Kasım Süleymani’nin ölümü ne anlama geliyor?

Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, deyim uygunsa efsanevi, mitolojik bir kahramanın, herkesin gözleri önünde öldürülmesi etkisini yarattı. Ortadoğu’da devletler ve toplumların birleştirici bağları, ekonomik, siyasal ve sosyal bağlar olma niteliğinden daha çok psikolojik bağlardır. Bu devlet ve toplumları bir arada tutan yegane etkin güç, inançlar ve bu inançların oluşturduğu psikolojik hikayelerdir.

Kasım Süleymani’nin ölümü ne anlama geliyor?
Kasım Süleymani’nin ölümü ne anlama geliyor?

Kasım Süleymani’nin ölümü, İran ve İran’ın etkisindeki diğer Ortadoğu halkları ve devletleri için, tıpkı orta çağlarda savaş meydanında öldürülen, kral, hanedan, sultan ya da başkomutan anlamına geliyor.

Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, deyim uygunsa efsanevi, mitolojik bir kahramanın, herkesin gözleri önünde öldürülmesi etkisini yarattı. Ortadoğu’da devletler ve toplumların birleştirici bağları, ekonomik, siyasal ve sosyal bağlar olma niteliğinden daha çok psikolojik bağlardır. Bu devlet ve toplumları bir arada tutan yegane etkin güç, inançlar ve bu inançların oluşturduğu psikolojik hikayelerdir. Şimdi bir hikaye herkesin gözü önünde çöktü. Dolayısıyla Ortadoğu’da deprem sonrası görülen tektonik dalgalar gibi, bütün devlet ve toplumların bundan etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Daha önce de yazmış ve altını kırmızı çizgiyle belirginleştirmiştim; ABD, Süleymani’yi Irak siyasetindeki İran’ı bertaraf etmek için öldürdü. Hala bu görüş ve tespitimin arkasındayım. Bu görüşümü doğrulayan birkaç gelişme de hiç gecikmeden sahne aldı. Nitekim İran’ın cevabı İran toprakları içinde olmadı. İran füzeleriyle Irak’taki ABD’yi vurdu. Özellikle de Erbil’deki askeri üssü seçmiş olması da ayrıca da manidardı. Çünkü Süleymani sonra Irak siyasetinde aktif rol oynayabilecek en önemli güç, Başur yönetimidir. İran, bir tür Kürtlere de gözdağı vermeyi ihmal etmedi.

Irak yeniden karıştı. Muhaliflerin iktidara tanıdığı on günlük süre doldu ve eylemler yeniden başladı. Bu eylemlerin hem Süleymani’siz başlamış olması hem de eylemi baskılayacak en büyük güç olan Haşdi Şabi’nin iki numarasının öldürülmüş olması, Irak merkezi hükümetini epey zora sokacak gibi duruyor. K24 Türkçe internet sitesinin haberine göre, “Irakta yeniden alevlenen hükümet karşıtı gösterilerde protestocular, birçok kentte yolları kapatırken, gerginliğin yaşandığı Divaniye ve Zikar illerinde resmi tatil ilan edildi.”

Aynı zaman diliminde Beyrut karıştı. Gazete Duvar’ın haberine göre, “Ekonomik kriz ve yolsuzluğa karşı 17 Ekim’den bu yana sokakta olan Lübnanlılar, polis şiddetine meydan okudu. Ülkenin başkenti Beyrut’ta cumartesi gecesi düzenlenen eylemlerde 370 kişi yaralanmasına rağmen, halk dün gece de sokaktaydı.”

Kim bilir belki de süreç, yeni bir Arap Baharına doğru evrilebilir; yenilmez armada olarak büyük bir marka değeri kazanmış olan İran ve onun Ortadoğu prensi Süleymani, büyük prestij kaybedip etkisizleşirken, bu durum aynı zamanda edilgenlikten, aktifleşmeye doğru ivme kazanan psikolojik eşitte, çok ciddi kırılmalara yol açmış olabilir. En mobilize güç ve onun efsane temsilcisi bu yeni raundta ringde yerini alamayacaksa, rakipler bu avantajı sonuna kadar kullanabilir.

Ukrayna Uçağının sarsıntıları, İran iç siyasetinde giderek daha fazla önem kazanacak. Çünkü rejim önce inkar etti, sonra Ukrayna uzmanlarının her şeyi görüp deşifre etmesinden sonra rejim kabullenmek zorunda kaldı.

Bana kalırsa, Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle birlikte Ortadoğu’da pandoranın kutusu yeniden açıldı. Cin şişeden çıktı. Hem İran molla rejimi şaşkın ve ABD ile gerginliği tırmandırmak istemiyor hem de Süleymani’siz Ortadoğuyu eskiden yönettiği gibi yönetmesi imkansız gibi görünüyor.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.