Numan Kurtulmuş: Öcalan yasadan yararlanmıyor
Türkiye Büyük MNillet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, ''Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." dedi.
Numan Kurtulmuş, MÜSİAD'ın Bakırköy'deki merkezinde Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından dün (15 Apustos 2026) "Terörsüz Türkiye" temasıyla düzenlenen 17. Milli İrade Buluşmasında konuştu.
Kurtulmuş, bu isimlerden Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit'i anarak, "Ne yazık ki ne zaman bu sorunu çözmek için bir adım atılsa birileri devreye girmiş, birtakım suikastlarla, provokasyonlarla bu süreç berhava edilmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde 2013-2014 yıllarında gerçekleştirilen ve neredeyse bitme noktasına gelen, toplumsal hafızada 'Dolmabahçe Mutabakatı' diye yer eden o süreçte de işlerin gayet iyi gittiği bir noktada, o günkü devlet yapısı içerisinde konuşlanmış bazı hain odaklar tarafından -ismini verelim, FETÖ'nün birtakım emirberleri ve ileri karakolları tarafından- o süreç akamete uğratılmıştı." diye konuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve öncülüğüyle sürecin yeniden başladığını ifade eden Kurtulmuş, "Süreç, fevkalade uzun bir merhaleden geçti ve Allah'ın lütfuyla 10 Ağustos 2026'da Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 oyla 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' kabul edildi ve çok önemli bir viraj geride bırakılmış oldu." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, çatışma çözümleri uygulamalarında hep bir üçüncü gözün bulunduğunun altını çizerek, "Bir tarafta örgüt, bir tarafta devlet, bir de başka bir devlet ya da başka bir uluslararası kuruluş üçüncü göz olarak süreci kontrol eder. Bizim örneğimizde üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz de birinci göz de bizatihi milletin kendisidir ve milletin temsilcileridir. Ümit ediyorum, aradan yıllar geçtikten sonra Türkiye'deki bu çaba, bütün uluslararası ilişkiler okullarında, kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümlerinin halledilmesi bakımından bir ders olarak okutulacaktır. Onun için diyoruz ki bu model, Türkiye modelidir." diye konuştu.
Bugüne kadar gelinmesinde örgütün silah bırakma iradesinin de önemli etkisinin olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Orta Doğu'da en çok bulunan şey silahtır. Orta Doğu'da pazarda peynir ekmek satılır gibi on yıllar boyunca silah satıldığını, silah tedarik edildiğini biliyoruz. Esas mesele bir daha bu memlekette hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silahı alarak dağa çıkmasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmaktır. İnşallah bunu sağlayacağız." dedi.
Kurtulmuş, kanunun detaylarına ilişkin ise, "Herhalde dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, işini yaparken kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirisinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı süre içerisinde bu yasanın kapsamından istifade edilmesi mümkün değil." değerlendirmesini yaptı.
Yasanın geçici olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan istifade edemeyeceğini vurguladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten yani 1. madde yerine getirildikten sonra 6 ay süre verilecek. Bu 6 aylık süre içerisinde silahlarını bırakan ve 'Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim.' diyen örgüt elemanları bundan istifade edebilecek. Bir başka soru çok sık soruluyor. Yasada çok net bir şekilde ifade edilmiş olmasına rağmen bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin, bu haliyle yasadan yararlanması mümkün değildir." şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, "Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur. İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi, kardeşlik üzerindeki faaliyetlerimizi artıracağız." dedi.