Ali Fikri Işık
Author
Amedspor son virajda
Çarşamba günü Amedspor, deplasmanda Kocaelispor’la karşılaşacak. Bu maç çok değerli bir maç.
Dertli ve sorunlu bir kulübe dönüştüğümüz çok açık. Bu sorun ve dertleri açık, açık konuşabilecek miyiz bilmiyorum; bunu zaman gösterecek. Ama ne olursa olsun ve ne pahasına olursa olsun konuşmak lazım; üstelik yüksek sesle. Amedspor’un doğasına, kültürüne ve sorun çözücü yöntemlerine en uygun olan budur. Konuşmamak huzur getirmiyor. Bu meselede sessizlik büyük huzursuzluklara davetiyedir. Yarışmacı takımın kaderine bağlı olarak ilerde daha ayrıntılı konuşabilme umuduyla şimdilik bu kadarını ifade etmekle yetineyim.
Çarşamba günü Amedspor, deplasmanda Kocaelispor’la karşılaşacak. Bu maç çok değerli bir maç. Daha doğrusu Amedspor’un playoff umutlarının yeşerip ya da solacağı bir maç olacak. Bu bakımdan Amedspor bu maçtan eve eli boş dönme lüksüne sahip değil. Bu maçı mutlaka kazanmalıyız deyip takımı baskı altına sokmak istemem. Ama eve eli boş dönmenin de kabul edilir bir tarafı yok.
Bu sezonun geneline dair bir değerlendirme yapmak istediğimde, ilk on haftalık süreçten sonra, Amedspor’un derdi, oyuncuların yetenek ve performansları olmadı. Oyuncular form kazandıkça bu form düzeyine bağlı olarak başarılı sonuçların altına imza attılar. Özellikle de sezonun ikinci yarısından sonra maçların kaderini oyuncuların yetenek ve performansı değil, teknik direktörün kapasitesi belirledi.
Aykan Atik, sanki dikine oyunun bir alternatifi yokmuş gibi bir tutum aldı. Uzun toplarla takımını hep ileriye doğru taşımak istedi. Uzun vur, rakip alana yerleş ve orada baskıyı artır ve sonuç al. Tamam, Türkiye’de bu oyun anlayışının işe yaramadığını söyleyecek değilim. Hele 2. Lig gibi futbolun çok ilkel oynandığı bir seviyede bunu yapmak bazen başarı getiriyor. Bazen diyorum çünkü dikine uzun vuruşlarla rakibe hücum etmek, pek garantili bir yol değil. Uzun vurduğunuz her topun rakip tarafından etkisiz hale getirilmesi en az o topa sahip olma şansınız kadar yüksektir.
Bu planı şimdi niye dilime doluyorum? Şunun için; Kocaelispor maçı tam da böyle oynanacak bir maçtır. Topa sahip olmak için yeterince hazır olmayan bir takım -ki bu takım Amedspor oluyor- uzun vurmak ve böylece rakip sahaya yerleşmekten başka bir alternatife sahip değil. Bu maçın en akılcı taktik planı uzun vuruşlar olmak zorunda. Peki ama sadece uzun vurmak yeterli mi? Elbette hayır. Amedspor bu maçı 3-5-2 oynamak zorunda. Orta sahada beşli bir blok olarak konumlanmak şart. Bu beşlinin 2’si defansa dönük olarak görev alacak, 3’ü uzun vuruş sonrası dönecek olan topları, ikinci top olarak kullanıp, rakibi baskı altına almaya çalışacak.
Top kenara taşındığında Amedspor’dan en az iki oyuncu ceza sahasına girerken, üç oyuncu da topun atıldığı yer ve yönüne bağlı olarak ceza sahasının çeperlerinde pozisyon alacak. Başka türlü sonuç üretmek ya da atak sonlandırmak mümkün olmayacak.
Her uzun vuruştan sonra Amedspor defansı ileriye çıkarak, deyim uygunsa orta saha ile bitişik pozisyon alarak oyunun boyunu kısaltacak. Amedspor bu oyunu oynayabilecekse belki bir şansı olabilir.
3-5-2 olarak dizil; uzun vur ve ileri çık, takımın boyunu kısalt. Orta sahaya güçlü yerleş ve ikinci topları kazan. Bu maçın oyun kimyası budur.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.