Diyarbakır’da "Kürt Dilinin Özellikleri" paneli düzenlendi
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen "Kürt Dilinin Özellikleri" başlıklı panelde, Kürtçenin köklü tarihi, lehçeler arasındaki yakınlaşma ve akademik geleceği ele alındı.
Prof. Dr. Fuat Sezgin Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen panelde, Şeyh Ahmed-i Fekir Divanı ve Mele Ahmed-i Hasi'nin Mevlidi gibi klasik eserler üzerinden Kürt dilinin tarihsel evreleri incelendi. Tarihi belgelerle Kürtçenin Hewraman’dan Maraş’a uzanan geniş bir coğrafyada asırlardır etkin bir şekilde kullanıldığı vurgulandı.
Kürtçe Farsçanın bir lehçesi değil, köklü ve bağımsız bir dildir
Panelde konuşan Mardin Artuklu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Adak, Kürtçenin İslam öncesine dayanan güçlü bir geçmişi olduğunu belirterek, "Kürtçe Farsçanın bir lehçesi değil, son derece zengin ve kadim bir dildir. Günümüzde Kurmanci, Sorani ve Zaza lehçeleri arasındaki karşılıklı anlaşılabilirlik her geçen gün artıyor; lehçeler birbirine yakınlaşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Aynı üniversiteden Prof. Dr. Hayrullah Acar ise Kürtçenin Arapça, Farsça ve Türkçenin etkilerine rağmen özgünlüğünü koruduğuna dikkat çekerek, mevcut olumlu akademik sürecin devam etmesi halinde dilin her alanda rüştünü daha güçlü biçimde ortaya koyacağını ifade etti.
Yapılan araştırmalara göre dünyada konuşulan 7 binden fazla canlı dil arasında Kürtçe, barındırdığı 900 bini aşkın kelime ve kavram zenginliğiyle dünyanın en zengin dilleri arasında 8. sırada gösteriliyor.