Ali Fikri Işık
Author
Kürdistan Bölgesi yönetimi siyasetten çok değerli hale geliyor
Bu tespit ve düşüncemde ısrar etmeye devam edeceğim. Irak siyasetinde baş gösteren yeni ve çok uluslu ve çok devletli konjonktür, çok doğal olarak Kürdistan Bölgesi yönetimini siyasal bir iç aktör olarak çok değerli hale getiriyor.
Bu tespit ve düşüncemde ısrar etmeye devam edeceğim. Irak siyasetinde baş gösteren yeni ve çok uluslu ve çok devletli konjonktür, çok doğal olarak Kürdistan Bölgesi yönetimini siyasal bir iç aktör olarak çok değerli hale getiriyor. Unutmamak lazım gelir ki, yeni Irak konjonktürü, yeni bir Irak’ın iktidar merkezini yeniden yapılandırmak için güçleri ve mevzileri yeniden tahkim etme amacını güdüyor.
Üst üste yeni lafını çok kullandım biliyorum ama bunun da basit bir nedeni var; eski iktidar ve eski siyaset biçimin de azıcık bir ısrar olsaydı, fatura Kasım Süleymani’ye çıkmazdı. Çünkü eski Irak siyasetinin en deneyimli asker ve siyasetçisi hiç kuşkusuz Kasım Süleymani’ydi. Bu kadar deneyimli ve geniş ilişkiler ağına sahip birini bertaraf etmek, akıl kârı olmazdı. Kasım Süleymani’yi bertaraf etmek, bütün gizli uzlaşma çabalarını dinamitlemek demektir. Kasım Süleymani’yi siyaset denkleminin dışına itmek, kelimenin tam anlamıyla gemileri yakmaktır. Gemiler de köprüler de yakılmıştır.
Yeni siyasi konjonktürün amacı, Irak topraklarında bir yeni savaş değil; savaşın tansiyonu çabuk düştü, çünkü savaşmaya karar verecekler arasında eşitsiz bir güç dengesi var. Eşitsiz güç dengesi, savaş söz konusu olduğunda neredeyse tek caydırıcı etkendir. Mesele bütün ağırlığı ve hacmiyle bir iç meseledir ve hem İran hem de ABD, Irak’ta yandaş bir iktidar istiyor.
Irak’ta iktidar talep eden herkesin yolu Erbil’den geçmek zorunda. Nitekim olan da bu oluyor. Önce Trump Bölge yönetimi yetkililerini Davos’ta ziyaret etti. Ben görüşme talebinin Trump’tan geldiğinden adımdan emin olduğum gibi eminim.
ABD yönetimi 2003 hafızasını hatırladı. Irak merkezi yönetimi olmadan, daha doğrusu, Irak merkezi yönetiminin gücü ve kudreti olmadan Irak’ı yapılandırmak, ancak Kürtlerin aktif katkısıyla mümkün hale gelebilir. Nitekim 2003 yılı sonrası, ABD’ Irak’ı Kürtlerin ciddi katkılarıyla inşa edebilmişti. Deyim yerindeyse süreç ABD için bir tür 2003 sürecidir. Önümüzdeki günlerde ABD ve Kürdistan Bölgesi yönetimi arasında saha sıkı iş ve görüşmelere tanık olacağız.
ABD’nin bu yoğun trafiğine şimdi de Ruslar da katıldı. Kuridtan24 TV’ nin haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ortadoğu ve Afrika Özel Temsilcisi ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, 29 -30 Ocak’ta Irak’ın başkenti Bağdat’a uğramandan direk Kürdistan Bölgesi’ne gelerek, burada Başkan Mesud Barzani, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ve Başbakan Mesrur Barzani ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Görüşmelerde Kürdistan Bölgesi’nde petrol ve enerji alanında faaliyetleri devam eden Gazprom ve Rosneft temsilcileri de yer aldı. Rosneft, Mayıs 2017’de Kürdistan Bölgesi’yle petrol ve enerji alanında 20 yıllık bir anlaşma imzalamıştı. Gazprom ise 2016 yılından beri Kürdistan Bölgesi’nde faaliyetini yürütüyor.
Suriye’de konuşlanan Rusya’nın Ortadoğu çıkarları, Kürtleri görmezlikten gelmeye elverişli değil. Suriye’de sonuç almak için Rusya, mutlaka Kürtlerle işbirliği içinde olmayı gerektiğini herkesten daha çok idrak ediyor. Rusya’nın Suriye ve Irak’taki pozisyonu, Kürtlerin aktif desteğine muhtaç. Hele Irak’ta ABD ile ciddi bir işbirliği içinde olan Kürtler, Suriye siyasetine daha çok nüfuz etme imkanına sahip Kürtler anlamına gelir. ABD hem Kürdistan Bölgesi yönetimi hem de Rojava Kürtleriyle sıkı ilişki kurup, bu iki gücü yakınlaştırma becerisi gösterebilirse, salt bu çaba bile, Rusya için büyük bir tehdide dönüşür. Bu tabloya bir de İsrail ve Avrupa Birliği’nin ilgisini ekleyin, orta kendiliğinden Kürtlerin büyük siyasi değeri çıkar.
Özellikle de Kürdistan Bölgesi yönetimi bu süreci hem çok dikkatli hem de çok akıllıca yönetme sorumluluğuyla karşı karşıyadır.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.