206 isimden ortak deklerasyon: PKK Kürdistan Bölgesi’nden çıksın

Kürt aydınları tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, PKK’nin Kürdistan Bölgesi’nden çıkarılması gerektiği belirtildi.

HABER MERKEZİ - Kürt aydınları tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, PKK’nin Kürdistan Bölgesi’nden çıkarılması gerektiği belirtildi.

PKK’nin Kürdistan Bölgesi’ndeki saldırılarına yönelik tepkiler sürüyor. Özellikle geçtiğimiz hafta PKK’nin Peşmerge Güçleri’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırı, Kürt ve dünya kamuoyunda rahatsızlığa sebep oldu.

206 Kürt aydının imzasınının bulunduğu ortak deklerasyonda, “PKK’nin Peşmerge’ye saldırısından sonra, Kürdistan Federe Bölgesinde durum çok tehlikeli bir hal aldı. Bundan dolayı PKK karşısında tutumun netleşmesi gerekir. Biz de bunu yapıyoruz” denildi.

Deklerasyonda şu ifadeler yer aldı:

“Bilindiği gibi Körfez Savaşından sonra Kürdistan’ın büyük bölümü ABD’nin desteğiyle özgürleşti. Dört sömürgeci devlet, Kürdistan Devleti’nin kuruluşuna yol açacağı korkusuna kapıldı. Kendileri Kürdistan’a müdahale etmek istiyorlardı. Ama ABD’nin korkusundan bunu yapamıyorlardı. Bundan dolayı PKK eliyle Kürdistan’a saldırmaya başladılar. Sömürgeci devletler, özellikle de Kürdistan Meclisi ve Hükümeti’nin kuruluşu, federalizmin ilanından sonra daha çok saldırganlaştılar. Kürdistan’daki egemenliği ve özgür yapıyı yıkmak için PKK’ye açık destek verdiler. PKK de, Kürdistan’da iktidarı, hukuk düzenini tanımadı. Bunun sonucunda 1992 yılında büyük bir çatışma gelişti. Bu çatışmada 3500 Peşmerge şehit oldu. Çatışma sonunda PKK teslim oldu. Kürdistan’da iktidarı ve hukuki düzeni tanıdığını ve ona göre davranacağını kabul etti. Ama PKK daha sonra bu anlaşmasına uymadı.”

“IRAK VE İRAN PKK’Yİ KÜRDİSTAN BÖLGESİ’NE YERLEŞTİRDİ”

PKK’nin Irak ve İran devletlerinin desteğiyle Kürdistan Bölgesi’ne yerleştirildiği ifade edelen açıklama şöyle devam etti:
“Kürdistan Başkanı Sayın Mesut Barzani o dönem PKK’nin bu terörist saldırısı hakkında 25 Avrupa Devletine bir rapor sundu. O zaman PKK saldırıları Kürt yurtseverleri tarafından sömürgeci devletlerin bir operasyonu olarak tanımlandı ve karşı tutum alındı. Ne yazık ki PKK ondan sonra Irak ve İran Devletlerinin desteğiyle Kürdistan’a tam anlamıyla yerleşti. Türk Devleti de bunu stratejik gerekçe gösterek bugüne dek Kürdistan’da 30’dan fazla askeri operasyon yaptı. Kürdistan’da ‘güvenlik bölgesi’ ve karakollar oluşturdu. PKK, Kürdistan’ın Güneyinde ‘Behdinan-Botan Hükümetini’ ve ‘Zap Cumhuriyetini’ kurmakla ve bütün diğer karşı eylemlemleriyle, Kürdistan’daki hukuku, egemenliği, iktidarı tanımadı. Bundan dolayı Kürdistan’da birçok köyü işgal etti. Köylülerden haraç aldı. Köylülerin üretim yapmasını engelledi. Kürt çocuklarını ve gençlerini kaçırdı ve, öldürttü. Kürdistan’ın iç işlerine karıştı. Kendine bağlı illegal ve legal örgütler kurdu.. Kürdistan siyasi partilerini ve liderlerini meşru kabul etmedi. Çok iyi bilinmeli ki, PKK, Kürdistan’ın Güneyin’de işgalci bir güçtür. Kandil’de, Maxmur’da, Şengal’da, birçok Kürdistan köyünde yıllardır bu işgali sürdürüyor.”

“PKK’NİN AMACI KÜRDİSTAN BÖLGESİ’Nİ ORTADAN KALDIRMAK “

PKK’nin Kürdistan Bölgesi’nin statüsünü ortadan kaldırmak istediğini belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Irak Federal Hükümeti ve Kürdistan Hükümeti, PKK ve Haşdi Şabi’nin Şengal’den ve diğer bölgelerden çıkması için bir anlaşma yaptılar. Fakat PKK Şengal’den çıkmamakta ısrarlı ve bundan dolayı da Kürdistan’a savaş ilan etmiş durumdadır. Pêşmerge güçlerine ve Asayiş Kuvvetlerine saldırmaktadır. Biz, PKK’nin stratejik amacını yakından ve iyi tanıyoruz. PKK, Kürdistan Federe Bölgesinini ortadan kaldırmak istiyor. Kürdistan Federe Bölgesi bu aşamada bütün Kürdistan parçalarının ve dünya Kürtlerinin umudur. Onun bir zarara uğraması, bütün Kürtlerin zarar görmesine yol açar. Açık olan bir şey var ki, PKK, Kürdistan Federe Bölgesinde yabancı, işgalci, terörist bir güç. PKK, Kürdistan’ın Güneyinde, diğer Kürdistan parçalarında kendi dışındaki Kürt yurtsever part-örgütlerine, Kürt yurt-severlerine uygulamakta haylı cesur davranmıştır. Bu nitelikliğinden dolayı PKK ile diyalog önerisi, onun Kürdistan’daki meşruiyetini kabul etme anlamına gelir. Ayrıca tecrübeler de gösteriyor ki, PKK ile diyalog bir çare değildir. Bundan dolayı, halkımıza ve gençlerimize zarar gelmemesi, öldürülmemeleri için PKK’nın kendi isteğiyle silah bırakmasını, kayıtsız şartsız Kürdistan Federe Bölgesinin egemenliğini ve hukukunu kabul etmesini; Kürdistan Federe Bölgesinin egemenliğini ve hukukunu kabul etmemesi halinde Kürdistan’dan çıkmasını talep ediyoruz.”

PKK İÇİNDEKİ KÜRT GENÇLERİNE ÇAĞRI

206 kişinin imzaladığı deklerasyonunun sonunda, şunlar kaydedildi.

“Eğer PKK bunu yapmazsa, Kürdistan Federe Hükümeti ve Irak Federal Hükümeti, birlikte, kendi egemenliklerini sağlamak ve korumak için, her devletin kanun dışı, silahlı, işgalci güçleri tasfiye ettiği metodla, PKK ve tüm silahlı güçleri tasfiye etmelidirler. Bunun için de kamuoyuna açık bir yol haritasını dikte etmeleri gerekir. Biz bu yol haritasını destekleyeceğimizi açıkça ilan ediyoruz. Tabi ki Kürdistan Federe Bölgesinde ve Irak Federal Devletinde, PKK ile ilişkili olan tüm parti ve örgütlerin ilişkilerini kesmeleri gerekir. Irak ve Kürdistan Hükümetleri PKK sorununu çözmedikleri ve PKK Kürdistan’dan çıkmadığı sürece Türk Devletinin saldırı, müdahele, operasyonlarından kurtulamazlar. Kendi egemenliklerini korumaz hale düşerler.
Biz PKK içindeki silahlı Kürt gençlerine çağrı yapıyoruz ve diyoruz ki, Kürdistan’a ve Kürt milletine zarar verecek eylemlere destek vermeyin. PKK’nın, sömürgeci devletlere hizmet eden yanlış siyasetlerine karşı çıkın. Silahı bırakın.”