İyi haber: Küresel Barış Zirvesi ve Kürt gençleri

Gençlik toplumun en dinamik kesimlerinden biridir. Ele avuca sığmayan ve kafasının dikine gitmeyi seven bir topluluktur. Toplumların geleceğidir. Tanımlanması zor bir toplumsal bir dinamiktir. Araştırmaların ve gözlemlerin gözdesi bir varlıktır.

İyi haber: Küresel Barış Zirvesi ve Kürt gençleri
İyi haber: Küresel Barış Zirvesi ve Kürt gençleri

Gençlik toplumun en dinamik kesimlerinden biridir. Ele avuca sığmayan ve kafasının dikine gitmeyi seven bir topluluktur. Toplumların geleceğidir. Tanımlanması zor bir toplumsal bir dinamiktir.   Araştırmaların ve gözlemlerin gözdesi bir varlıktır.

Gençlik, hayatta çıkar gözetmeksizin yoluna devam eder. Bu özelliğinden dolayı öne hızla atılan, riski ve ölümü göze alan bir toplumsal kesimdir. Toplumsal değişimin de önemli dinamiklerinden biridir. Bundan dolayı geri bıraktırılmış ülkelerde, üçüncü dünyada, sömürge toplumlarda en fazla zarar gören, telef olan, kötü niyetli ve topluma zarar vermekte zevk alan güç odakları tarafından kullanılan bir toplumsal güçtür.

Kürdistan gençliği de bu sıraladığım özellikleri taşıyan bir toplumsal kesim. Doğal olarak bu saydığım genel özelliklerine milli özelliklerimizin de kendisine kazandırdığı özgünlükleri var. Kürdistan gençliği her dönem ve 21. Yüzyılda da dünyadaki bütün gençlerden her zaman şansız, farklı acıları yaşamak zorunda olan ve farklı zor görevleri yüklenmek durumunda kalan bir gençlik.

Gençlik mücadelesi döneminde yazdığımız bir bildiride ifade ettiğimiz gibi, Kürdistan gençliği  “genç olmaya hakkı olmayan bir gençlik.”

Kürdistan gençleri, 21. Yüzyılda bile dünyanın diğer milletlerinden gençlerden farklı olarak çocuk olarak dünyaya geldiklerinde ve büyüdükleri zaman da aynı talihsizliği yaşamaya devam ediyorlar. Sömürge altı bir statüde yaşayan Kürdistan toplumunun, Kürt milletinin çözülmeyen toplumsal ve çözülmeyen milli meselesiyle karşılaşıyorlar.

Kürdistan ve Kürt gençliği, gençlik için yapılması asıl ve önemli olan işleri ikincil hale getiren bir gençlik ve toplumsal kesim.

Kürdistan gençliği, çocukluğundan itibaren milli meselenin dayanılmaz ağırlığı altına giriyor. Okula başladığı zaman, iyi bir eğitim yapmak, üniversiteyi bitirmek, mesleğinin ehli olmak, akademisyen olmak, bilim yolunda ilerlemek yerine, Kürt milletinin acil sorunu ve çözülmemiş milli meselesiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Kürdistan gençliği, Kürt milli meselesine hizmet etme amacına eğitimini ve okulunu tabi kılmakta, başka bir deyimle eğitimini milli meseleye feda etmektedir. Genç olarak yaşaması gereken diğer duygularını da Kürt milli meselesinin çözümüne feda etmekle karşı karşıya kalmaktadır.

Bizler de dün geçtik. Kürt genci olarak çocukluğumuzda Türkleştirme-Araplaştırma-Farslaştırma hareketi işle karşılaştık. Bununla savaştık. Bu savaşı yürütürken akıl almaz yol ve yöntemler bulduk. Çocuk yaşta kendimizi egemen ulusun çocuklarıyla çatışmaların içinde bulduk. Okulumuzu normal koşullarda okumadık. Bundan dolayı büyük kayıplar verdik. Çok az gencimiz üniversiteye tırmanabildi. Üniversite yılları, Kürt ve Kürdistan gençleri için daha çetin yıllar oldu. Bu yıllarda legal ve illegal gençlik örgütlerini kurdular, üyesi, yöneticisi oldular. Hapishanelere girdiler. Ellerine silah almak zorunda kaldılar, milli mücadelenin neferleri oldular ve ön saflarında yer aldılar.

Kürt ve Kürdistan gençleri, aynı zamanda milletimizin diplomatları da oldular. 20. Yüzyıl boyunca ve özellikle de 1950’lerden sonra katıldıkları uluslararası gençlik festivallerinde bu diplomatlık görevlerini yerine getirdiler. Yakın zamanda da bu diplomatlık vazifelerini yerine getirdiler.

15-18 Ekim tarihleri arasında 2020 Küresel Barış Zirvesi gerçekleşti. Bu zirve Türk devletinin İstanbul şehrinde gerçekleşti. Kürt gençleri de kendi milli kıyafetleriyle bu zirveye katıldılar. Bu zirve oldukça sayısal anlamda güçlü ve renkli bir zirveydi ve 75 ülkeden ve devletten temsilciler katıldı. “Bağımsız devlet olmayan devlet” Kürdistan Bölgesi’nden de gençler bu zirveye katıldı. Kürt gençleri, Kürdistan bayrağı ile zirveye katıldılar. Kürdistan bayrağı zirve alanının her yerine asıldı. Onlar da barışın gerçekleşmesinden ve savaşların son bulmasından bahsettiler. Ama barışın gerçekleşmesini ve savaşın son bulmasını soyut iki kavram ve tanım olarak dile getirmediler ve ele almadılar.

