Irak ile Türkiye arasında su anlaşması: Yeni mekanizma ve detaylar

Irak Başbakanlık Danışmanı Turhan Mufti, Türkiye'nin iki ülke arasında mutabakata varılan bir formüle göre Irak'ın su payını belirlediğini ve bu adımın Irak'ın farklı sektörlerdeki ulusal ihtiyaçlarını karşılamayı amaçladığını söyledi.

Turhan Mufti, bugün (24 Ağustos 2026) basına yaptığı değerlendirmelerde, daha önce Irak'ın su kaynaklarını oluşturan komşu ülkeler Türkiye ve İran ile resmi bir anlaşma veya mutabakatnamenin bulunmadığını belirtti.

Mufti, çalışmaların artık önceki hükümetin görev süresinin sonlarında imzalanan ve mevcut hükumetin çabalarıyla hayata geçirilen "Çerçeve Anlaşması" temelinde yürütüldüğünü kaydetti.

Bu yeni formül sayesinde Irak'ın garantili bir su payı elde edeceğini, ancak miktarın sabit olmayacağını vurgulayan Turhan Mufti, bu durumun, Bağdat ile Ankara arasındaki su dosyası tarihinde ilk kez uygulandığını belirtti.

Bu mekanizmanın uygulanabilmesi için Irak'ın tarım, içme suyu, hayvancılık, sanayi ve çevre alanlarındaki ihtiyaçlarına dair ayrıntılı verileri Türkiye'ye göndermesi gerekiyor. Türk tarafı da suyu bu verilere dayanarak salacak. 

Turhan Mufti, su miktarının mevsimlere, yılın aylarına ve kullanım oranına göre artıp azalacağını ifade etti.

29 Temmuz 2026 tarihinde Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında yeni bir anlaşma imzalanmıştı. Edinilen bilgilere göre Türkiye, kuraklıkla mücadele çabalarının bir parçası olarak Irak'a bıraktığı su miktarını kademeli olarak 1 milyar metreküpe çıkaracak.

Bununla birlikte Irak Su Kaynakları Bakanlığı uzmanları, ülkenin krizin üstesinden gelebilmek için 2 milyar metreküp suya ihtiyaç duyduğuna inanıyor, bu da anlaşmanın ihtiyaçların yalnızca yarısını karşıladığı anlamına geliyor.

Anlaşmanın bir diğer önemli maddesi ise Türk şirketlerine Irak'ta su yönetimi sektörüne yatırım yapma ve su altyapısı inşa etme izni verilmesi. Bu projelerin maliyeti Irak'ın petrol gelirlerinden karşılanacak ve Türkiye, baraj ve su projelerinin yönetimini 5 yıl süreyle denetledikten sonra bunları Irak'a devredecek.

Irak, son 90 yılın en kötü su krizinden geçiyor. Barajlardaki su seviyesi yalnızca %10 oranına düşerken, bu durum tarım sektörünü ve ülkenin güneyindeki bataklık (Ahwar) bölgelerini büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor.