Başkan Barzani: Irak'ı anayasal kurumlar değil, paralel yapılar yönetiyor

Başkan Mesud Barzani, Irak'taki siyasi gidişata ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunarak; ülkeyi anayasal kurumların değil "paralel devletçiklerin" yönettiğini söyledi. Mevcut federal sistemin "ortaklık, denge ve uzlaşı" ilkelerinden saptığını vurgulayan Mesud Barzani, hükümet protokolünün uygulanmaması halinde Bağdat'taki koalisyondan çekilebileceklerinin sinyalini verdi.

Al Sharqiya kanalına verdiği röportajda, 2003 sonrası inşa edilen siyasi sistemi değerlendiren Başkan Barzani, yeni Irak'ın anayasa ruhuna uygun yönetilmediğini ve Bağdat'ta hala katı merkeziyetçi bir zihniyetin hüküm sürdüğünü ifade etti.

Irak'ı anayasal kurumlar değil, paralel yapılar yönetiyor

Sunucunun "Irak'ı kim yönetiyor; anayasal kurumlar mı, paralel devletçikler mi?" sorusuna net bir dille yanıt veren Mesud Barzani, "Kesinlikle anayasal kurumlar yönetmiyor; paralel yapılar yönetiyor. Bu durum tam bir felakettir. Geçmişte merkeziyetçi rejimler halka karşı baskı, kimyasal saldırı ve Enfal uyguladı ancak sonunda çöktü. Bugün de aynı yöntemi benimseyen hiçbir sistem ayakta kalamaz, çöker." uyarısında bulundu.

Sorunların yegane reçetesinin anayasaya koşulsuz bağlılık olduğunu vurgulayan Mesud Barzani, Erbil ile Bağdat arasındaki kopukluğun yalnızca Kürdistan Bölgesi'ne değil, tüm Irak'a kriz olarak geri döndüğünü dile getirdi.

Amiri ile imzalanan protokol şartımızdır

Bağdat'taki siyasi aktörlerin yalnızca hükümet kurma süreçlerinde Erbil'in kapısını çaldığını ve kabine kurulduktan sonra verilen sözlerin unutulduğunu belirten Mesud Barzani, mevcut hükümete katılım şartlarına dair ilk kez bu kadar net konuştu.

Hükümet kurulmadan önce bağlayıcı bir anlaşmaya imza atıldığını hatırlatan Başkan Barzani, şu ifadeleri kullandı:

"Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile Koordinasyon Çerçevesi adına Hadi Amiri arasında imzalanmış resmi bir mutabakat var. Bizim bu hükümette yer almamızın yegane temeli bu anlaşmadır. Söz konusu protokol harfiyen uygulanmalıdır; aksi takdirde bizim bu hükümette kalmamızın hiçbir meşru gerekçesi ve anlamı kalmaz."

Mesud Barzani, Irak'ta yetkilerin tek bir grupta toplanmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, KDP ve Sadr Hareketi gibi asli unsurların dışlandığı bir yapının tamamen kilitleneceğini söyledi. Başkan Barzani, silahların devlet tekeline alınması sürecinin de mevcut rant odakları nedeniyle oldukça zor olduğunu vurguladı.

Irak'ta göreve gelen başbakanları hüsnüniyetle desteklediklerini ancak başbakanların tam yetki ve özgür iradeyle hareket edemediğini ifade eden Mesud Barzani, yürütmenin siyasi partiler, özellikle de iktidarı fiilen elinde tutan Koordinasyon Çerçevesi tarafından sınırlandırıldığını belirtti.

Ülkenin tek bir bileşenin tahakkümüyle yönetilemeyeceğinin altını çizen Başkan Barzani, “Ortaklık, uzlaşı ve denge ilkelerine dönülmediği müddetçe fiili durum ortadadır. Hükümet kurulmadan önce KDP’yi izole etmeye dönük çirkin bir komplo kuruldu. Ancak geçmişte de KDP'yi tasfiye etmek isteyenler tarihten silindi. Eğer Sadr Hareketi olmazsa, biz yoksak ve diğer unsurlar dışlanırsa bu siyasi sistem felç olur, tamamen kilitlenir.” uyarısında bulundu.

Mevcut başbakanın iyi niyetli bir çaba sergilediğini ve yolsuzlukla mücadele konusunda Bağdat ile tam koordinasyon içinde olduklarını kaydeden Başkan Barzani, Bölge'ye kaçmaya çalışan şüphelilerin ve kaçırılan varlıkların merkezi hükümete iade edildiğini aktardı.

