Kürdistan Bölgesi’nde cuma hutbesinin konusu "bağımsızlık referandumu" oldu
Kürdistan Bölgesi Evkaf ve Din İşleri Bakanlığı Cuma Hutbesi Kurulu Üyesi Abdullah Şerkaweyi, camilerde irad edilen cuma hutbelerinin ana gündem maddelerinden birinin Bağımsızlık Referandumu olduğunu belirterek; toprağı savunmanın ve kendi kaderini tayin hakkını elde etmenin ulusal bir görev olmanın da ötesinde dini ve meşru bir vecibe olduğunu vurguladı.
Abdullah Şerkaweyi, bugün (25 Eylül 2026) Kurdistan24’e yaptığı açıklamada, Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’nun 9. yıl dönümü vesilesiyle minberlerden verilen mesajlara dikkat çekti. Şerkaweyi, irad edilen cuma hutbelerinde Kürt halkının tarihine büyük bir ulusal kazanım olarak geçen bu tarihi adımın çeşitli boyutlarıyla ele alındığını ifade etti.
Hutbenin ana temalarından birinin özgürlük hakkı olduğunu belirten Şerkaweyi, şu değerlendirmede bulundu:
"Özgürlük, Yüce Allah’ın yeryüzündeki tüm halklara eşit olarak bahşettiği temel ve fıtri bir haktır. Bu hak yalnızca bir halka tanınıp bir diğeri bundan mahrum bırakılamaz; hiçbir lider de kendi inisiyatifiyle bir millete bunu lütfedip diğerinden esirgeyemez. Bilakis özgürlük, ilahi bir haktır ve her ulus için vazgeçilmezdir."
Şerkaweyi ayrıca, "Yüce İslam şeriatı; insan onurunu korumak, adaleti hakim kılmak ve halkları boyunduruk ile zulümden kurtarmak gayesiyle gönderilmiştir. Dolayısıyla halkların özgürlüklerini savunması meşru bir haktır. Toprağı, vatanı savunmak ve kendi kaderini tayin hakkına kavuşmak ise ulusal bir sorumluluk olmaktan önce dinî bir mükellefiyettir." ifadelerini kullandı.
Kürdistan halkının referanduma gösterdiği yüksek teveccühe ve katılım oranına değinen Cuma Hutbesi Kurulu Üyesi Şerkaweyi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Böyle bir günde Kürdistan halkının yüzde 92’sinden fazlası bağımsızlığa 'Evet' demiştir. Bu sandık iradesi yalnızca siyasi bir faaliyet değil; doğrudan milletin sinesinden doğan, Allah vergisi meşru bir hakkın tecellisiydi. Dolayısıyla, dünyadaki diğer tüm uluslar gibi Kürt halkının da kendi kaderini tayin etmesi ve bağımsızlığına kavuşması en doğal, meşru ve hukuki hakkıdır."