Amedspor bir ileri iki geri

Tipik Türk mantelitesi gibi, Amedspor her maça sözüm ona farklı oyunlarla çıktı.

Amedspor
Amedspor

Niğde maçından sonra taraftarların önemli bir bölümü, eski teknik direktörün işine son veren yönetim kuruluna, itiraz ve sitemlerini sosyal medyada açıkça ifade etti. Aslında hakikat aranıyorsa sorulması gereken asıl soru şudur; eğer işten el çektirilen teknik direktör geriye doğru dürüst bir oyun mirası bıraksaydı, Amedspor Niğde maçında böyle göz göre göre çuvallamazdı. Şunun şurasında bu takımı iki hafta önce o teknik direktör yönetiyordu. Geriye bıraktığı miras iki haftada nasıl çarçur olur? Olmayan şey elbette çarçur olur. Çünkü sözünü ettiğimiz teknik adamıyla özel ve ayrıntılı bir oyun hiç işi olmadı. Ayrıca sezon başından beri de o takımın başında değil miydi? Neden bu çok başarılı teknik adam, Amedspor’u bu zorlu virajdan çıkarma başarısı göstermedi? Gösteremezdi. Çünkü bırakın ikinci ligi, süper ligde bile kendine has, özel ve etkili bir oyun inşa edebilecek Türk teknik direktör yok.

O nedenle eski yeni teknik direktör ayırımına girip, takımın az da olsa var olan şansına limon sıkmayalım. Amedspor takımın başına kim gelirse gelsin, yapabileceği pek bir şey olmaz. Mal bu malzeme bu. Türkiye liglerinde hasbelkader iyi bir oyuncu havuzu bulabilirseniz ve şans da yanınızda olursa, belki şampiyon olursunuz. Kendi içlerinde yarıştıkları için en şanslı olanlar şampiyon oluyor.

Niğde maçında oynanan futbol ve alınan sonuç, tıpkı Afyon maçında olduğu gibi ya da diğer maçlarda olduğu gibi eski teknik adamın mirasıdır. Bu sayfalarda yüzlerce kez yazılıp söylendi; Amedspor’un oyun içindeki en büyük sorunu, hücumdan savunmaya dönemiyor olmasıydı. Eğer eski teknik direktör bu soruna bir çare bulabilseydi, Amedspor bugün çok farklı yerlerde olurdu ve biz de çok farklı şeyler konuşuyor olurduk.

Eski teknik direktör ne oynuyordu? Hele yamacıma yaklaşın ve söyleyin? Aykan Atik, geniş alan oyunu mu oynuyordu? Bu yalan çünkü Amedspor’un mağlup olduğu bütün maçlarda rakip geriye yaslanıp, defans yaptı. Demek ki oyunu daraltan rakiplere karşı Amedspor oyunu genişletecek bir plana sahip değildi. Dar alan oyununu da oynamadığı için rakip kapanınca, eli ayağına dolaşıyordu. Oysa kapanan rakip esasen dar alan oyunlarıyla çözülebilir.

Ama Amedspor ne geniş alan oyununu tercih etti ne de daralan oyununu. Yapılan neydi? Doğaçlama bir kontratak planı. Vur topun dibine, rakibin arkasına sark ve oradan sonuç üret.

Peki özel olarak Amedspor nasıl savunma yapıyor? Amedspor’un özel bir savunma planı da yok. Takımda savunmanın başlayacağı bir direnç merkezi inşa edilmemiş. Savunma ve orta saha ilişkisi, sadece hücum ederken sanki varmış gibi duruyor. Ama kesinlikle aynı ilişki top rakibe geçince hiç işlemiyor. Peki orta saha forvet ilişkisini nasıl planlanmış? Orada da bir plan yok. Ya uzun toplar rakip savunmasının arkasına atılıyor ya da kenara taşınan toplar ceza sahasına kesiliyor. Bu bir sokak oyunu.

Oysa Amedspor oyuncu grubu ehil bir teknik adamın elinde olsaydı, tasarlanan ya da kurgulanan her oyunu oynayabilecek nitelikteydi. Futbolcuların yeteneklerinde bir sorun yok. Bu yeteneklerin toplamından bir plan çıkarmak gibi bir sorunu var Amedspor’un. Her aklı başına teknik direktör elindeki oyuncu havuzunun toplam yeteneğinden kendisine has ve uygulanabilir bir oyun inşa eder.

Biri bana sezon başından bu yana Amedspor’un aynı oyunu oynadığını söyleyebilir mi? Hayır söyleyemez. Çünkü tipik Türk mantelitesi gibi, Amedspor her maça farklı oyunlarla sözüm ona çıktı. Yine sözüm ona rakip analizine dayalı olduğu söylenen bu oyunların hepsi yanlış analiz edilmişti. Bunu nasıl söylersin demeyin. Eğer doğru analizler olsaydı, bugün Amedspor bu halde olmazdı.

Her neyse. Henüz lig bitmedi ve az da olsa playoff şansı devam ediyor. Enseyi karartmadan playoff hedefini kovalamaktan başka seçenek yoktur. Sezon bittikten sonra her şeyi masaya yatırma imkânımız olur.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir