DEM Parti: Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelmeli

Ayşegül Doğan
Ayşegül Doğan

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenerek, ''Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelmeliler. Biz DEM Parti olarak çağrı yapıyoruz. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosun üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed, niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin? dedi. 

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan bugün (28 Ağustos 2026) partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

Çerçeve yasa kapsamında hazırlanan komisyonların daha kapsayıcı olması gerektiğini belirten Doğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Barış ve demokrasi talebinden bahsediyoruz ve bu talebi gerçekleştirebilmekten bahsediyoruz. Türkiye'de bu konuda azımsanamayacak kadar çok büyük bir çaba var ve bu çabanın da bu kurullara akması gerekiyor. Bu katkının da görülmesi gerekiyor bu kurullarda. Ne demek istiyorum? Daha somut ifade gerekiyorsa, sivil toplumun katkısını almak bu konuda çalışmış deneyimi olan insanların yine bugüne kadar biriktirdiklerini o kurullara aktarabilmek için onların da bu sürecin takibini sağlayabilmelerinin olanaklarını oluşturmak gerekiyor. Yani yalnızca bürokratik bir alana sıkışmış bir koordinasyondan değil, toplumsallaşan bir süreçten ve toplumun farklı kesimlerini de bu kurulların içerisine dahil edebilecek mekanizmaların etkin bir biçimde devreye konulması iyi olur. Çünkü biz barış ve demokratik toplum süreci olarak adlandırıyoruz süreci. Bir inşa sürecinden bahsediyoruz ve toplumun desteğinin doğrudan burada görülür olmasının ne kadar kritik olduğunu hep birlikte yaşadık, gördük." 

Doğan, "Şimdi yine bir başka beklentimiz ve kritik bir konu. Öcalan'ın bu süreçte üstlendiği bu ağır ve tarihi sorumluluğu yürütebilecek imkanlara şartlara kavuşması gerekiyor. Yalnızca silahsızlanmanın koordinasyonu açısından değil, Öcalan'ın kendi sözleriyle ifade etmek gerekirse Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini kalıcı bir hale getirmek için de bu sürecin içerisindeki pozisyonunun belirginleştirilmesi ve koordinasyonu sağlayabilecek bir hale getirmesi partimiz açısından oldukça kritik bir başka nokta." şeklinde konuştu. 

DEM Parti olarak Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Doğan, şunları söyledi:

''Türkiye eğer barışını sağlayabilirse, bunu kalıcı hale getirebilirse tüm bu gelişmeler Orta Doğu'da da bir modele dönüşebilir. Suriye Kürtleri’nin Suriye'nin geri kalanıyla bütünleşmesi için çok önemli bir eşik atlandı. SDG komutanı Mazlum Abdi bizzat duyurdu. DEM Parti olarak Suriye'nin bu büyük adımları atma cesareti göstermesini sağlayan herkesi tebrik ediyoruz ve bunların diyalog yoluyla çözülebilmesi için ortaya konan çabayı, gayreti çok önemli buluyoruz.''

Ayşegül Doğan, ''Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelecek mi diye soruluyor. Gelmeli. Davet edilmeliler. Biz DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz. Daha önce de yapmıştık. Tabii ki gelmeliler, buraya davet edilmeliler. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosun üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed, niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?'' ifadelerini kullandı. 

''Görüşme notları'' iddiasıyla yayınlanan metinlerin sorulması üzerine Doğan, şunları söyledi:

"Öcalan'la ilgili sızan metinlerin gerçek olmadığını hem İmralı Heyeti açıklamıştı. Akabinde Kandil'den bir açıklama geldi. Sonra Öcalan'dan bir açıklama geldi. Dolayısıyla bunlar gerçek olmayan metinler. Ama Öcalan'ın mesajında 'bana yönelik komplo' ifadesini sordunuz. Niye böyle değerlendiriyor? Buna aslında doğrudan Öcalan yanıt vermeli. İşte bu yüzden gazeteciler görüşebilmeli. Bu yüzden toplumun farklı kesimleri Öcalan'la doğrudan temas kurabilmeli. Heyetimiz henüz gitmedi. Neden bunu böyle değerlendirdiğini doğrudan kendisine sorma imkânı da olmadı. Sizler de soruyu yöneltemiyorsunuz. Biz ancak yorum yapabiliyor oluyoruz bu durumda.

O yorumu da Öcalan'ın barış ve çözüm arayışları bağlantılı bir biçimde yapmak gerekiyor. Doğrudan niye kendisine yönelik bir komplo olarak değerlendirdiğini heyetimiz görüştüğünde belki açıklar. Ama ben buradan DEM Parti olarak sizin bir aracılığınız bir kez daha çağrımı yinelemek istiyorum. Gazeteciler artık özgürce sorularını Öcalan'a yöneltebilmeli, sorabilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli. Böylelikle hem bu tür provokatif girişimler ve riskler azaltılabilir. Hem de kamuoyunun merakı giderilebilir.'