ABD’nin Kürt siyaseti nerede durmalı?

Dünyada ve bölgemizde her saat, her gün şaşırtıcı hayati ve stratejik gelişmeler oluyor. Bilindiği gibi dünyanın dikkatini çeken ülkelerden biri Ortadoğu’da İran devletidir. Bunun nedeni de İran’ın İslamcı-Şia rejiminin karakteri gereği, Ortadoğu’daki Müslüman devletlerle ve Batı dünyası ile olan çatışma ve çelişkisidir. Özellikle de ABD ile olan çatışma ve çelişkisidir

ABD’nin Kürt siyaseti nerede durmalı?
ABD’nin Kürt siyaseti nerede durmalı?

Dünyada ve bölgemizde her saat, her gün şaşırtıcı hayati ve stratejik gelişmeler oluyor. Bilindiği gibi dünyanın dikkatini çeken ülkelerden biri Ortadoğu’da İran devletidir. Bunun nedeni de İran’ın İslamcı-Şia rejiminin karakteri gereği, Ortadoğu’daki Müslüman devletlerle ve Batı dünyası ile olan çatışma ve çelişkisidir. Özellikle de ABD ile olan çatışma ve çelişkisidir.

ABD, İran’a karşı bütünlüklü bir politika uygulamaktaydı. Ama yeni yılın başlarında 3 Ocak günü beklenilmeyen tekil bir gelişme oldu. ABD, İran’ın Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi, Haşdi Şabi Başkan Yardımcısını ve yanındaki 10 kişiyi Bağdat Havaalanı yakınlarında insansız bir hava aracıyla öldürdü.

Olay sonrası gelişmeler, Kasım Süleymani’nin ne kadar önemli olduğu ve ABD’nin İran’ı kalbinden vurduğu anlaşıldı.

Süleymani’nin öldürülmesi İran’ın içinde, Ortadoğu’da ve hatta dünyada dengeleri bozdu, yeni dengelerin, yeni siyaset ve stratejilerin belirlenmesine yol açtı. ABD’nin, Ortadoğu, Irak, İran, İran’ın vesayeti altında olan örgütler ve nüfuzu olan devletlerle ilişkileri, yeni bir boyut kazandı.

Bu hayati ve denge değişiklikleri içinde ABD, Batı Avrupa devletleri, bazı bölge devletleri için akla gelen aktörlerden biri de Kürtler oldu. Kürdistan Bölgesi’nin konumu ve Kürtlerle kurulacak yeni ilişkiler, Kürtlerle ilgili oluşturulması gereken yeni politikalar oldu.

Kürdistan ve Kürt meselesi, dünyanın çözülmemiş tek ezilen ve sömürge ulus sorunudur. Bu sorun, İran, Irak, Suriye, Türk devletlerinin sorunu olmaktan çoktan çıkmış, Ortadoğu ve dünya sorunu haline gelmiştir.

Kürdistan’ın güneyi on yıllardır dünyanın gündeminin baş sıralarında yer alırken, 2011 yılından sonra Suriye’de iç savaşın gelişmesiyle birlikte Kürdistan’ın güneybatısı dünya gündeminin baş sıralarından yer alıyor. İran’ın kalbinin vurulması ve Süleymani’nin öldürülmesinden sonra Kürtler yine ABD, Batı Avrupa ve bölgenin gündeminin baş sıralarına oturmuş durumda.

Süleymani’nin öldürülmesinden sonra Irak’ın İran’ın bir eyaleti ve kolonisi gibi davranarak, hızla meclis toplantısını yaparak, ABD askerlerinin çıkışına karar vermesi, Kürt milletvekillerinin bu karara karşı çıkmaları, meclis toplantılarına katılmayarak tutumlarını ABD’den ve Batı koalisyonundan yana belirlemesi, Kürtleri ve Kürdistan Bölgesi’ni ön plana çıkardı. Kürdistan’ı işgal eden dört devletin siyasetçilerini, ideologlarını, stratejistlerini telaşa sürükledi. Kürdistan Bölgesi’nin Bağımsızlık Referandumunu arkasına alarak; ABD ve Batı Avrupa’nın desteğini ile bağımsız devlete doğru ilerleyeceklerini ifade etmeye başladılar.

