Irak Başbakanlık Danışmanı Salih’ten döviz rezervleri açıklaması
Irak Başbakanı Mali Danışmanı Mazhar Muhammed Salih, ülkenin yabancı döviz rezervlerinin göreceli olarak hala orta düzeyde olduğunu belirtti.
Irak Haber Ajansına (INA) açıklamalarda bulunan Mazhar Muhammed Salih, Uluslararası Para Fonunun (IMF) 2025 yılı tahminlerine dayanarak Irak’ın 2026 yılı toplam rezervlerinin yaklaşık 79,2 milyar dolar olarak öngörüldüğünü ve bunun da yaklaşık 9,6 aylık mal ve hizmet ithalatına denk geldiğini kaydetti.
Salih, Irak’ın yabancı rezervlerinin şu anda bu seviyeye yakın seyrettiğini dile getirdi.
Rezervlerin verimlilik ölçütlerine göre altı aydan fazla ithalatı finanse etmenin göreceli olarak güvenli bir düzey olduğunu belirten Salih, bu yıl rezervlerde kaydedilen düşüşün tehlikeli bir seviyeye ulaştığı için değil, gelecekte mali güvenlik marjını daraltabilecek bu düşüş eğiliminin devam etme riskinden ötürü daha fazla ihtiyat ve takip gerektirdiğini vurguladı.
Yabancı rezervlerin dinarın döviz kuru istikrarını desteklemede kilit rol oynadığını ve para birimi üzerindeki baskılara karşı ana savunma hattı işlevi gördüğünü ifade eden Salih, bunun, Merkez Bankasının dolar sağlama ve meşru talebi karşılayabilme kapasitesi sayesinde gerçekleştiğini ve bunun da genel ekonomik istikrar ile büyümenin korunmasına katkı sunduğunu belirtti.
Petrol gelirlerine bağımlılığın en belirgin risk kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Salih, petrol gelirlerindeki olası bir düşüşün hükümet gelirlerinde ve döviz likiditesinde gerilemeye yol açacağını, bunun da rezervler ile döviz kuru istikrarı üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtti.
Merkez Bankasının para politikasının bağımsızlığının korunmasının önemini vurgulayan Salih, bütçe açığını kapatmak için yabancı rezervlerin veya likit mali varlıkların sürekli olarak kullanılmaması çağrısında bulunarak, bunun rezervlerin israfına ve enflasyonist ile likidite baskılarının artmasına neden olacağı uyarısında bulundu.
Iraklı yetkili, kalıcı çözümün hükümet harcamalarının, özellikle de kamu harcamalarının kontrol altına alınmasında, petrol dışı gelirlerin geliştirilmesinde ve likiditenin yönetilerek parasal istikrarın korunması için para politikası araçlarının kullanılmasında yattığını sözlerine ekledi.