CHP'de 14 ilde yeni görevlendirme ve 7 ilde görevden alma yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) 14 ilde yeni görevlendirme ve 7 ilde görevden alma yapıldı.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), bugün (10 Temmuz 2026 Cuma), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. MYK gündemine ilişkin basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, toplantıda, ülke gündemi, NATO Ankara Zirvesi ve enflasyon rakamlarını görüştüklerini, parti içi meselelerle ilgili düzenleme ve değerlendirme yaptıklarını söyledi.

"Kurumsal kimliğe aykırı tutumlar" gerekçesiyle boş kalan 22 ilden 14'ünün il yönetimini belirlediklerini belirten Sarı, şunları kaydetti:

"Bitlis ilimiz için Marif Kızılağaç arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz. Aksaray için Cansu Bülbül, Bilecik için Kazım Yağmur, Denizli için Ayhan Oran, Diyarbakır için Sertaç Eke, Ağrı için İbrahim Varol, Iğdır için Halil İbrahim Artantaş, Kırıkkale için Mustafa Demirel, Manisa için Engin Uzun, Muğla için Halil Karahan, Muş için Sertaç Demirel, Nevşehir için Tayfun Ceyhan, Yozgat için Kazım Eliaçık ve Tekirdağ için Erdoğan Kaplan arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz."

Sarı, MYK kararıyla 7 ilde örgüt yönetimlerinin feshedildiğini açıkladı. Bu kapsamda; Afyonkarahisar, Giresun, Trabzon, Yozgat, Burdur, Aydın ve Tekirdağ il yönetimleri görevden alındı.

Ayrıca disiplin süreçlerine değinen Sarı; eski İzmir İl Başkanı Çağdaş Güç ile Giresun ve Trabzon il başkanlarının, kesin ihraç talebiyle ve tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk edildiklerini bildirdi.

Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’ni değerlendiren Sarı, Türkiye’nin ev sahipliğinin önemine değindi. Zirvenin en önemli kazanımının savunma sanayii alanındaki iş birlikleri olduğunu ifade eden Sarı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Türk savunma sanayiinin, özellikle insansız savaş araçları alanındaki seviyesinin önemi bu zirvede teyit edilmiştir. Türkiye’nin güvenliği ve savunma sanayii kazanımları, Avrupa güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Müttefik ülkeler arasındaki kısıtlamaların kaldırılacak olmasını ve Türk şirketlerinin Avrupa’nın güvenlik harcamalarında rol alacak olmasını önemli bir kazanım olarak görüyoruz."