Bu gelişmenin Kürtler ve Kürdistan Bölgesi için hayırlı bir gelişme olduğu tartışmasız. Düşmanca duygularla dile getirilen gelişmenin zuhur etmesi için, ABD’nin tutum ve siyasetine bağlıdır. Bunun için de olgunlaşmış hayli koşullar var. ABD’nin tarihi referanslarını hatırlaması, ABD’nin Kürt ve Kürdistan hakkındaki siyasetinde yol açıcı olacaktır.

ABD, 2. Dünya Savaşından sonra süper emperyalist bir devlet oldu. Dünyanın kaderi üzerinde büyük bir rol ve etkinliğe sahip oldu. Günümüzde de bu özelliğini korumaya devam ediyor.

ABD, büyük ve emperyalist bir devlet olarak Kürtlere ve Kürdistan’a hamilik yapması, Kürtlerin bağımsız devlet olmasını sağlaması, ABD’yi daha da büyük bir devlet haline getirecektir.

ABD, Yugoslavya’da bu büyüklüğünü ortaya koydu: Birçok milletin devlet olmasını sağladı. Sovyetler birliğini derinden etkileyerek, birçok milletin kendi devletini kurmasına yardımcı oldu. ABD’nin olumlu ve Kürtler konusundaki siyaset değişikliğine yardımcı olacak tarihi referansları nelerdir?

1-ABD, 1775-1783 yılları arasında Büyük Britanya’ya karşı bağımsızlık savaşı verdi. Büyük Britanya’nın sömürgeciliğine son verdi. Bundan dolayı ezilen ulusları ve Kürtleri anlayacak hafızaya sahiptir.

2-ABD’nin büyük siyasetçisi ve kanaat önderi Wilson, 1. Dünya Savaşından sonra, dünya barışı, devletlerin, ezilen milletlerin özgürlüğü ve bağımsızlığı için Kongre’de 14 Prensip açıkladı. Bu prensipler, dünyada ünlenmekle kalmadı, dünyaya yeni çehre kazandırdı. Komünist Lenin ve arkadaşlarını da ezilen uluslar konusunda etkiledi.

Wilson prensiplerine göre, her ezilen ve sömürge milletin, kendi kaderini kendi iradesiyle tayin etmesi, kendi ülkesinde özgür ve egemen olması, kendi bağımsız devletlerini kurması; sömürgeciliğe ve ırkçılığa karşı mücadelenin meşruluğu kabul edildi.

ABD, Wilson prensiplerinden dolayı Kürtlerin devletleşmesine destek olmalıdır.

3-ABD, Wilson Prensiplerinin BM Sözleşmesinde yer etmesini sağladı. BM Sözleşmesi, ulusların iktidar, egemenlik, devlet olma haklarını savunuyor. ABD, BM Sözleşmesine sahip çıkarak, Kürtlerin devlet olmasına yardımcı ve destek olmalıdır.

4-ABD, 2. Dünya Savaşından sonra emperyalist, süper, büyük devlet oldu. Dünyanın kaderi üzerinde olumlu ya da olumsuz rol oynadı. Büyük devlet olarak dünyada adalet dağıtmak, hukuku üstün kılmak olanağına sahip olduğu gibi görev ve sorumluluğu da vardır. Bunu Kürtlerden de esirgememelidir. Kürtlerin devlet kurmasına destek ve yardımcı olmalıdır.

5-ABD, büyük emperyalist süper devlet olarak birçok ezilen milletin devletleşmesine yardımcı ve destek oldu. Bu desteği Kürtlerden esirgememelidir.

ABD’nin Kürt devletinin kuruluşuna destek ve yardımcı olması için bugüne kadar sürdürdüğü stratejiler ve siyasetler, buna engeldir. ABD, eski Kürt ve Kürdistan siyasetini ve stratejisini değiştirmelidir. Süleymani’nin öldürülmesinden sonra, Kürtlerin ABD’nin dostu ve Kürdistan Bölgesi’nin güvenlikli bir alan olduğu, Batı kuruluşlarını ve diplomatlarını koruyabileceğini, ABD’nin büyükelçileri tarafından dile getirilmektedir.

Ayrıca Ortadoğu’nun huzuru, barışı, istikrarı; ABD ve İsrail’in huzuru ve güveni için Kürdistan Bölgesi’nin bağımsız devlet olması gerekir. Kürtler de ezici bir çoğunlukla Bağımsızlık Referandumunda 2017 yılında buna karar verdi. ABD ve Batı Avrupa ülkelerinin yanlışı, Kürtlerin devlet olmasına darbe indirdi. ABD ve Batı’nın bu yanlıştan dönmesi gerekir.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.