Kürt gençleri, Ortadoğu’da, bölge sömürgeci devletlerinde, dünyada barışın gerçekleşmesinin ve savaşların son bulmasının asıl stratejik nedenlerini dile getirdiler. Dünyada barışın sağlanmasının ve savaşın son bulmasının, insanların ve milletlerin hak ve hukuklarına saygı duymakla, emperyalist ve sömürgeci emellerden vazgeçmekle, milletlerin kendi kaderlerini tayin etmesi hakkına saygı duymakla olanaklı olacağını ifade ettiler.

Ortadoğu ve bölge sömürgeci devletlerinde barışın sağlanmasının yolunun da Kürt milletinin hak ve hukuka saygı duymak, Kürt milli haklarını teslim etmek, Kürtlerle en azından milletlerin ortak devleti olan gerçek anlamda federal bir devlet oluşturmak, devlet tanımakla olanaklı olacağını da dile getirdiler. Pêşmergelerin DAEŞ’a karşı olan yiğit mücadelelerinden de bahsettiler.

Kürt gençleri Türk devleti yetkililerine de seslendiler. Dediler ki, “Tek gerçeklik var: Ölüme kadar komşuyuz. Artık annelerimizin ağlaması ve çocuklarının öldürülmesi son bulsun. Her ulus özgürce yaşamalı. Dolayısıyla Kürtlerin devlet olma ve özgürce yaşama hakkı var.”

Zirveye Kürdistan’ın diğer parçalarından katılımcılar yoktu. Sadece Kürdistan kuzeyinden Diyarbakırlı bir genç Jiyan Demir bireysel olarak 2020 Küresel Barış Zirvesine katıldı. O da Kürt basınına yaptığı açıklamada, “Diyarbakır’dan zirveye katıldım, kuzeyden bir tek ben katıldım. Güneyden arkadaşlarımız da var. Gençler farklı ülkelerden buraya gelerek barışın tesisi hakkında konuştu. Biz de Kürt ulusu için ses olmaya geldik” dedi. Kürt Gençleri 2020 Küresel Barış Zirvesine katılıp, layıkıyla iyi bir temsil ve iyi bir diplomatik çalışma yaptıkları için kutlayalım. Kürdistan gençlerinin çalışmalarına destek olalım. Onlara doğru tecrübelerimizi aktaralım.

KÖTÜ HABER: PKK’NIN KÜRT SİYASETÇİYİ KAÇIRMASI

Süleymaniye Valisi ve diğer yetkilileri, Süleymaniye sınırları içinde PKK’nın silahlı gruplarının varlığının bir olumsuzluk olduğunu ve PKK’nın olumsuz eylemler yaptığını, bundan dolayı bütün yetkilileri duyarlı kıldıklarını, ifade ettiler. Süleymaniye Valisi’nin bu açıklaması Ulusal İttifak Yürütme Konseyi Üyesi Muhammed Girtki’nin PKK tarafından Kandil’e kaçırılmasından sonra gündeme geldi.

PKK’nın Girtki’yi bilgi toplayıp kendilerinin aleyhine eylemlerde bulunmakla itham ettiğini söyleyen Ulusal Koalisyon Konsey Üyesi Celal Ahmed, kim veya kimler için bilgi topladığına dair kendilerine bilgi verilmediğini ifade etti. Aynı zamanda, Girtki’nin acil bir şekilde serbest bırakılması için PKK’ya çağrıda buldu.

Bu PKK’nın gerçekleştirdiği ilk eylem değildir. PKK’nın bu tutumundan Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin büyük sorumluluğu vardır. Umarım bu gelişme KYB’nin aklını başına devşirmesine olanak sağlar.

PKK, yıllardır Kürdistan’da köyleri işgal ediyor. Köylerden haraç alıyor. Terörist eylemler gerçekleştiriyor. Adam kaçırıyor, infaz ediyor. Kürt çocuklarını dağa kaçırıp silahlandırıyor. Savaşa sürerek öldürüyor ve kendisi de infaz ediyor. Yakın zamanda bir gümrük asayiş müdürünü katletti.

PKK’nın, Haşdi Şabi (İran) ve Irak merkezi hükümetinin desteğiyle Şengal’deki işgali çok açıktır. Yıllardır bu konuda yazılar yazılıyor.

Kürdistan’ın değişik şehirlerinde dağa kaçırılan çocukların anne-babaları protesto eylemleri yaptılar. Hükümetin bu soruna engel olmasını ve çare bulmasını istedikler. Ne yazık ki, Kürdistan ve Irak hükümeti buna çare bulmadı. PKK’nın hak ve hukuku, kanunları, düzeni, iktidarı tanımamasına, içerde açık siyasi müdahale yapmasına, Kürdistan yöneticilerine ve partilerine düşmanlık yapmasına, egemenlik hakkını açıkça ihlal etmesine rağmen buna çare bulunmaması haklı olarak keskin eleştirilere ve hatta suçlamalara yol açmaktadır.

PKK’nın bu durumu nereye kadar devam edecek? Kürdistan Hükümeti’nin bu soruya bir cevabının olması gerekir. Şengal konusunda yapılan ortak ve uluslararası desteğe sahip anlaşma, hayata geçecek mi? Bu konuda hangi adımlar atıldı?

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.