Dalkurd iyi başladı

Deplasmanda puan almak, lig rekabeti açısından çok önemli bir oyun stratejisidir. Dünyanın her yerinde, her lig düzeyinde deplasmanda alınan bir puan, takımın hanesine bir kazanç olarak yazılır. Dolayısıyla kazanılan bu bir puandan ötürü Dalkurd’u kutluyorum

Dalkurd iyi başladı
Dalkurd iyi başladı

Deplasmanda puan almak, lig rekabeti açısından çok önemli bir oyun stratejisidir. Dünyanın her yerinde, her lig düzeyinde deplasmanda alınan bir puan, takımın hanesine bir kazanç olarak yazılır. Dolayısıyla kazanılan bu bir puandan ötürü Dalkurd’u kutluyorum.

Yeni sezonun bu ilk maçında, çok sert eleştirilere gerek yok; prensip olarak 6’ncı haftayı bekleyeceğim. Her yeni takım, hazırlık kampında kurguladığı oyun, sistem, taktik ve stratejisini lig rekabeti içinde sınar. Hazırlık kampında tasarlanan oyunun, sert lig zemininde ne kadar gerçekçi ve verimli olduğunun anlaşılmasına, ayrıca ihtiyaç vardır. Her teknik adam, bu altı hafta içinde eksik ve gediklerini kapatıp tamamlamaya çalışır. İlk altı hafta boyunca ben de oynanan oyunlara çok toleranslı yaklaşacağım.

Dalkurd’un oyuna dörtlü savunma ile başlaması, geçen sezondan farklı olarak doğru ve yerinde bir tercihtir. Ben dörtlü savunmaya içtenlikle inanan bir yorumcuyum. Yeni kaleciyi de çok beğendim. Hiçbir topa, sadece uzaklaştırmak amacıyla vurmadı. Penaltıyı kurtarmasından bağımsız olarak, temiz ayak içiyle, önündeki defans ile paslaşması, takdire değer bir niteliktir. Topu oyunda tutabilen bir kaleci, çok büyük bir kazançtır. Bir libero gibi, oyunu geriden başlatmak için, ayak içi temiz bir kaleci, günümüz futbolunun yükselen değeridir.

Bu maç analiz yazısını eleştiri yazısına dönüştürmeden, kıymetli olduğuna inandığım kimi sorular sorarak, oyun, sistem, taktik ve stratejinin bazı tasarımlarını daha görünür kılmak istiyorum. İlkin oyunu bu kadar geniş alanda oynamak, Dalkurd’un çıkarına mıdır, diyerek meseleyi tartışmaya açayım. Dörtlü defans kurgusunun en önemli özelliği, pozisyonun ve topun durumu ne olursa olsun, alan daraltmaktır. Topun Dalkurd’da ya da rakipte olması bu temel ilkenin niteliğini değiştirmez. Östers IF deplasamanında Dalkurd defansının bu prensibe çok uyduğunu söylemek doğru olmaz.

Hem alanı daraltmamak hem de top rakibe geçtiğinde geriye doğru koşular yaparak, rakibe oynayacak alan ikram etmek, bütük bir sorun gibi duruyor. Eğer Dalkurd hemen bugünden itibaren, ciddi tedbirler almazsa, ilerde çok ciddi sıkıntılar yaşar. Bu prensip defans yapmak anlamına gelmiyor, bu prensip bir bütün olarak defansın oyuna katkısı olarak yorunmlanıyor. Bana kalırsa ofsayt gibi, çok sağlam olan bir defans oyuncusundan sonuna kadar yararlanma yoluna başvurmalıdır Dalkurd. Bütün dünyada ofsaytın en sağlam defans oyuncusu olduğu genel kabul görür. Dolayısıyla top rakibe geçtiğinde geriye doğru koşu yapmak yerine, ileri doğru çıkarak, topun oynandığı bölgesi baskılamak ve topun atılma ihtimali olan bölgeleri de daraltmak lazım gelir.

Dalkurd defansının, savunma kenar oyunları da çok zayıf geldi bana. Hem kenar çizgilerini savunurken hamle üstünlüğü elde edilmiyor hem de hücuma çıkarken kenar çizgisi, geçişler için iyi değerlendirilmiyor. Topun birinci bölgeden ikinci bölgeye taşınmsında iki kenar çizgisi çok önemli avantajlar sunar. Burada önemli olan kenar çizgilerinde çok paslı geçiş biçimleri örgütlemektir.

Takımın orta sahası eski alışkanlıklar ile hem çok yavaş oynayıp hareket ediyor, hem de topu ileriye taşımak için kenarlardan daha çok geri ile oynuyor. Bu durum oyunun temposunu düşürmekle kalmıyor, ilerde oluşan bütün pozisyonların saman alevi gibi sönmesine yol açıyor. Dalkurd oyun sisteminde topun ikinci bölgeden üçüncü bölgeye aktarılması için daha hızlı, daha dinamik ve daha hareketli bir pas döngüsüne ihtiyaç varmış gibi duruyor.

Ben 9 numaralı yeni santraforu beğendim. Ama bu oyuncuyu gol pozisyonuna sokacak ilişkinin planlanmış olduğunu görmedim. Eğer bu plan Ahmed Awad’ın sağdan sola doğru içeriye kat ederek oluşturacağı final vuruşu organizasyonu ise, buna itirazım var. Çünkü Ahmed Awad, çok yavaş ve hareketsiz biri. Bu işi orada yapacak kişi, rakip defasın henüz toparlanmamışken, baskın yapabilmesidir. Rakip defansı dengesiz yakalamak bu planlamanın stratejik özüdür. Ahmed Awad, bu görevi layıkıyla yapabilecek biri değildir.

Buraya açıkça yazıyorum, eğer Dalkurd bu kadar geniş ve uzun alanda oynamak niyetindeyse, hem Ferhat Ayaz hem de Ahmet Awad, bu oyunun oyuncuları değil. Top rakibe geçtiğinde bu iki oyuncu hiç defans yapmıyor. Dolayısıyla Dalkurd otomotik olarak 8 kişi kalıyor. Bu durum sürdürülebilir değildir. Futbol hem savunmadan hem de hücumdan oluşan total bir oyundur. Messi bile olsanız defans yapmadan bu oyunda varlığınızı sürdürmeniz pek mümkün değildir.

Sözünü ettiğim eksikliklere rağmen Dalkurd’un deplasmandan bir puan ile dönmesi büyük bir başarıdır. 65’inci dakikadan sonra on kişi kalmasına rağmen gol yemeden maçı beraberlikle tamamlaması, takdire değerdir.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.