İbrahim Halil Baran
Writer
Korona artık bir fikirdir
Hegemonya yarışında Çin’in ABD’yi geride bıraktığı hâkim alanın yapay zekâ olduğu artık bilinen bir gerçek. Bu alanda hizmet veren şirketlerin yüzde ellisinden fazlasını Çinli şirketler oluştururken geriye kalanını bütün dünya ülkeleri oluşturuyor. Bu başarının arkasında 1,5 milyarlık nüfusun sağladığı büyük bir veri havuzu ve yatırım yapmaktan korkmayan bir devlet aklı var.
Hegemonya yarışında Çin’in ABD’yi geride bıraktığı hâkim alanın yapay zekâ olduğu artık bilinen bir gerçek. Bu alanda hizmet veren şirketlerin yüzde ellisinden fazlasını Çinli şirketler oluştururken geriye kalanını bütün dünya ülkeleri oluşturuyor. Bu başarının arkasında 1,5 milyarlık nüfusun sağladığı büyük bir veri havuzu ve yatırım yapmaktan korkmayan bir devlet aklı var. Yakın bir zamana kadar kopya ürünler veya başka ülkelerde geliştirilmiş fikirlerin hamaliyesini Çin malı olarak üreten ülke artık çok başka bir yerde.
Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından haklı ulusal güvenlik gerekçeleri ve endişeyle izlenip engellense de 5G gibi internetin en ileri teknolojisine bütün ülke sathında sahip olması, yüz tanıma sistemlerindeki gelişmişliği, günlük perakende satışlarının neredeyse %80’ini online ödeme ile gerçekleştirmesi ve yıllık 5 trilyon dolara yaklaşan dijital ekonomisi; Çin’in bu alandaki liderliğinin başlıca göstergeleri. Bu büyümenin en önemli ayağını batı menşeli aplikasyonların engellenerek Çinli muadillerinin yaratılması ve böylece milli verilerin muhafaza edilmesi düşüncesi oluşturuyor. Batıdan ilham alınarak üretilen ve başlangıçta Çin’in Whatsapp’ı ya da Çin’in Facebook’u gibi adlarla tanıtılan Wechat, Youku, Baidu, Tencent ve Alibaba gibi uygulamalar şu an benzetildikler ürünlerden daha üstün özelliklere sahip ve data toplama konusunda çok daha ileri bir yerde duruyorlar.
Çin’in dijital altyapısının ve muazzam yapay zekâ uygulamalarının gücü, bütün dünyada büyük paniğe yol açıp yükselme trendi gösterirken Çin’in kontrol altına aldığı koronavirüs meselesinde yeniden görüldü. Zira salgının yayılmasının geriletilmesi büyük oranda bir mobil uygulama ile sağlandı. Her vatandaşın kimlik numarası ile zorunlu olarak kullandığı Wechat uygulamasına eklenen yeni bir özellik; vücut ısısı ölçümü yaparak diğer sağlık bilgilerinin girilmesini zorunlu kılıyor, ön kamera aracılığıyla hastalık bulgularını değerlendiriyor, GPS verileriyle diğer vakalarla mesafeleri ölçüyor ve şartları değerlendirerek vatandaşın virüse yakalanıp yakalanmadığına yapay zekâ ile kanaat getiriyor. Pozitif verili şahıslar yine online olarak çok iyi organize edilmiş Komünist Parti’nin üyeleri tarafından takibe alınarak gerekli tıbbi müdahaleye tabi tutuluyorlar. Öte yandan evlerinde karantina altında alınan vatandaşların tüm ihtiyaçları da benzer şekilde uygulamalarla çalışan lojistik ekipleri tarafından sağlanıyor.
