Tülay Hatimoğulları: Somut adımlar geciktirilmemeli
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, barış sürecinin ilerlemesi için kayyumların geri çekilmesi, AİHM kararlarının uygulanması ve Meclis İzleme Kurulunun kurulması için çağrı yaptı.
Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan Tülay Hatimoğulları, barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Barış sürecinde somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, Türkiye içindeki ve sınıra yakın bölgelerdeki çekilme açıklamalarını ''tarihi bir adım'' olarak nitelendirdi.
İktidarın ve devletin sorumluluklarını belirsiz vaatlere bırakamayacağını belirten Hatimoğulları, karşılıklı adımların olağan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı beklenmeden atılması gerektiğini söyledi.
Toplumun süreçte somut gelişmeler görmek istediğini belirten Hatimoğulları, kayyumların geri çekilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın serbest bırakılması ve Abdullah Öcalan için umut hakkının uygulanması taleplerini dile getirdi.
Sürecin ilerlemesi için Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kuruluna bağlı alt komisyonların bir an önce oluşturulup çalışmaya başlaması gerektiğini kaydeden Hatimoğulları, Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışması öngörülen Barış ve Siyasallaşma Kurulunun da acilen faaliyete geçmesini istedi.
Tülay Hatimoğulları, bunun için Abdullah Öcalan’ın ''özgür yaşar ve özgür çalışabilir'' koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un girişimiyle kurulması öngörülen Meclis İzleme Kurulunun henüz oluşturulmamasını da eleştiren Hatimoğulları, Mecliste temsil edilen bütün siyasi partilerle görüşülmesi gerektiğini belirtti.
Kurulun sembolik kalmaması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, sahadaki gelişmeleri izleyecek, tıkanıklıkları ve gecikmeleri tespit edecek, taraflarla görüşecek ve rapor hazırlayacak işlevli bir mekanizma oluşturulmasını istedi. Kadın örgütleri ile Alevi kurumlarının da sürecin yalnızca izleyicisi değil, doğrudan tarafı olması gerektiğini ifade etti.