Ayşegül Doğan: Bu gizli ajandalı bir süreç değil
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, ''Bu gizli ajandalı bir süreç değil, 100 yıllık Kürt meselesinde ilk kez hukuki bir adım atıldı.'' dedi.
Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde bugün (13 Ağustos 2026) düzenlediği basın toplantısında Meclisten rekor oyla geçen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Doğan, ''Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yakın zamanda ilk kez böyle bir yasa teklifini konuştuk. Saatler, aylar süren görüşmeler sonra yasa geçti. Çerçeve yasa, dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine 467 oy çıktı. Bu oylar ortak bir amaç için verildi. Toplumsal barış, toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek ve barış çabalarını kalıcılaştırmak için verildi. Biz de ilk kez temsil ettiğimiz siyasi geleneğimizde böyle bir yasaya oy verdik.'' ifadelerini kullandı.
''Kürt meselesinin demokratikleşmesinde önemli bir adım atıldı.'' diyen Doğan, sözlerine şöyle devam etti:
''100 yıllık meselede ilk kez hukuki bir adım atıldı. Aylardır şunu ifade ediyoruz; Bu bir al ver süreci değil. Bu gizli ajandaların olduğu bir süreç değil. Bu 86 milyonun geleceğini ilgilendiren ve önümüzdeki yüz yılı birlikte kazanmamızı sağlayacak bir süreç diyoruz. Ortada kendini feshetmiş, stratejik olarak silahlı mücadeleyi bitirdiğini ilan etmiş, silahlarını yakarak imha etmiş bir örgüt var. Şimdi bu örgüt için bir yasal çerçeve oluşturuluyor. Bunun hukuki sonuçlarını düzenleyecek bir çerçevede nerede bir taviz var? Bu döngüden çıkmak gerekiyor.''
''Mesela sürecin hiçbir yerinde, hiçbir zaman ayrılıkçı bir talep dile gelmedi.'' diyen Doğan, konuşmasına şöyle devam etti:
''Oysa bazıları çıkıp ne diyorlar? Sanki böyle bir ülke bölündü bölünecek gibi bir takım propagandalar yapmaya çalışıyorlar. Bunların karşılığı yok. Bir ayrılık talebi yok. Aksi ne? Yalnızca güvenlikçi yöntemlerle ya da operasyonlarla çözülürmüş gibi birtakım argümanlar öne sürenler var. Bu yöntem 40 yıl kesintisiz bir şekilde denendi. Sonuç vermedi. Çatışma üretti, sorunu daha da derinleştirdi. Güvenli ülke, çatışmanın nedenlerini ortadan kaldırmaya karar vermiş ve bu yönlü adım atmak için siyasi irade ortaya koymuş ülkedir. Bu da hukukla, siyasetle, diyalogla, müzakereyle mümkün. İçinden geçtiğimiz sürece böyle bakmak gerekiyor ve dünyada silahlı çatışmaların büyük çoğunluğu da diyalog ve müzakereyle sona ermiş süreçlerdir.''
Ayşegül Doğan, basın toplantısında HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eylül ayında tahliye olacağı iddialarına ilişkin soruya da yanıt verdi.
Doğan, "Yasanın uygulama aşamasına ilişkin takvimi görmek gerekiyor. Kurulların oluşmasının takviminin kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" dedi.
AİHM ve AYM kararlarına işaret eden Doğan, "Ne Demirtaş'ın ne Yüksekdağ'ın içeride kalmasını gerektirecek bir hukuki neden yok." ifadelerini kullandı.
Doğan, açıklamasında, "Bir saniye dahi içeride tutulmamalı, hakkında bu yönlü kararlar olanlar. Demirtaş ve Yüksekdağ çoktan tahliye olmalıydı ve özgürlüğine kavuşmuş olmalıydı." vurgusunda bulundu.
Ayşegül Doğan, DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nin de 6 Eylül’de Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini söyledi.