Diyarbakır'da kadın cinayetleri protesto edildi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi öncülüğünde Diyarbakır'da kadın cinayetleri protesto edildi. 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, kentte 4 kadından ikisinin boşanmak istediği eşleri tarafından katledildiğini belirterek, ''Bu coğrafya yıllardır kadın mücadelesi yürütüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın katliamların önüne geçme, kadınları şiddetten, baskıdan, koca baskısından kurtaracak mekanizmalardan bahsediyoruz. Bu mücadelenin çeşitli aşamaları var. Bugünlere kolay gelinmedi. Kadın mücadelesinde bilinç kolay olmadı. Son 15 yıldır iktidarın politikalarına karşı kadınlar şehir fark etmeden akıntıya karşı mücadele veriyor, rüzgara karşı mücadele veriyor.'' diye konuştu.

Yerel yönetimler olarak şiddete karşı yürüttükleri politikalara da işaret eden Serra Bucak, ''Ne yazık ki bu çalışmalar kadın cinayetlerini durdurmaya yetmiyor. Çünkü bu yapısal bir sorun. Erkeklerin kendilerini kadınların üzerinden kurduğu bir ilişki var. Bu iktidar ilişkisi evlere dahi sirayet etmiş.'' dedi. 

Yargının üzerinde bir erkek elin olduğunu, 6284’ü uygulamadığını, pek çok zaafların olduğunu belirten Bucak, ''Barolar, kurumlar bunları söylemekten yoruldu ama iktidar duymuyor. Adli yardım, adli destek veriyoruz kadınlar için biz buradayız. Biz bunları yaparken iktidar ‘iyi halli’ midir değil midir diye indirim uyguluyor.'' diye konuştu. 

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku soruşturmalarına da dikkat çeken Bucak, Rojin Kabaiş soruşturmasının ''intihar'' denilerek kapatılmaya çalıştığına dikkat çekti.

Bucak, ''Örgütlü toplum ancak şiddeti durdurabilir. Birbirinin yarasını sarar. Bu örgütlü toplum Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’i yalnız bırakmadı, Ayfer Çakmak’ın da mücadelesini yalnız bırakmayacak. Kadınlar burada ve birbirine sahip çıkacak.'' ifadelerini kullandı. 

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ise, kadın cinayetlerinin bugün artarak devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:

''Kadınlar evlerin içinde en yakınları tarafından katlediliyor. Biz kadınlar 90’lardan bugüne Kürt özgürlük mücadelesini yürütürken aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesini de yürüttük. Bizler o yüzden bir yandan kadın kimliğimizin özgürlük ve eşitli mücadelesini verirken aynı zamanda Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürüttük. Bugün bu ülkede iktidar bakanlıklarıyla, tasarruf tedbirleriyle, cezasızlık politikalarıyla kadına yönelik şiddetin olmadığını iddia ederken bizler yerel yönetimlerde kadınların hayatta kalmasına dönük çalışma yürüttük. Burada kadınlar hem erkek hem devlet şiddetiyle mücadele etti. Erkek-devlet şiddetiyle mücadele eden kadınlar, mekanizmaların nasıl oluşacağına dair karar verdi. Amed’de kadınlar katledilmeyi değil özgür kimliğiyle yaşamayı hak ediyor.''