Vanlı öğretmen, evini sanat galerisine dönüştürdü
Van'ın Erciş ilçesinde emekli öğretmen Rıfat Çalışkan, ortaokul yıllarında başlayan resim tutkusunu 55 yıldır sürdürerek evinin bir bölümünü doğa manzaraları, insan hikayeleri ve Anadolu kültürünü yansıtan tablolarla dolu bir sanat galerisine dönüştürdü.
Resimle ortaokulun son sınıfında tanışan Çalışkan, 1977'de Van Eğitim Enstitüsünden sınıf öğretmeni olarak mezun olup mesleğe başladıktan sonra sanatla da bağını koparmadı.
Öğretmenlik yıllarında geliştirdiği resim tutkusunu katıldığı iki aylık hizmet içi eğitim kursuyla pekiştiren 6 çocuk babası Çalışkan, mesleği boyunca birçok öğrenciye resim yapmayı sevdirdi.
23 yıl önce emekli olduktan sonra resim yapmaya daha fazla zaman ayıran, yıllar içinde biriktirdiği gözlemleri ve anıları tablolarına taşıyan Çalışkan, evinin bir bölümünü resim atölyesine dönüştürdü.
Yaz aylarında bahçesinde, kışın ise evinde resimlerini tuvale yansıtan sanatçı, yarım asrı aşkın süredir sürdürdüğü resim tutkusuyla yaşam alanını adeta bir sanat galerisine çevirdi.
Ailesiyle çıktığı doğa gezilerinde manzaraları fotoğraflayan Çalışkan, tarlada çalışan insanlarla tanışarak evlerine konuk oluyor, yaşamlarına yakından tanıklık ettiği insanların hikayelerini çizdiği resimlerle anlatıyor.
Türkiye'nin birçok kentinde kişisel sergiler açan ve çok sayıda karma sergiye katılan Çalışkan, sanatını daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla Van'da yeni bir sergi düzenlemenin hazırlıklarını yapıyor.
Çalışkan, resim yapmanın bir tutkudan öte, hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi.
Resim yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığını dile getiren Çalışkan, şunları kaydetti:
"Resim eğitimi almadım ancak yaklaşık 30 yıl önce devletin açtığı hizmet içi eğitim kurslarına katıldım. Orada iki aylık eğitim aldım. Emekli olduktan sonra kendimi daha çok resme verdim. Yaz aylarında bahçede, kışın ise evde çalışıyorum. Bu işi bırakamıyorum, nedenini de bilmiyorum. Resim bana dünyanın tadını veriyor, vazgeçemiyorum. Resimlerim genellikle doğa manzaralarından oluşuyor. Kültür ağırlıklı resimlerim var. İnsan figürleri, çalışan insanlar da var. Köylere giderim, tarlada çalışan insanlarla görüşür, sohbet ederim. Fotoğraflarını çeker, evlerine misafir olurum. Onları dinler, kültürlerini yaşamaya çalışırım. Sonra tuvale yansıtırım."
Depremi konu alan tablolarını hazırlarken yaşadığı duygusal zorluğu da paylaşan Çalışkan, "Erciş depreminden sonra o gece yaşadıklarımızı tuvale yansıttım ve bu beni çok etkiledi. Resimleri yaparken çok üzülüyordum, çok sıkılıyordum ama yine de seri halinde 8 deprem tablosu yaptım." dedi.