Cevdet Yılmaz: 15 başmüfettiş fonları araştırıyor
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon skandalında mağduriyetlerin giderilmesi için kamu kaynaklarının kullanılmayacağını söyledi. Yılmaz, ''Fon soruşturmasında 15 başmüfettiş görev yapıyor.'' dedi.
Cevdet Yılmaz, 455 binden fazla yatırımcının etkilendiği fon soruşturması ve tasfiye sürecine ilişkin Anadolu Ajansı Editör Masası'nda açıklamalarda bulundu.
Sürecin hükümet tarafından başından beri takip edildiğini belirten Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu'nun kurulduğunu ve Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) inceleme başlattığını söyledi.
DDK'nin yaklaşık 15 denetmen ve müfettişle sahada çalıştığını aktaran Yılmaz, incelemeler sonucunda hem idari eksikliklerin hem de kişilerin sorumluluklarının ortaya çıkarılacağını ifade etti. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) da çeşitli kararlar aldığını belirten Yılmaz, adli soruşturmaların sürdüğünü kaydetti.
Soruşturma kapsamında 7 şirket ve 131 fon hakkında tedbir uygulandığını belirten Yılmaz, söz konusu fonların toplam fon piyasasının yüzde 4,6’sını oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, üç şirketin olağan tasfiye koşullarını kabul ettiğini ve bu şirketlere bağlı 17 fonun tasfiye sürecinin tamamlandığını belirtti. A1 Capital, Bulls ve Pardus bünyesindeki fonlarda 8 Ekim’de ödemelerin gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, yaklaşık 44 bin yatırımcının ödemelerinin yapıldığını ifade etti.
Kapalı fonların da kendi koşulları çerçevesinde tasfiye edileceğini belirten Yılmaz, bu kapsamdaki üç kuruluşta 2 binden fazla yatırımcının bulunduğunu söyledi. Olağan yöntemlerle tasfiye sürecine giren yatırımcı sayısının yaklaşık 46 bine ulaştığını kaydetti.
Yılmaz, en büyük fonun Tera olduğunu; Pusula, Hedef ve Atlas fonlarının da süreçte bulunduğunu belirtti. Atlas Portföy ile olağan tasfiye konusunda görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Yılmaz, bu seçeneğin hayata geçmesi halinde yaklaşık 58 bin yatırımcının daha olağan tasfiye sürecine dahil olabileceğini söyledi.
Olağanüstü tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılması planlanan ödemelere ilişkin bilgi veren Yılmaz, hesaplamada net yatırım tutarının esas alınacağını belirtti. Yılmaz, taslak düzenlemeye göre 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. Ancak düzenlemenin henüz Meclis’ten geçmediğinin altını çizerek açıklamalarının mevcut kanun teklifi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Net yatırım tutarının hesaplanmasında, yatırımcının fona yatırdığı para ile daha önce çektiği tutarların dikkate alınacağını belirten Yılmaz, nihai hak ve yükümlülüklerin hesaplama ve mahsuplaşma yoluyla belirleneceğini ifade etti.
Teklifte küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının önceliklendirildiğini aktaran Yılmaz, olağanüstü tasfiye düzenlemesinin yasalaşması halinde bu kapsamda ele alınan yatırımcı sayısının 100 binin altına düşebileceğini öne sürdü.
Yılmaz, fon mağdurlarına yapılması planlanan ödemeler için kamu kaynağı kullanılmayacağını vurguladı. Bankacılık sistemindeki mevduat güvencesi ile serbest fon yatırımlarının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirten Yılmaz, fon piyasasında devlet güvencesi bulunmadığını söyledi.
Ödemelerin finansmanında, her fon için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde açılan hesaplarda toplanacak kaynakların kullanılacağını belirten Yılmaz, bu kaynakların şirketlerin ve kişilerin mal varlıklarının satışından elde edilecek gelirleri de içereceğini ifade etti.
SPK kararları doğrultusunda 131 fon için ayrı ayrı hesap açıldığını aktaran Yılmaz, ayrıca genel bir hesap oluşturulduğunu kaydetti. TMSF’nin varlıkların nakde dönüştürülmesi sürecinde önemli yetkilere sahip olacağını belirten Yılmaz, yatırımcılara yapılacak ödemelerin bu kaynaklardan karşılanmasının planlandığını söyledi.
Yılmaz, fahiş kazanç elde eden kişilerin gelirlerini iade etmelerinin veya yatırımcılara ödeme yapmalarının adli soruşturmaları sona erdirmeyeceğini de vurguladı. Hukuka aykırı işlemler, piyasa bozucu faaliyetler ve haksız kazanç iddialarına ilişkin soruşturmaların devam edeceğini belirtti.
Fon soruşturmasında yatırımcılarla piyasa bozucu işlem yapanların birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Yılmaz, sermaye piyasalarının Türkiye’nin kalkınması ve üretimin finansmanı açısından önemli olduğunu söyledi. Yılmaz, “Hiç kimse bu piyasalara gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler” ifadelerini kullandı.
Sorunlu fonların sistemden çıkarılmasıyla sermaye piyasalarının faaliyetlerini sürdüreceğini belirten Yılmaz, yatırımcıların haklarının gözetilmesi ve piyasa bozucu faaliyetlerde bulunanların sorumluluklarının ortaya çıkarılması için sürecin devam ettiğini kaydetti.