Abdulhay Okumuş: Çerçeve yasada Kürtlerin haklarına yer verilmiyor

Abdulhay Okumuş
Abdulhay Okumuş

Türkiye’de çözüm süreci ekseninde yürütülen "çerçeve yasa" tartışmaları siyaset ve hukuk kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. DEM Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) resmi tatile girmeden önce yasal düzenlemenin yasalaşmasını talep ederken, hukukçular ve siyasi analistler, mevcut taslak metninin Kürt meselesinin kalıcı çözümüne yönelik kapsamlı ve somut adımlar barındırmadığı yönünde uyarılarda bulunuyor.

TBMM Tatilinin Ertelenmesi "Çerçeve Yasa" Sinyali mi?

Resmi takvime göre 1 Temmuz (bugün) itibarıyla tatile girmesi beklenen TBMM’nin çalışma süresi, alınan stratejik bir kararla uzatıldı. Meclis kulislerinde bu hamle, "çerçeve yasa"nın yasalaşma sürecine yönelik bir ön hazırlık olarak değerlendiriliyor. 

Söz konusu yasal düzenlemenin, özellikle PKK mensuplarının geri dönüş süreçlerini hukuki bir zemine oturtmak amacıyla tasarlandığı belirtiliyor. Uluslararası hukuk mekanizmalarına ve dünyadaki benzer çatışma çözümü örneklerine dikkat çeken hukukçular, TBMM’nin zaman kaybetmeksizin yasal süreçleri işletmesi gerektiğinin altını çiziyor.

"İktidar Somut Adımları Geciktirme Eğiliminde"

Hükümetin sürece yönelik tutumunu ve yasal adımların takvimlendirilmesini eleştiren hukukçu Sedat Yurtdaş, mevcut yaklaşımın stratejik bir hata olduğunu savunarak şu değerlendirmede bulundu:

"Mevcut siyasi konjonktürde iktidarın ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın somut adımları zamana yayma ve yapısal reformları erteleme eğiliminde olduğu görülmektedir. Süreci küçük ve gecikmeli adımlarla yönetme stratejisi rasyonel bir yaklaşım değildir. Küresel ölçekteki çatışma çözümü modelleri incelendiğinde, yasal çerçevenin geciktirilmeksizin ve kararlılıkla oluşturulduğu görülür. Dolayısıyla yasal reform sürecinin ivedilikle başlatılması elzemdir."

"Yasa Maddeleri Hak Odaklı Değil, Silah Bırakma Eksenli"

Siyasi analistler, çerçeve yasanın kamuoyunda "Kürt meselesinin nihai çözümü" algısıyla sunulmasına karşın, içerik itibarıyla oldukça sınırlı bir çerçeveye sahip olduğunu vurguluyor.

Taslak metnin içeriğine ilişkin yapısal eleştirilerde bulunan Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD) Genel Başkan Yardımcısı Abdulhay Okumuş, iktidarın süreci tamamen kendi güvenlik doktrini üzerinden şekillendirdiğini belirterek şunları kaydetti:

"Öngörülen çerçeve yasa, özü itibarıyla PKK mensuplarının geri dönüş ve yargılanma usullerini düzenleyen 6-7 maddelik teknik bir mevzuat paketinden oluşmaktadır. Metinde, Kürt halkının kolektif, anayasal ve kalıcı haklarına yönelik herhangi bir stratejik açılım yer almamaktadır. İktidar, sürecin başında deklare ettiği 'Terörsüz Türkiye' vizyonu doğrultusunda, tamamen güvenlik eksenli bir harita izlemeye devam etmektedir."

Kalıcı Çözüm Uyarısı: "Anayasal Güvence Şart"

Hukukçular ve siyasi analistler, çerçeve yasanın diyalog zemininin korunması açısından kritik bir aşama olduğu hususunda mutabık kalmakla birlikte meselenin dil, kimlik, kültürel haklar ve anayasal güvenceler boyutunda yapısal reformlarla desteklenmemesi durumunda, orta ve uzun vadede daha derin ve yapısal krizlerin tetiklenebileceği uyarısında bulunuyor.