Amedspor; dersin adı savunma

Hayat gibi futbolun da asla ihmale gelmez hakikatleri vardır. Futbolun birinci hakikati hücumdur. İkinci hakikati ise savunmadır

Amedspor
Amedspor

Hayatın hakikatleriyle oynamak ateşle oynamak gibidir. Söz gelimi yer çekim yasasını inkâr edip, bir apartmanın beşinci katından atladığınız da hava da asılı kalmazsınız. Kafa üstü yer çakılır hayatınızdan olursunuz. Yer çekim hakikatinden habersiz olmanız, bu hakikati bilmiyor olmanız gerçeği değiştirmez. Sonuç kesindir ve kurtuluş şansınız hiç olmaz.

Hayat gibi futbolun da asla ihmale gelmez hakikatleri vardır. Futbolun birinci hakikati hücumdur. İkinci hakikati ise savunmadır. Doksan dakika boyunca ya hücum organizasyonu içindesiniz ya da savunma organizasyonun taleplerini karşılıyorsunuz. Orta yol yoktur. Ya hücum ediyorsunuz ya da savunma yapıyorsunuz. Futbolun oyun pratiğiyle konuşursak, her an her pozisyonda top ya sizdedir ya da rakiptedir. Sizdeyse önceden kararlaştırdığınız plan ve taktikle zenginleştirdiğiniz, kendi oyununuzu oynarsınız. Top rakibe geçtiğinde ise daha sorumlu bir tavırla o topu hemen geri almak için disiplinle şekilde savunma mevzilerine koşarsınız.

Bugün dersimiz savunma olduğu için hemen ilk elden savunma mevzilerinden ne anladığımızı izah etmekle başlayalım. Savunmanın iki mevzii var; birincisi topun kaptırıldığı yer ve bölgedir, ikincisi topun atılacağı muhtemel yer ve bölgelerdir. Topun olduğu yerde savunma çoklu presle yapılır. Topun atılacağın bölgede ise hem pas kanalları kontrol edilir hem de bu alanlar daraltılır.

Teorik olarak savunma dediğimiz futbol hakikatinin eylem planı budur. Bu eylem planının detayları da neredeyse sonsuzdur. Ama burada da iki temel hareket ve durum önceliklidir. Savunmada hata payı maliyeti yüksek riskler taşıdığı için her pozisyon içinde oyuncular iki durum ve hareket için eğitilir. Yeri gelmişken bu eğitim sadece defans oyuncularıyla sınırlı değildir. Zaten takım savunmasından sadece defansif oyuncular sorumlu tutulmaz. Bütün takım savunma ihtiyacı için görev üstlenir ve önemli roller oynar. Top rakibe geçtiğinde o topu kazanmak isteyen oyuncu eğer pozisyon uygunsa hamle yapar, eğer değilse rakibi oyalar. Rakibi oylamak çok değerli bir harekettir. Çünkü hem takıma zaman kazandırır hem de rakip oyununun yönünü değiştirme imkânı sunar.

Günümüz çağdaş futbolunda en değerli oyuncular oylamayı bilen oyunculardır. Bazen bu oyuncular topla hiç temas etmeden, maçın ve oyunun kaderini belirlerler. Mesela ManCity’li İlkay Gündoğan bunlardan biridir.

Geride alan daraltan, top rakibe geçtiğinde hem pres yapan hem de rakibi oyalayan oyun stratejisinin adı savunmadır. Elbette savunma stratejisi sadece savunmadan oluşmaz. Savunma yapmak demek hücumu unutup onu terk etmek değildir. Tam tersine her savunma hücum içindir. Çünkü savunmadan katkı almadan rakip yarı sahaya yerleşilmez. Çünkü savunma olmadan rakibi ciddi ve stresli bir baskı altına almak mümkün değil.

Peki Amedspor savunma için ne yapıyor. Sarıyer maçındaki açık savunma hatalarını daha önce yazdığım için onlara tekrar dönmeyeceğim. Buna gerek yok; çünkü Manisaspor maçında yeterince arızalı durum zaten oluştu.

Manisaspor’un nasıl bir oyun planıyla oynayacağını bütün rakipleri bilir. Manisaspor genellikle rakibine top vermez. Kendi oyununu oynayarak rakibin hem direncini hem de kondisyonunu tüketmek ister. Amedspor’a karşı farklı bir planla çıkacağını düşünmek için hiçbir neden yok.

Manisaspor maça aynı plan ve düşünceyle başladı. Amedspor gole kadar bu oyuna karşılık vermeye çalıştı. Zaten olan da 1-0 öne geçtikten sonra oldu. Hem skoru koruma endişesi hem de rakipten doğan özgüven erozyonu, dakikalar ilerledikçe güneş gibi belirgin hale geldi. Özellikle de ikinci yarı tam bir felakete dönüştü.

Çünkü, Aykan Atik takımını geride tutmanın savunma olduğunu sanıyor. Hatta geriden ileriye doğru gelişi güzel uzaklaştırma vuruşları yapmayan oyuncularını azarladı. Pasla çıkmayan çalışan oyuncularına uzun uzun vurun diye sürekli uyardı. Nitekim böyle de oldu. Amedspor amaçsız uzun vuruşlar yaptı, Manisaspor bu topları topladı ve Amedspor üstünde yoğun baskı kurdu. Önce top dolaştırarak Amedspor’u yordu, sonra da maçın bitimine az kala iki gol atıp Amedspor’u evine eli boş yolladı.

Mesela bu oyunda Halil İbrahim’in görevi neydi? Halil İbrahim’in ayağına top yakışıyor. Top ondayken bir yıldız gibi parlıyor. Peki topsuz oyunda ne yapıyor Halil İbrahim? Hiç. Peki Manisaspor gibi topu sana bırakmayacağı belli olan bir takıma karşı, Halil İbrahim neden bu kadar oyunda tutulur?

Neyse yahu…

Eğer Amedspor playoff finallerine kalabilirse, onu birinci lige taşıyacak şey hücumu olmayacak. Kesinlikle savunması olacak. Ama şimdilik savunma Malabadi Köprüsü’nden daha açık ve daha davetkar.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.