İbrahim Güçlü
Writer
Referandumun sonucu için yol haritası gerekli…
O gün, Kürdistan’ın güneyinde gerçekleşen Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’ydu. Ama bu gün, sadece Kürdistan’ın güneyindeki Kürtlerin günü değil, Kürdistan’ın dört parçasındaki, dünyadaki tüm Kürtlerin günüydü. Kürtlerin yüreklerine devlet olmayı ve düşmanların kalbine korkuyu nakşeden bir gündü. Oldukça uyarıcı ve milli şuuru zirveye çıkaran bir gündü.
25 Eylül 2017 tarihi Kürtler için çok önemli ve özel bir gün. Özel tarihi bir gün olarak kayıtlara geçti ve tarih sayfalarına yazıldı.
O gün, Kürdistan’ın güneyinde gerçekleşen Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’ydu. Ama bu gün, sadece Kürdistan’ın güneyindeki Kürtlerin günü değil, Kürdistan’ın dört parçasındaki, dünyadaki tüm Kürtlerin günüydü. Kürtlerin yüreklerine devlet olmayı ve düşmanların kalbine korkuyu nakşeden bir gündü. Oldukça uyarıcı ve milli şuuru zirveye çıkaran bir gündü.
Bundan üç yıl önce olan şey, Kürtleri sadece heyecanlandıran ve umutlandıran bir şey değil, aynı zamanda gelecek projeksiyonunu açıkça ve alenen sunan bir pusulaydı.
Onun için Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’nun 3. devri yılında, sonuca ilişkin yeni bir pencere açmak gerekir. Bu pencere özel olarak Kürdistan’ın güneyi ve genel olarak Kürdistan’ın bütün parçaları için açılmalı.
Her Kürt coşkuyla referandum ve sonucuna sahip çıktı ama somut bir öneri yapılmadı…
25 Eylül 2017’de Kürdistan Bağımsızlık Referandumu yapıldı. Birkaç grubun dışında (YNK’deki bir grup, İslamcılardan bir grup, PKK) bütün Kürtler, Kürdistan’ın güneyine ya fiilen akın ettiler ya da kalpleri orada attı.
Kürdistan Başkanı Barzani’nin öncülüğünde başlayan, yüreği bağımsız devletle dolup taşan Kürdistan siyasi partilerinin, kanaat önderlerinin, yazarlarının, sanatkârlarının, sivil toplumunun çabasıyla ateş çemberinden geçerek gerçekleşen bağımsızlık referandumunun olumlu sonuçlanması; bağımsız Kürdistan devleti talep ve isteğinin imza altına alınması için olağanüstü çaba sarf edildi.
Referandum sonucu da tüm Kürtlerin gönlüne göre oldu. Kürtler bağımsız Kürdistan devletine demokratik bir tarzda halkın iradesiyle “evet” dedi.
O günden sonra da yapılan ihanetlere, Kerkük’ün işgal edilmesine, bölgesel sömürgeci ittifaklara, emperyalist devletlerin ikiyüzlülüğüne rağmen, 3 yıldır referandum sonucuna içtenlikle sahip çıkılıyor.
Referandum, bütün Kürtlerin devlet istediğini onayladı. Referandum sonucu, bağımsızlığın anahtarı olarak her Kürt’ün evine asıldı. Referandumla gerçek anlamda demokratik milli bir devrim gerçekleştirildi.
Sömürgeci devletlerin, “Kürtler devlet istemiyor” tezini anlamsız hale getirdi. Sömürgeci devletlerin yalanını açığa çıkardı. Sömürgeci devletlerin, gerçek amaçlarını gözlere batırdı. Bu amacın da Kürdistan’da işgal ve ilhakın sürdürülmesi, Kürtlerin Türkleştirilmesi, Araplaştırılması, Farslaştırılması olduğunu ortaya serdi. Kürtlerin bile sordukları, “Kürtler ne istiyor?” saçma sorusunun sorulmasına son verdi.
Önceki gün de Kürdistan Bağımsızlık Referandumu’yla ilgili Kürdistan’ın dört parçasında toplantılar yapıldı, kalpler bağımsız Kürdistan devleti için çarptı. Kürdistan siyasi partileri bildirilerinde, Kürdistan yetkilileri mesajlarında, yazarlar yazılarında ve makalelerinde referandumu sonucuna sahip çıktılar. Sanatkârlar referandumu edebiyatlarında, şiirlerinde, resimlerinde, karikatürlerinde dile getirdiler, canlandırdılar.
Kürdistan’ın güneyinde, Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Kürdistan Başbakanı, Kürdistan siyasi partileri, kanaat önderleri, yazarlar, sanatkârlar, şairler referandum sonucuna sahip çıktıklarını ve bu sonucun hayat bulması için çalışacaklarını açıkladılar.
Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, kısa ve öz açıklamasında referandum sonucuna, Kürdistan bağımsız devletine sahip çıktı, Pirdê direnişinde ün yapan “Boyun eğmeyeceğiz” sloganını yükseltti.
Twitter’dan açıklama yapan Başbakan Mesrûr Barzanî şu ifadeleri kullandı: “Çok onurlu referandumun yıldönümü, halkımızın özgürlük duygusunun dile gelmesinin yıl dönümü olan bu kutlu gün ilelebet yaşasın. Halkımızın tüm hayalleri ve meşru haklarının barışçıl ve medeni yollarla gerçekleşmesini diliyorum.”
Açık ki bütün Kürtler, Kürdistan Bölgesi’nin bütün yetkilileri, kurumları referandum sonucuna sahip çıktılar.
Ama ne yazı ki referandum sonucun nasıl hayata geçeceğiyle ilgili somut bir program, proje, yol haritası sunulmadı.
Referandum sonucunun hayata geçirilmesi için yol haritasını belirleme ve öneri yapma zamanıdır…
Bu yıl da üç yıldır da devam eden yanlış, daha doğrusu eksiklik tekrarlandı. Referandum sonucunun yaşama geçmesi için bir önerme yapılmadı. Bir program ve proje sunulmadı. Bir yol haritası ortaya konulmadı.
Referandum sonucu bir anahtarsa ve her Kürt’ün evine asılmışsa, bu şu demektir ki her Kürt bir eve sahip. Bu sosyal yaşamdaki sıradan bir ev değil. Kürdistan denilen sonsuz, ortadan kaldırılmaz, yaşatılması gereken bir evdir.
Kürtlerin bu anahtarı mutlaka kullanmaları gerekir. Bu anahtarı ne zaman, nasıl, hangi tarzda, hangi yolla kullanacağının ortaya konulması gerekir. Yoksa bu anahtar, bir antika olmaktan öteye geçemez. Antikalar da üzerinde konuşulan tarihi olgular olmaktan başka bir şey değildir.
Kürdistan eğer bir antika olmayacak, yaşayacak bir ülke olacaksa, bu da devletle olacaksa, Kürdistan karar alıcıları bu konuda bir program, bir proje, bir yol haritası sunmak zorundadırlar. Bu yol haritasını gösterecek yetkili de beceri, vizyonu, basireti, bağımsızlıkçı yapısıyla, ferasetiyle Başkan Mesud Barzani’dir.
Kürdistan Başkanı’nın bu tarihi misyonunu yerine getirmesi gerekir. Referandumun yapılmasında gösterdiği başarıyı, referandum sonucunun hayata geçirilmesi zor işinde de göstermesi gerekir. Ona da tüm Kürtlerin destek olması gerekir.
Kürdistan’ın güneyi dışındaki Kürtlerin de referandum sonucunu öncelikle içselleştirip program haline getirmeleri gerekir. Ondan sonra bu programı nasıl hayata geçireceğiyle ilgili yol haritası sahibi olmaları gerekir. Ne yazık ki, Kürdistan’ın diğer parçaları daha referandum sonucu program haline getirmemişler. Bunun aşılması gerekir.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.