Amedspor’un sıkıntıları çok ciddi

Profesyonel futbol, kim ne diyorsa desin evvel emirde para işidir ve Amedspor’un tek dişe dokunur gelir kalemi de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden gelen gelirdir. Söz konusu gelir yasal ve meşru bir gelirdir

Amedspor’un sıkıntıları çok ciddi
Amedspor’un sıkıntıları çok ciddi

Profesyonel futbol, kim ne diyorsa desin evvel emirde para işidir ve Amedspor’un tek dişe dokunur gelir kalemi de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden gelen gelirdir. Söz konusu gelir yasal ve meşru bir gelirdir. Türkiye’de belediyelerin finanse ettiği bir dizi futbol kulübü sportif faaliyetlerine hala devam etmektedirler.

Amedspor ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi arasında var olan bu ilişki kaynağını kuruttuğunuzda Amedspor’un damarlarını kesmiş olursunuz. Eduardo Galeano’nun veciz ifadesi ile “Latin Amerika’nın kesik damarları” gibi bir durum çıkar ortaya. Durum ayan beyan ortada. Vaziyetin vahim karakteri hiçbir eleştiriyi kaldıracak kapasitede değil. O nedenle ve bir daha sırf bu nedenle, şimdi içinde bulunduğumuz sportif süreç her türlü performans eleştirisinden azade olmak zorunda. Bu bir ahlaki zorunluluktur.

Ekonomik kaynağı olmayan, bütçe yapamayan ve ödemelerini dengeleyemeyen bir futbol kulübünün sportif performansını eleştirmek, sadece akılsızlık değil aynı zamanda zulümdür. Dolayısıyla Amedspor’u bugün içinde bulunduğu sportif statüde tutabilmek, eleştirinin gücünü ve haddini aşıyor. Tam tersine eleştiri, büsbütün kötüleşen durumu içinden çıkılmaz hale getiriyor. O nedenle bugünlerde yapılacak en acil iş sportif eleştiriden uzak durmak olacak.

 Yeni ve işlevsel ekonomik kaynaklara işaret edemiyorsan otur oturduğun yerde. Belki beylik bir klişe olacak ama gerçek anlamda gün, birlik ve dayanışma günüdür. Karınca kararınca ekonomik katkı yapma günüdür. Yönetim kurulunun onca büyük beceriksizliğine rağmen, yönetimin çapına, çeperine buralarda oyalanmadan ve takılmadan samimiyetle Amedspor’a katkı yapma vaktidir.

Ben de öyle yapacağım. Amedspor Kulübü’nün yazdığım “Amedspor Kaos ve Direniş” kitabımı görmezlikten gelmesini sorun haline getirmeyeceğim. Hayır bunu yapmayacağım. Çünkü mevcut kriz benim hezeyanlarımdan daha ölümcüldür. Bu durum samimiyetle itiraf etmeliyim kalbimi kırdı ve bir yazar olarak üzdü beni. Ama buna rağmen, ben ter türlü ihtilaf ve hesaplaşmanın rafa kaldırılmasını çok gerekli görüyorum. Hatta elzem olarak varsayıyorum.

Amedspor yönetiminden sonra, Amedspor teknik ekibine haklı eleştirilerimiz olabilir. Daha da ileri giderek oyuncu grubunun performansını çok berbat bulabiliriz. Ama bütün bu eleştiriler, hiçbir işe yaramaz. Bu eleştirilerin iyi niyeti de olamaz. Bu, ölmek üzere olan kanser hastası birine, neden hastalandın demek gibi aptalca bir davranış olur. Özellikle de bu durum kendi başına ne yönetimin ne teknik ekibin ne de oyuncu grubunun suçu ve kabahati olmadığı için, bütün eleştiriler, iyi niyetli olanlar bile, sadece kötülük saçmış olur. Haksızlık olur. Zulüm olur.

Amedspor’ a ekonomik kaynaklardan sonra en büyük katkıyı, ancak taraftar yapabilir. Taraftar skorlardan bağımsız ve azade olarak her durumda takımı desteklemek zorunda. Maçın, oyunun, oyuncunun ve teknik ekibin performansı ne olursa olsun, sanki takım büyük zaferlerin altına imza atıyormuş gibi büyük bir coşkuyla takımı bağrına basmak taraftarın birinci görevidir. Bu sezon bu takımı bu ligde tutmak en büyük amaç ve zaferdir.

Koşullar eşitlendiğinde, yani Amedspor ekonomik kaynaklarına ulaştığında eleştiriye tekrar hız verebiliriz. Ama o gün gelinceye kadar herkes büyük bir sorumlulukla, sadece takımın adını haykırmalıdır.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.