PKK’den çerçeve yasa açıklaması: Ciddi eksiklikler taşıyor
"Sürecin başarısı Öcalan'ın çalışma koşullarına bağlı"
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kanun teklifi yarın TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Fesih ve silah bırakma kararı alan PKK ise “Hareket Yönetimi” imzasıyla çerçeve yasaya ilişkin açıklama yayımladı.
Söz konusu açıklama, 9 Ağustos Pazar günü, PKK’ye yakınlığıyla bilinen Mezopotamya Ajansında yayınlandı.
"Yasa Ciddi Yetersizlikler Taşıyor"
Yasada "Kürt" kavramına yer verilmeden sadece silahsızlanmadan bahsedilmesinin sorunu bütünlüklü ele almaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada, kullanılan dil ve üslubun barış ruhuyla bağdaşmadığı ifade edildi.
"Öcalan Özgür Olmadan Süreç İlerlemez"
Atılan ve atılacak tüm adımların Abdullah Öcalan’ın özgür yaşam ve çalışma koşullarına sahip olması öngörüsüyle planlandığı hatırlatılarak, sürecin bizzat kendisi tarafından yönetilmesi gerektiğinin altı çizildi.
"Koordinatörlük Rolü Yasada Yer Almalıydı"
Devlet Bahçeli’nin Öcalan için ifade ettiği "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" rolünün yasada net olarak yer almadığı, metindeki ifadelerin muğlak kaldığı eleştirisi getirildi.
"Tek Taraflı Dayatmalarla Uygulanamaz"
Yasanın tek taraflı dayatmalarla pratikleşemeyeceği, ancak barış dilinin esas alınması, yeni demokratik yasalarla desteklenmesi ve düşünce ile örgütlenme özgürlüğünün sağlanması durumunda bir başlangıç olabileceği kaydedildi.
Söz konusu açıklamanın tamamı şu şekilde:
"Aylardır beklenen çerçeve yasa komisyondan geçti ve Mecliste onaylanacak. Bu yasaya şiddetle karşı çıkanlar yanında birçok yönüyle eleştirenler de olmuştur. DEM Parti de birçok eksik ve yetersizliğini komisyonda eleştirmiş, bu yasanın sonrasında neler yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.
Rêber Apo (Abdullah Öcalan), Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası “Kürt sorunundan kaynaklanan çatışmalı durumu hukuki ve siyasi zemine çekme gücüm var” demiştir. 27 Şubat 2025 Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile bunun nasıl gerçekleşeceğinin yol haritasını yalın biçimde ortaya koymuştur.
Özgürlük Hareketimiz, Rêber Apo’nun çağrısı temelinde barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesi için üzerine düşeni yapmıştır. Bu temelde bir buçuk yıldır çatışmasızlık sürmektedir.
Bu süreçte Mecliste barışın sağlanması, demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuş; bu komisyonun yaptığı görüşmeler sonucu ciddi yetersizlikleri olsa da önemli görülebilecek bir rapor hazırlanmıştır.
‘DÜŞÜNCE VE ELEŞTİRİLERİMİZİ İLETTİK’
Rêber Apo bu süreçte demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünün yolunu döşeyecek bir kök yasanın çıkarılması için hem devlet yetkilileriyle hem de DEM Parti ve Özgürlük Hareketimizle ilişki ve diyalog içinde olmuştur. Biz de bu süreçte kök yasa ile ilgili tartışma ve gelişmeleri yakından takip ettik. Bize çeşitli biçimlerde yansıyan yasa taslağı konusunda düşüncelerimizi ve eleştirilerimizi yaptığımız açıklamalarla kamuoyuna sunduk. Öncelikle bir barışı hedefleyecek kök yasanın dilinin savaş dili olmaması, barış dili olması gerektiğini vurguladık.
Rêber Apo’nun söylediği gibi basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen biçimde olmaması ve karşılıklı hassasiyetlerin dikkate alınması gerektiğine dikkat çektik. Yasanın öngöreceği adımların gerçekleşebilmesi için Rêber Apo’nun özgür olması ve serbest çalışmasının mutlaka sağlanması gerektiğini belirttik. Öte yandan bu yasanın belirli adımlar çerçevesinde demokratikleşme ve özgürlük yasalarının çıkmasını taahhüt etmesinin önemini de ifade ettik.
Rêber Apo zaten bizim açıklamamızdan önce DEM Parti heyeti üzerinden çerçeve yasanın amaçlarını ve nasıl olması gerektiğini kamuoyuna iletmişti. DEM Parti ve demokratik güçler de bu süreçte çerçeve yasa konusunda düşüncelerini, önerilerini ortaya koymuş ve bu konuda bazı görüşmeler de yapmıştır.
Aylardır tartışılan halkımızın, bizlerin ve demokrasi güçlerinin görüşlerini ortaya koyduğu yasa Mecliste Kürt düşmanı bir eğilimin provokasyonlar yaparak karşı çıkması dışında diğer siyasi güçlerin onaylamasıyla Meclis Adalet Komisyonundan geçmiştir.
