İbrahim Güçlü
Writer
Kürdistan’ın başkenti Hewlêr’de Diaspora Kongresi ve PKK kışkırtıcılığı
PKK, Kürdistan’ın değişik parçalarındaki olumsuzluklarını değişik dönemlerde, değişik olaylarda değişik metotlar ve yollarla sürdürmektedir.
Ağırlıkla Avrupa’da olmak üzere dünyada Kürtlerin bulunduğu bütün ülkelerde uzun zamandır Kürt-Kürdistan diasporasının örgütlenmesi konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar ilk zamanlar, diasporadaki tüm Kürtlerin temsilcilerinin katılımıyla bütünlüklü bir şekilde devam ediyordu. Ne yazık ki bir dönem sonra farklı yaklaşımlar ve perspektiflerin, metodik sorunların ortaya çıkmasıyla bu çalışmalar bir yerde durdu.
Bir dönem sonra Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin inisiyatifiyle yeniden bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmalar belli bir olgunluğa gelince, bu çalışmaların bir kongre ile örgütsel bir yapıya kavuşması konusunda karar alındı.
Kürdistan’da yapılmakta olan kongre, bu kongredir. Bu kongre Kürdistan Başkanı Mesud Barzani’nin doğrudan teşviki ve desteğiyle yapılmakta olan bir kongredir. Bundan dolayı Başkan Barzani de kongrede bir konuşma yaptı.
Kongreye dünyanın her tarafından çağrılı olanlar var. Bu kongreye çağrılı olanların büyük bir kesimi kongrenin delegeleridir. Kongre delegeleri dünyadaki Kürt-Kürdistan diasporasının örgütlenmesi, programı, yapacağı işler, izleyeceği metodu, çalışma tarzını tespit edecek katılımcılardır. Kongre delegelerinin yanında, yine dünyanın değişik ülkelerinden kongreye çağrılan misafirler var. Ben de kongreye Kürdistan’ın kuzeyinden çağrılan misafirlerden biriyim.
Benim Diaspora Kongresine katılmanın ve misafir olarak çağrılmanın birkaç nedenden kaynaklandığını düşünüyorum. Birinci neden, Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin uzun vadeli bir çalışanı, aktivisti, emekçisi olarak Diaspora Kongresine perspektif sunma özelliğimin olabileceği öngörüsüdür. İkinci neden, Avrupa’nın İsveç ülkesinde 10-11 yıl yaşayan biri olarak, Kürt-Kürdistan diasporasının örgütlenmesinde önerilerimin olabileceği öngörüsüdür. Bir başka ifadeyle benim de bir ölçüde diasporanın içinde sayılmamdır. Üçüncü neden, benim son yıllarda yapılan diaspora konusundaki çalışmaları yakından izleyen biri olmamın düşünülmüş olması ve konuda fikirlerimin de olduğunun tahmin edilmesidir. Görüşüme göre de benim hakkımda yanlış da düşünülmüş değildir.
Avrupa’da, İsveç’te bulunduğum zaman da bu konuyla ilgilenen genel Kürt-Kürdistan örgütlerinde de yer alarak çalışma yürüttüm. Ayrıca yöneticiliğini yaptığım siyasi parti ve örgütler adına da Kürt-Kürdistan ile ilgili diplomatik çalışmalara katıldım. “HEVGIRTIN-PDK”nin yurt dışı örgütünün başkanlığı ve yöneticiliğim döneminde de bu konuda önemli deneylerimin olduğunu söylemem yanlış olamaz.
Kürt-Kürdistan Diaspora Kongresi 4 - 5 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek. Ben de kongrede fırsat buldukça görüşlerimi diaspora örgütlenmesinin perspektifleri, program ilkeleri, örgütlenmenin teknik boyutları açısından ifade edeceğim. Kongrenin sonuçlanmasından sonrada bu makalemin bir devamı olarak, kongreyi detaylı değerlendireceğim.
PKK’NIN KÜRDİSTAN BÖLGESİ’NDEKİ KIŞKIRTICILIĞI VE YIKICILIĞI…
PKK’nın Kürdistan’ın değişik parçalarındaki yaptığı olumsuzlukları ve kötülükleri ifade ediyorum. Bu konuda yazılar yazıyorum. PKK, Kürdistan’ın değişik parçalarındaki olumsuzluklarını değişik dönemlerde, değişik olaylarda değişik metotlar ve yollarla sürdürmektedir.
PKK, Kürdistan Bölgesi’nde ise yabancı, işgalci, terörist bir örgüt olarak hareket ederek, yıkmayı stratejik olarak benimsemiştir. Kürdistan Bölgesi’ne karşı kötülük yapmak için her türlü fırsatı değerlendirmektedir. Son günlerde de Kürdistan Bölgesi’nde iki konuda yıkım, kışkırtıcılık, yıkıcılık faaliyetlerini sürdürmektedir.
Bu kışkırtıcı ve yıkıcı faaliyetlerinden biri, Süleymaniye’de öğrencilerin haklı taleplerle başlattığı mitingleri amacından uzaklaştırması, provoke etmesi, kışkırtıcılık yapması, şiddeti teşvik etmesidir. Bu kışkırtıcılığı Kürdistan Bölgesi’ne düşmanlık yapan ve Süleymaniye’yi Kürdistan’dan koparıp Irak merkezi hükümetine bağlamak isteyen Yeni Nesil Hareketi ve Haşdi Şabi’yle ittifak ederek; kışkırtıcı broşürler dağıtarak; bizatihi kendi provokatörlerini mitinglerin ve kitle gösterilerinin içine sokarak yaptı. PKK’nın bu kışkırtıcılığını yapan provokatörlerin yakalandığı ve mahkeme karşısına çıkarılacakları, Kürdistan resmi yetkilileri tarafından da açıklandı.
PKK’nın daha önceki tarih ve dönemlerde de Goran Hareketi’yle birlikte bu kışkırtıcılığı, yıkıcılığı yaptığı bilinmektedir. PKK’nın Kürdistan Bölgesi’nde son dönemlerde yaptığı somut yıkım eylemlerinden biri de Kürdistan’daki gençleri ve aileleri göçe ve mülteciliğe zorlamasıdır. Bu yıkıcı eylemiyle de Kürdistan Bölgesi Hükümeti ve yönetimin itibarını zayıflatmak istemiştir. Bu konuda da PKK suçüstü yakalanmış ve teşhir olmuştur. Kürdistan Bölgesi Hükümeti, bu ve benzeri PKK yıkıcılığına ve kışkırtıcılığına izin vermemelidir. Bir devletin yabancı, işgalci, terörist, yıkıcı ve kışkırtıcı bir güce yapması gerekenleri hukuksal olarak, egemenlik hakkının korunması çerçevesinde yerine getirmelidir. Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin yıkım ve yıkıcılığının önüne, PKK’yı Kürdistan’dan çıkarmakla engelleyebilecektir.
Türk devletinin Kürdistan topraklarında her gün operasyon yapmasının da nedeni, PKK’dır. Bu egemenlik açısından da onur kırıcı bir ahvaldir. Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin buna izin vermemesi gerekir.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir