İbrahim Güçlü
Writer
Kürdistan’da sevinç, acı, virüs salgını ayı
Mart ayı, milletimizin toplumsal, siyasi, milli hayatında önemli bir aydır. Milletimiz bu ayda sevinçleri ve acıları birlikte yaşamaktadır. Bu yılın mart ayına koronovirüs salgını da eklenerek, acımızı ve sıkıntılarımızı büyüttü.
Mart ayı, milletimizin toplumsal, siyasi, milli hayatında önemli bir aydır. Milletimiz bu ayda sevinçleri ve acıları birlikte yaşamaktadır. Bu yılın mart ayına koronovirüs salgını da eklenerek, acımızı ve sıkıntılarımızı büyüttü.
Dünya Sağlık Örgütü, koronarirüs salgınını küresel bir olay olarak ilan etti. Bu nedenle bu bela tüm insanlığın bir belasıdır.
Kürdistan Bölgesi, halkımızın bu virüsten en az zararla çıkması için önemli tedbirler alıyor. Halkımız, Hükümetin bu alanla ilgili aldığı tedbirlere mutlaka uymalıdır. İran ve Suriye’de bu konuyla ilgili tedbirler tarafımızdan bilinmiyor. Türkiye’de bu tedbirlerle ilgili önemli bir bilgi sahibiyiz. Bu tedbirler, genel açısından önemli olduğu gibi Kürtler için de önemlidir. Bu tedbirlere de uymalıyız. Bu tedbirlere uyulması halinde iki parçada az kayıpla sayfayı kapatacağımızı bilimsel olarak ön görebiliriz.
MİLLİ LİDER MUSTAFA BARZANİ’NİN DOĞUMU VE ÖLÜMÜ…
Milletimiz için mart ayının en önemli günlerinden biri, bundan 117 yıl önce (14 Mart 1903) Kürdistan’ın büyük ve efsanevi lideri Mustafa Barzani’nin dünyaya gelmesidir.
Mustafa Barzani’nin yaşamı, Kürt milletinin milli mücadele tarihi, Mustafa Barzani’nin doğumunun Kürt milleti için ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Kürtler, milli lideri Mustafa Barzani’ni doğum gününü heyecanla kutluyorlar.
Ne yazık ki Mele Mustafa Barzani, hayatını da bundan 41 yıl önce, 1 Mart 1979 yılında ABD’de kanser hastalığı sonucu kaybetti. Onun ölümüyle Kürt milli mücadele tarihinde önemli bir sayfa kapanmış oldu. Karamsarlığa yol açtı. Onun yerinin Başkan Mesud Barzani tarafından doldurulacağının veri olarak ortaya çıkması, Kürtlerin karamsarlığına son verdi. Mayıs Devrimi’nin Başkan Mesud Barzani tarafından başlatılmış olması, bu karamsarlığın tümden son bulmasına işaret etti. Kürdistan Bölgesi’nin kuruluşuna öncülük etmesi, Kürt milli hayatında yeni bir sayfa açtı.
EYLÜL DEVRİMİ VE KÜRDİSTAN OTONOMİSİ
Mart ayında Kürtleri sevindiren asıl olay, 1961 yılında Mustafa Barzani ve KDP öncülüğünde başlayan Eylül Devrimi’nin zaferle sonuçlanmasıdır. Kürdistan’da otonominin kurulmasıdır.
Bilindiği gibi, Mele Mustafa Barzani ve arkadaşları, Irak merkezi hükümeti tarafından Sovyetler Birliği’nden çağrıldılar (1958). Dönüşlerinde merkezi hükümetle yeni bir anayasa üzerinde anlaşma sağlandı. Anayasada Irak’ın Kürt ve Arap milletlerinden oluştuğu, Kürtçe ve Arapça’nın resmi dil olduğu kabul edildi. Kürtlerin Kürdistan’da kendi kendilerini yönetmeleri benimsendi.
Ne yazık ki bir dönem sonra merkezi hükümet, bu anayasayı uygulamadan kaldırdı. Bunun üzerine Mustafa Barzani ve KDP öncülüğünde Eylül 1961 yılında silahlı devrim hareketi başlatıldı. Irak’ta Baas rejimi 1970 yılında Kürtler karşısından yenildi. Kürtlerle anlaşmaya mecbur oldu.
Kürt ve Arap tarafı arasında 11 Mart 1970 yılında yapılan antlaşmayla Kürdistan Otonomisinin kuruluşuna karar verildi.
Bu olay, Kürtlerin tarihinde, Kürdistan Mahabad Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonraki, en önemli tarihi olaydı. Kürtler, Kürdistan’da iktidar ve egemen hale geldiler. Irak genelinde de iktidarı ve egemenliği paylaştılar.
11 Mart 1970 Anlaşmasında Kerkük’ün kaderinin referandumla tayin edilmesi karar altına alındı. Ama ne yazık ki Baas rejimi bu kararı hayata geçirmemek için Kürtlere savaş açtı.
Mustafa Barzani ve KDP, 1974 yılında milli mücadeleye başladı. Sovyetler Birliği’nin Irak devletini desteklemesine rağmen, büyük başarılar elde etti.
Ne zaman ki Kürtler, ABD ve İran ihanetiyle, Cezayir ihanet anlaşmasıyla karşı karşıya kaldılar. Irak, Kürtleri yenmek ve Kürdistan Otonomisini yıkmak için önemli petrol adalarını İran’a verdi. Bu adalar, daha sonra 1979 yılkında iki devlet arasında on yıl sürecek savaşa yol açtı.
Kürdistan lideri, katliamı önlemek için savaşı durdurdu. Kürdistan Otonomisi yıkıldı. Bugünün acısı Kürtler için dayanılmaz bir noktadaydı. Bu derin acıyı, Kürdistan Bölgesi’nin kuruluşu bir ölçüde dindirdi.
12 MART ASKERİ DARBESİ
Türk devleti bünyesinde 12 Mart 1971 yılında askeri faşist darbe gerçekleşti. Bu darbenin en önemli hedeflerinden biri Kürdistan’ın kuzeyinde, milli ayaklanmalardan sonra hızla yükselmeye başlayan, örgütlenen, kitlesel karakter kazanan Kürt milli hareketiydi.
Askeri Kemalist faşist darbe, Kürdistan’ın kuzeyindeki milli hareketi bastırmada da kısa vadeli olsa da başarılı oldu.
Kürdistan’da kitlesel tutuklamalar ve cezalandırmalar yapıldı. Sadece aktif Kürt milliyetçisi solcu ve sağcı Kürtler yakalanıp tutuklanmadı, Kürdistan’ın aşiret reisleri, beyleri, şeyhleri, ağaları, dini adamları da Kürdistan’ın güneyinde Mustafa Barzani’ye yardım yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı, işkence gördü, cezalandırıldılar.
Ama 1974 yılından sonra Kürdistan milli hareketinde ikinci bahar Döneminin başlaması engellenemedi.
12 MART KAMIŞLO AYAKLANMASI VE KATLİAMI
Kürdistan’ın batısında 12 Mart 2004 yılında hem sevindirici ve hem de üzücü bir gelişme yaşadık.
2003 yılında Irak’ta Baas rejiminin yıkılmasından sonra, devletin federal devlet olması konusunda Kürtler ve Araplar arasında anlaşma sağlandı. Bunun için yeni bir anayasanın referanduma sunulması benimsendi. Bu gelişme aynı zamanda daha önce KDP ve KYB’nin aldığı Irak’ın federal devlet kararını ve Kürdistan’ın defacto bölgesini onaylamaktı.
Bu gelişme Kürdistan’ın her tarafında olumlu etki yaptı. Kürdistan’ın batısında Kamışlo şehrinde de hem bu olumlu gelişmeyi destekleyen, hem de Kürtlerin milli haklarını deklere eden büyük kitlesel ve barışçıl bir milli gösteri yapıldı. Bu gösteri, Kürtler için büyük bir sevince yol açtı.
Ne yazık ki bu büyük milli gösteri Suriye Baas rejiminin büyük saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Onlarca şehidimiz ve yüzlerce yaralımız oldu. Bu da Kürtleri acıya boğdu.
HALEPÇE KATLİAMI
Kürtler mart ayında en büyük felaketi, 16 Mart 1988’de Halepçe’de yaşadılar.
Halepçe, İran ve Irak arasında, Cezayir Anlaşmasında Kürdistan Otonomisini yıkmak için Irak’ın İran’a verdiği toprakları geri almak için, 1979’da başlayan ve devam eden savaşta, KYB’nin de İran’la ilişkilerinde topuzun ucunu kaçırdığı momentte, kimyasal silahların büyük katliamı ile karşı karşıya kaldı.
Halepçe Katliamı’nın kasabı Saddam Hüseyin’in Halepçe Katliamı ile ilgili yargılanıp idam edilmesi, Kürtlerin acısını dindirmiş değildir.
Halepçe Katliamı, Kürdistan’da devam eden genel jenosid hareketinin, Enfal’in son halkasıdır.
KÜRT MİLLİ BAYRAMI NEWROZ
Kürtlerin en sevinçli günü 21 Mart’tır. Bu gün Kürtlerin milli bayramı Newroz’dur. Kürdistan’da doğanın bütün iç açıcı renklerle bezendiği, milli heyecanın zirvede olduğu gündür. Ne yazık ki bu yıl koronavirüs nedeniyle istenilen heyecan ve katılımla kutlanmadı.
IRKÇILIKLA MÜCADELE GÜNÜ
21 Mart aynı zamanda Irkçılıkla Mücadele Günü’dür. Birleşmiş Milletler’in bu günü ırkçılıkla mücadele günü olarak ilan etmesi, Kürtler için önemlidir. 4 sömürgeci devlet Kürtlere karşı ırkçılık ve yok etme stratejisi yürütmektedir. Bu günün, dört sömürgeci devlet bünyesinde Kürtlere yönelik ırkçılığı engelleme anlamında oldukça önemlidir. Bugüne sahip çıkmalı, bir mücadele günü olarak değerlendirmeliyiz.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.