Kürdistan Bölgesi'nde tarım hamlesi: İthalattan ihracata
Kürdistan Bölgesi Hükümeti, ekonomide petrole olan bağımlılığı azaltmak ve gelir kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla tarım ve gıda sanayisini kalkınmanın merkezine yerleştirdi. Hükümet; vergi ve gümrük muafiyetleri, bedelsiz arazi tahsisi, artırılan silo kapasiteleri ve sözleşmeli tarım modeliyle ithalatçı konumdan üretici ve ihracatçı bir yapıya geçişi hızlandırıyor.
Yatırım Kurulu, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı ile Tarım ve Su Kaynakları Bakanlığı yetkilileri, Kurdistan24'e yaptıkları açıklamalarda hükümetin tarımsal kalkınma ve sanayileşme yol haritasının detaylarını paylaştı.
Beyaz ette ihracat başarısı
Tarım ve Su Kaynakları Bakanlığı Sözcüsü Qareman Qadir, hasat dönemlerinde yerli üreticiyi korumak amacıyla ithalata karşı sıkı tedbirler aldıklarını belirtti. Qadir; sebze, patates, domates ve meyve gibi ürünlerin hasat zamanında dışarıdan ithalatın yasaklandığını ya da yüksek gümrük vergileri uygulandığını söyledi.
Beyaz et sektöründe tam anlamıyla kendi kendilerine yeter seviyeye ulaştıklarını vurgulayan Qadir, "Tavuk ve yumurta üretiminde iç tüketimi karşılamanın ötesine geçtik; ürünlerimizin önemli bir kısmını Irak’ın orta ve güney vilayetlerine ihraç ediyoruz. Ayrıca çiftçimizin ürününe katma değer kazandırmak amacıyla paketleme ve soğuk hava depolama tesislerine her türlü kolaylığı sağlıyoruz." dedi.
Depolama kapasitesi 1 milyon tona yaklaştı
Bakanlık verilerine göre Kelar, Berdereş ve Kuştepe gibi yeni inşa edilen tesislerle birlikte bölgedeki silo sayısı 11'i aştı. Toplam buğday depolama kapasitesi 500 bin tondan yaklaşık 1 milyon tona yükseltilerek çiftçilerin yıllık tüm buğday rekoltesi güvence altına alındı.
Bunun yanı sıra Erbil, Süleymaniye, Duhok, Halepçe ve bağımsız idarelerde özel sektör iş birliğiyle geniş bir soğuk hava deposu ağı kuruldu. Bu sayede üreticilerin ürünlerini hasat döneminde değerinin altına satmasının önüne geçilirken, piyasaya yıl boyunca yerli ürün tedariki sağlandı.
Sanayiciye 10 yıl vergi muafiyeti, yerli ürüne alım şartı
Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Müsteşarı Serwer Hawari ise fabrikalara gümrük muafiyeti sağlamak için "yerli üreticiden alım yapma" şartı getirdiklerini açıkladı.
Hawari, sanayicilerin yurt içinde bulunmayan makine ve ham maddeleri 10 yıl boyunca gümrüksüz ithal edebildiğini, buna karşılık patates, domates ve zeytin gibi temel girdileri yerli çiftçiden satın almak zorunda olduklarını kaydetti. Hawari, "Fabrika sahipleri sözleşmeli tarım modeliyle çiftçiye özel tohum ve fide temin ediyor, hasat sonunda da ürünü satın alıyor. Bu durum sanayi ile tarım sektörü arasında güçlü bir ekonomik entegrasyon oluşturdu." diye konuştu.
Kırsal bölgelere bedelsiz arsa, tarımsal yatırımlarda yüzde 8 pay
Yatırım Kurulu Başkanı Muhammed Şukri de 9. Kabine döneminde gıda ve tarım yatırımlarına ayrılan payın yüzde 8'e ulaştığını belirtti. Buğday, süt ürünleri, gıda işleme ve paketleme alanlarında ciddi ilerleme kaydedildiğini ifade eden Şukri, üretilen ürünlerin iç pazarın yanı sıra Irak'ın diğer kentlerine ve yurt dışına ihraç edildiğini söyledi.
Yatırımcılara sunulan imkanlara değinen Şukri, "Merkezden uzak kırsal bölgelerde hayata geçirilen projelere bedelsiz arazi tahsis ediliyor ve tüm yatırım harçlarından muafiyet sağlanıyor. Ayrıca gıda sanayisi projelerinde gümrük muafiyeti süresi 5 yıldan 10 yıla çıkarıldı. Temel hedefimiz üretim maliyetlerini düşürerek halkın kaliteli gıdaya uygun fiyatla ulaşmasını sağlamak." dedi.
Tohumdan tarlaya, tarladan fabrikaya ve oradan sofralara kadar uzanan bu entegre üretim zinciri, Kürdistan Bölgesi'ni ekonomik krizlere karşı daha dirençli ve ihracat odaklı yeni bir modele taşıyor.