Haklı gerekçelerle otoriterlikle suçlanan Çin, dijital devrimi kendi toplumunu elde tutmak için kullanıyor. Çin’in bu mücadeleden zafer ile çıkması, kendi toplumunu sistem etrafında yeniden konsolide ederken, ona uluslararası arenada da bir açılım sağlayacaktır. Salgın öncesi dünyanın gözü önünde ABD’nin şiddetli mobbingine maruz kalan Çin’in bu dönemde büyük ekonomik kaybına rağmen baskılardan kurtulması onun hanesine yazılacak ilk kazanımdır. ABD’nin Avrupa’daki müttefiklerine dahi uçuş yasağı getirdiği ve olağanüstü hal ilan ettiği kriz halinde Çin’in belli bazı yerler dışında herhangi bir yasak getirmediği, ülkeye giriş yapanların itina ile takip edilerek karantina otellerine yerleştirildiği ve salgının olduğu ülkelere iyileşen hastalarının plazma transfüzyonlarının da dâhil olduğu önemli medikal yardımlar yaptığı görülmektedir. Bu krizin bu şartlarda bir süreliğine de olsa devam etmesi durumunda Çin’in korana virüsünü kontrol altına almak ile gelecek liderlik pozisyonunu çıkarları için kullanacağı rahatlıkla söylenebilir.
Siyasal tarih, doğal afetlerin politik etkilerini kontrol altına alamadığı için sosyal olarak helak olmuş yüzlerce devletle doludur. Bu krizle birlikte ABD-Çin çatışması duraksadı; altın yükselirken dünya borsaları, petrol fiyatları, pariteler, Çin’in ihracatı keskin düşüşler yaşadı fakat hala Çin’in üretim zincirinde bir sorun yok ve piyasaya enjekte edilmiş büyük bir para var. Bugün Çin, her vatandaşının anlık sağlık raporuna sahip bir devlet olarak kendi toplumunu ve başındaki felaketi kontrol altına almış görünüyor. Diğer taraftan mesela binlerce yıllık devlet geleneğiyle övünen İran’ın dramatik çöküşüne ve batı devletlerinin yapay zekâyı doğuran medeniyete ev sahipliği yapmalarına rağmen korkunç bir şekilde bocalamasına tanık oluyoruz. ABD küresel gücüne rağmen şu an içine çekiliyor ve krizin böyle seyretmesi onun ülke içindeki sosyal, ekonomik ve özellikle bir kangrene dönüşmüş olan sağlık sistemi ile ilgili tüm problemlerini açığa çıkaracağa benziyor. Bu durum zaten borçlu esnafın ekonomik krize denk gelmesi gibi dokunaklı bir hikâyeyi anımsatıyor.
Bu krizin başlangıcındaki yaygın komplo teorisi ABD’nin Çin’in önünü kesmek için böyle bir virüsü dolaşıma soktuğu düşüncesiydi. Nitekim Çin'in önde gelen epidemiyologlarından Cong Nanşan da virüsün Çin'de ortaya çıkmasının, kaynağın Çin olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Licien ise "Salgını Vuhan'a getiren ABD ordusu olabilir; ABD bize bir açıklama borçlu" ifadelerini kullanmıştı. Oysa çağların değişim noktalarındaki espri, yeni bir ileri silah teknolojisine sahip olma halidir. Şu an kim kime karşı kullanıyor bilmiyoruz ama kontrol sahibi olan ilk darbeyi yiyen Çin’dir ve görünen o ki ortada eğer bir biyolojik silah varsa Çinliler onu kullanarak kendilerini test ettiler.
Usta stratejist Sun Tzu, Savaş Sanatı kitabında “Savaşta mahir olanlar, düşmanı savaş alanına getirir ve onun tarafından oraya getirilmezler” der ve ekler; “Savaş meydanında ilk olan ve düşmanın gelmesini bekleyen, savaş için daha çok hazır olur; sahada ikinci olan ve savaşmak için acele etmek zorunda kalanlar daha bitkin olacaktır.” Peki, koronavirüsün Çin’den çıkması bir tesadüf mü yoksa Çin’in düşmanını kendisinin ilk vardığı, güçlü, avantajlı olduğu savaş meydanına çekme hamlesi mi?
Cevap ne olursa olsun artık korona bir virüsten daha çok bir fikirdir. Mevcut düzeni sıfırlayabilecek kadar güçlü bir fikir. Medeniyetin seyrini değiştirebilecek kadar güçlü bir fikir.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.