BU YASA CİDDİ HATA VE YETERSİZLİKLER TAŞIMAKTADIR
Bu yasa ciddi hata ve yetersizlikler taşımaktadır. Meclis komisyonunun hazırladığı raporda demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki önerileri bu rapora yansıtılmamıştır. Bu yönüyle maksadı tam karşılamamıştır. Kürt kavramını kullanmadan sadece silahsızlanmadan söz edilmesi sorunun bütünlüklü ele alınmadığını ifade etmektedir. İçerikte ciddi eksiklikler olduğu gibi kullanılan dil ve kavramlar da barışı amaçlayan bir yasa için ciddi bir sorundur. Kuşkusuz bu dil halkımızın ve Hareketimizin kabul edemeyeceği bir dildir.
BAHÇELİ’NİN UMUT HAKKI ÇAĞRISINA VURGU
Hareketimiz de halkımız da bir yasa çıkacaksa ve bir süreç yürütülecekse bunun ancak Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullarda olmasıyla mümkün olacağını vurgulamıştır. Bunu da her fırsatta dile getirmiştir. Hareketimizle ilgili adım atmak ve pratiğe geçirmek Rêber Apo özgür yaşar ve çalışır olması ve bizzat Rêber Apo tarafından yönetilip yönlendirilmesiyle mümkün olur. Barış ve Demokratik Toplum Süreci Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır halde olmasıyla gelişir. Özgürlük Hareketi olarak şimdiye kadar attığımız tüm adımlar Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullara sahip olacağı öngörülerek atılmıştır. Devlet Bahçeli daha ilk günden Rêber Apo’nun umut hakkının gerçekleşeceğini taahhüt etmiştir.
Devlet Bahçeli ve AKP yetkilileri bu sürecin bir devlet politikası olduğunu vurgulamaktadırlar. Tüm konuşmalar da bu politika doğrultusunda yapılmaktadır. Devlet Bahçeli barış ve demokratik toplum sürecinde Rêber Apo’nun ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ olacağını vurgulamıştır. Devlet Bahçeli’nin bu önerisini devlet yetkilileri de kabul etmiştir. Ancak Rêber Apo’nun bu süreçte oynayacağı rol çerçeve yasada belirtilmemiştir. Sadece muğlak bir biçimde cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında kurulacak kurulun alt kurullar oluşturabileceği ifade edilmiştir. Eğer Rêber Apo, özgür yaşar ve çalışır halde bu kurulun koordinatörlüğünü yapmazsa yasanın belirttiği birçok husus gerçekleşmez.
‘TEK TARAFLI DAYATMALARLA PRATİKLEŞMEZ’
Bu açıdan yasanın nasıl pratikleşeceği önemlidir. Her yasa doğru yol ve yöntemle uygulanırsa yaşamsallaşabilir. Usul, yol, yöntem ve üslup önemlidir. Çünkü bu yasa tek taraflı dayatmalarla pratikleşmez. Böyle önemli bir konuda yaratıcı, ön açıcı yol ve yöntemler de önemlidir. Özcesi bu yasa ancak barış dili esas alınırsa, pratikleşme Rêber Apo tarafından yürütülür ve yönetilirse, yeni çıkartılacak demokratik yasalar ile beslenirse uygulanabilir.
‘BU YASA BAŞLANGIÇ OLMALIDIR’
Yasa demokratikleşme temelinde demokratik siyasal alanın öne çıkması için öngörülmüştür. Demokratik siyasal çalışma ancak düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü tam sağlayan demokratikleşme ile sağlanır. Bu açıdan bu çerçeve yasa gecikmeden demokratikleşmeyi sağlayan yasalar ve uygulamalarla amacına ulaştırılmalıdır. Bu yasa Rêber Apo’nun ve tüm demokratik güçlerin belirttiği gibi bir başlangıç olmalıdır. Daha sonraki gelişmeleri sağlatan bir yasa olursa ancak o zaman kök ve çerçeve olma rolünü yerine getirmiş olur.
‘ÖRGÜTLENMELİ VE MÜCADELE EDİLMELİ’
Gerillanın silahsızlanması ve gelmesi isteniyor. Eğer Türkiye’ye gittiğinde düşünce ve örgütlenme özgürlüğü temelinde demokratik siyaset yapamayacaksa, söyledikleri ve yaptığı örgütlenmeler temelinde suçlanıp zindana atılacaksa bırakalım gerillanın düz ovaya inmesi, Avrupa’ya zorunlu olarak gitmiş siyasetçiler bile dönemez. Bu sadece somut bir örnektir. Kuşkusuz demokratikleşmenin ve Kürt sorununu çözmenin birçok başka boyutu da vardır.
Bu yasa bir başlangıçtır. Başta Kürt meselesi olmak üzere tüm sorunların çözümü için demokratikleşme mücadelesinin geliştirilmesi gerekir. Bu açıdan halklarımız ve tüm demokrasi güçleri demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için örgütlenmeli ve mücadele etmelidir. O zaman çıkan yasa gerçek anlamda bir çerçeve yasa rolünü oynayabilir; önemli gelişmeler için bir başlangıç olur."