulak vermesini ve bu uzun süreli insani dosyayı çözüme kavuşturmasını bekliyor.