Silahların yalnızca devlet tekeline alınması hedefine de değinen Mesud Barzani, sürecin çetinliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Başbakanın bunu tek başına başarması son derece güç; Koordinasyon Çerçevesi'nin samimi desteğine ihtiyacı var. Belirlenen takvimde bu hedefe ulaşılması kolay değil çünkü bu tablodan menfaat sağlayan çevreler silahlarını bırakmak istemiyor. Temennimiz bu meselenin bir iç çatışmaya meydan vermeden suhuletle çözülmesidir. Silahlar her grubun kendi inisiyatifinde değil, yalnızca Başkomutanlığın emrinde ve denetiminde olmalıdır.”

Başkan Mesud Barzani, yabancı güçlerin plansız çekilmesinin 2011'dekine benzer şekilde DAİŞ tehdidini yeniden canlandırabileceği uyarısında bulundu. Mesud Barzani; silahların devlet tekeline alınmaması halinde Irak’ın ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacağını, dolar akışının kesilmesi durumunda ise ülkenin memur maaşlarını dahi ödeyemeyeceğini vurguladı.

DAİŞ eski manevra kabiliyetini kaybetse de hala ciddi bir tehdittir

Uluslararası koalisyon güçlerinin Irak'tan tamamen çekilmesi yönündeki baskılara değinen Başkan Barzani, 2011 yılındaki Amerikan çekilmesinin hemen ardından DAİŞ’in ortaya çıktığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:

“O dönem 'Amerikalılar çekilirse DAİŞ'in gelmeyeceğinin garantisi var mı?' diye sormuştum. Bugün de tıpatıp aynı senaryonun tekrarlanmasından ciddi endişe duyuyorum. DAİŞ eski manevra kabiliyetini kaybetse de hala ciddi bir tehdittir. Koalisyon güçleri işgalci değil; hükümetin resmi davetiyle hava ve lojistik destek sağlayan unsurlardır. Silahlı grupların 'yabancı güçler çekilmeden silah bırakmayız' söylemi ise süreci çıkmaza sokmak için üretilmiş bir bahaneden ibarettir.”

Başkan Barzani ayrıca, hiçbir çatışmanın tarafı olmamalarına karşın Kürdistan Bölgesi'ne bugüne kadar binden fazla füze ve kamikaze İHA saldırısı düzenlendiğini hatırlatarak bu saldırganlığı sert bir dille kınadı.

Peşmerge güçlerinin kurumsallaşması ve tek çatı altında birleşmesi sürecine değinen Mesud Barzani, siyasi partilere bağlı askeri birliklerin tamamının istisnasız Peşmerge Bakanlığı bünyesindeki merkezi emir-komuta zincirine bağlandığını bildirdi.

Erbil ile Bağdat arasında sık sık krize dönüşen bütçe payı konusuna da açıklık getiren Başkan Barzani, dağılımın resmi nüfus sayımı verilerine göre yapılması gerektiğini belirtti.

Son resmi nüfus sayımının gerçekleri ortaya koyduğunu ifade eden Mesud Barzani, tartışmalı bölgelerle birlikte Kürdistan Bölgesi nüfusunun genel Irak nüfusunun yüzde 14,5'ine ulaştığına dikkat çekerek, federal bütçede Bölge'ye ayrılacak payın en az yüzde 14 olarak tescillenmesi gerektiğini söyledi.

Kerkük başta olmak üzere ihtilaflı bölgelerin statüsünü belirleyen anayasanın 140. maddesine ilişkin tartışmalara da son noktayı koyan Başkan Barzani, anayasa maddelerinin zaman aşımına uğramayacağını hatırlattı. Bu maddenin uygulanmasının Kürt halkı açısından vazgeçilmez bir "kırmızı çizgi" olduğunu yineleyen Mesud Barzani, yıllardır askıda bekleyen Petrol ve Doğal Gaz Yasası'na ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

“Sorunun çözümü anayasada mevcuttur. Petrol ve Doğal Gaz Yasası'nın anayasanın 111 ve 112. maddeleri temelinde, hakkaniyetli bir uzlaşıyla nihai çözüme kavuşturulması için Bağdat'taki müzakere heyetimize tam yetki verilmiştir.”

Suriye Kürtlerinin mevcut konjonktürde Şam yönetimiyle akılcı bir uzlaşı arayarak mevcudiyetlerini koruması gerektiğini belirten Mesud Barzani, uluslararası ilişkilere dair şunları kaydetti:

“Şayet kendi öz gücünüze güvenmez, kendi ayaklarınız üzerinde duramaz ve kaderinizi başkalarına —bu güç ABD dahi olsa— emanet ederseniz, günün birinde mutlaka yere kapaklanırsınız.”