Karasu: Biz kesinlikle bu süreci başarıya götürmek istiyoruz

PKK yöneticilerinden Mustafa Karasu, çerçeve yasanın Kürt meselesini çözen bir düzenleme olmadığını ancak çözüm sürecinin hukuki ve siyasi zemine taşınması açısından “önemli bir başlangıç” olduğunu söyledi. Barış sürecinde kullanılan dilin önemine de dikkat çeken Karasu, ''Barış ilk önce dille başlar.'' dedi.

Medya Haber'e konuşan Mustafa Karasu, 10 Ağustos’ta Meclisten çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çerçeve yasanın uzun süre beklendiğini belirten Karasu, yasanın gecikmeli olarak Meclise geldiğini, sürecin aslında 27 Şubat 2025’te PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başladığını söyledi.

Karasu, yasayı Kürt meselesinin çatışmasızlık temelinde demokratik ve siyasi yollarla çözümünün ''başlangıcı'' olarak gördüklerini belirtti. Yasanın mevcut haliyle Kürt meselesini çözmediğini vurgulayan Karasu, buna rağmen sürecin ilerletilmesi gerektiğini ifade etti. 

Karasu, yasanın Kürt meselesinden söz etmemesini ve Kürtlerin yaşadığı sorunun çözümüne ilişkin açık bir çerçeve ortaya koymamasını ise ''önemli bir eksiklik'' olarak değerlendirdi.

Mustafa Karasu, ''Kürt sorunundan söz etmemesi, Kürt sorununun çözümünü ortaya koyan, Kürt gerçeğini ortaya koyan bir yasa olmaması tabii ki önemli bir eksikliktir.'' dedi. 

Bundan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceğinin belirleyici olacağını ifade eden Karasu, kendi tutumlarının ''süreci ilerletmek'' yönünde olduğunu söyledi:

''Biz kesinlikle bu süreci başarıya götürmek istiyoruz. İrademiz bu yöndedir. Devletin yaklaşımı şöyledir, böyledir değerlendirilebilir. Değerlendiriyoruz zaten. Ama bizim açımızdan yasa gerçekleşti. Biz bundan sonra önümüze bakacağız.''

Barış sürecinde kullanılan dilin önemine de dikkat çeken Karasu, şunları kaydetti:

''Barış ilk önce dille başlar, bu önemlidir. Bu 100 yıllık bir sorundur. Evet, 50 yıllık bizim öncülük ettiğimiz mücadele var. 50 yıllık bir çatışma var fakat bu sorun 100 yıllıktır.''

Karasu, tarafların bir yandan barış için görüşürken diğer yandan eski çatışma döneminin ifadelerini kullanmasının ''doğru olmadığını'' savundu.

Mustafa Karasu, ''Dil değişmeden, üslup değişmeden, yaklaşım değişmeden barışı gerçekleştirmek mümkün değildir. Hem barış için oturacağız, konuşacağız, görüşeceğiz hem de dilimizi buna göre ayarlamayacağız.'' dedi. 

Karasu, çerçeve yasanın hayata geçirilmesinin toplumun sürece katılımıyla mümkün olacağını savunarak, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:

''Bu sürece seyirci kalınmamalıdır, bu sürece müdahil olunmalıdır. Halk ve demokrasi güçleri bu sürece müdahil olursa o zaman bu yasanın pratikleşmesi, bu süreç içinde bir buçuk, iki yılda yapılan tartışmalar çerçevesinde düşünülen, tartışılan demokratik Türkiye hedefine böyle ulaşılabilir.''